Kimler bunlar? Diye sorarsanız cevap açık; Rus ve İran diktatörlükleri bizim tarlayı iyi sürmüş, gözü kapalı kendilerine destek verecek, ölümüne militanları olacak epey bir mahsul yetiştirmişler...

Böyle bir kanıya varmama sebep olan son iki olay Ukrayna-Rusya ve Amerika-İran savaşıdır.

Her iki olay yaşanıp, yorumlanırken memlekette Rusya’da hüküm süren faşist diktatör Putin ve İran’da hüküm süren molla cuntasını ölümüne savunan bir sürü insanın bulunması beni gerçekten de hayretlerden hayrete düşürmüş bulunmaktadır.

Üstelik bu savunuyu yapan insanların arasında ağzından “insan hakları”, “demokrasi” ve “laiklik” gibi kavramları düşürmeyen, kendini “faşizme karşı”, “çağdaş” ve “aydın” olarak niteleyen kişilerin olması beni daha da fazla şaşırtmış bulunmaktadır.

Şaşırdım çünkü; bu zevat daha düne kadar “Türkiye laiktir laik kalacak, Türkiye İran olmayacak” diye slogan ata ata sokaklarda dolaşıyordu bugünkü tavırları ise dertlerinin laiklik falan olmadığını açıkça göstermektedir.

Şimdi açıkça söylemek gerekirse aklı başı yerinde, izan ve vicdan sahibi biri ne faşist diktatör Putin’in Ukrayna’da ve ne de molla cuntasının İran’da yaptığı barbarlığı savunamaz...

Molla Cuntası ve Putin’in yaptığı barbarlığı savunanların argümanlarına baktığınız zaman arka planda olayın kendisinden çok arkaik bir batı uygarlığı ve Amerikan düşmanlığının yattığını fark etmemek olanaksızdır.

Oysa olguların kendisi çok ama çok açıktır:

İlk olayda faşist diktatör Putin tüm uluslararası hukuk ve anlaşmalara aykırı olarak Ukrayna’ya barbarca saldırmış, Ukrayna’ya ait önemli miktarda toprağı son derecede haksız bir şekilde işgal ve ilhak etmiş bulunmaktadır.

Bu işgal ve ilhak sırasında asker sivil ayrımı gözetmeden insanları öldürmüş, çoluk çocuk, kadın kız, genç yaşlı demeden tam anlamı ile bir katliam yapmıştır.

Bizim memlekette bu konuda konuşanlara baktığınız zaman büyük oranda görülen ortak tavır ise; başta Zelensky olmak üzere vatanını emperyalist hayaller kuran Hitler özentisi faşist diktatör Putin’in barbarca saldırısına karşı kahramanca koruyan kişileri aşağılamak, onları batı işbirlikçisi olarak yaftalayarak Putin’in saldırısına meşruiyet kazandırmak olarak görüyoruz.

Onlara göre Zelensky bir “kukla” ve zoru görünce kolayca korkup kaçacak bir “dansözdü”...

Rusların bu barbarca saldırısını değerlendirirken kahraman Ukrayna halkına haksızlık yapmaktan hiç mi hiç çekinmeyen bu tipler, Zelensky gibi ülkesini ve halkının haklarını savunmak için cansiperane mücadele eden bir lideri dansöz olarak yaftalamaya da hiç utanmamışlardır.

Sonuç ortada: Bu barbarca işgal girişimi durduruldu, Rus ordusu Ukrayna bataklıklarına gömüldü ve faşist diktatör Putin ise anasından doğduğuna pişman edildi.

İkinci olay ise İran’da yaşananlar; malum 79 yılında Sovyet destekli bir darbe yaşanmış, bu darbe sonucunda bir teokratik diktatörlük kurulmuş ve molla cuntası iktidar olmuştu. O günden bu güne neredeyse elli yıldır İran halkı molla cuntasının ağır baskısı altında her türlü hak ve özgürlüklerinden mahrum yaşamak zorunda kalmıştır...

İran halkı hak ve özgürlüklerini elde edebilmek için defalarca sokağa çıkıp demokratik gösteriler yapmış, molla cuntası ise bu gösterileri hep orantısız bir şiddet uygulayarak bastırmıştır.

En son ocak ayında yoğunlaşan gösterileri bastırmak için Molla Cuntası gene çok yoğun bir şekilde şiddete başvurdu ve sonuçta ortalık kan gölüne döndü.

Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump katliama girişen molla cuntasına bir ültimatom verdi ve: “Silahsız, sivil göstericileri öldürmeyin, kimseyi asmayın yoksa gelir vururum” dedi...

Trump göstericilere hitaben de konuştu ve “dayanın geliyorum” şeklinde bir söz verdi...

Amma ve lakin mollalar bu ültimatomu dikkate almadılar, katliam yapmaya ve düzmece mahkemelerde yargıladığı muhalifleri sapır sapır asmaya devam ettiler...

Trump ise sözünü tuttu, geldi ve vurdu. Katliam yapan molla cuntasını en ağır şekilde cezalandırdı, katliam emri veren ya da katliama karışan her yetkiliyi öldürdü.

İran’ın hava kuvvetleri, donanması, füze üretim tesisleri, füze rampaları ve nükleer santralleri yok edildi.

Amma ve lakin bizdeki zevata bakarsanız bu savaşta Amerika yenildi, İran çok büyük bir zafer kazandı diye anlatıp bu katliama imza atan molla cuntasını eleştirmek yerine “siyonizm” ve “emperyalizm” geyiği yaparak katliama girişip, insanlığa karşı suç işleyen molla cuntasını cezalandıran İran halkına destek verip onların demokratik hak ve özgürlüklerine savunan Amerika’ya saldırıyorlar.

Her iki olayda da Rus ve İran diktatörlüklerinin yaptıklarını savunmak için kendini paralayan bu taifenin samimi, argümanlarının ise tutarlı olmadığı açıkça ortadadır!

Amma ve lakin bu taife öyle bir mahalle baskısı kurup, öyle çok gürültü çıkarıyorlar ki gerçekleri dile getirip İran ve Ukrayna halklarının yanında yer alanların sesi hemen hemen hiç duyulmuyor.

Ülkemizde yaşanan bu durum elbette bir tesadüf değildir! Bu durumun sebebi; Rus ve İran diktatörlerinin uzun zamandır bu ülkede kendi propagandalarını yapacak kullanışlı bir kitle yetiştirmelerinin sonucudur ve ben de işte tam da bu yüzden “bizim tarlayı iyi sürmüşler” diyorum...