Kayyum Kemal İstanbul’da Gürsel Tekin tarafından organize edilen CHP’ye üye katılımı töreninde konuşmuş ve: “Parayla satın alınmayacak adamların CHP'de olması lazım. Bir daha ifade edeyim, parayla, pulla, rüşvetle satın alınmayacak adamların CHP'de olması lazım. Bizim görevimiz budur.” Demiş...
Bu konuşmanın yapıldığı salonu dolduran sözde üyelerin para ile tutulmuş figüranlar olması ise resmen yüzyılın komedisi oldu...
Neticede “iktidarın figüranları” küçücük bir salonu bile ancak figüran tutarak doldurabilmiş, figüranın figüranları sayesinde az maz bir kalabalık toplanmış.
Demedi demeyin bu olay tarihte eşi benzeri az görülecek trajikomik bir skandaldır.
Bu müthiş skandalı ortaya çıkaran Birgün muhabiri Ebru Çelik oldu.
Ebru Çelik kendine gelen bir cast ajansının bir siyasi partinin toplantısına figüran aradığına dair bir bilgiyi son derecede akıllıca değerlendirip harekete geçmiş, muhteşem bir habere imza atarak müthiş bir skandalı ifşa etmiş.
Aldığı bilgi üzerine figüran olarak katılıp içeriden gözlemlere dayalı olarak yaptığı haberde törene götürülenlerin bir cast ajansı tarafından 950 liraya tutulduğunu son derecede açık ve net bir şekilde kanıtlamış.
Bu habercilik başarısı çok büyük bir olasılık ile Ebru Çelik’e yılın gazetecisi ödülünü getirecektir...
Üstelik skandal bu kadarla da kalmıyor, daha önceden Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olanlara rozet takılıp yeni üye oluyorlarmış gibi algı yaratılmaya çalışılması falanda var.
Gürsel Tekin’in sinirlerinin bozulup Kılıçdaroğlu’nun önünde ona buna fırça kayması ise zaten ayrı bir skandal...
Tamam, iktidarın işbirlikçisi sarayın kayyumu bir kifayetsiz muhterisin peşine düşen üç beş beceriksizin doğru düzgün bir iş yapması zaten beklenemez.
Bu beceriksizlerden çok bir şey beklenemez ama adamlara çok da kızmamak lazım kayyum Kemal’in peşine düşen butlancılar tarafından yönetilen bir partiye üye ve kayyum Kemal’in konuşmasına izleyici bulmak kolay bir iş değil ki Gürsel Tekin hakkından gelebilsin, el mecbur parayla adam tutmak zorunda kalmışlar.
Burada asıl beni üzen husus ise çok farklı...
Aklıma ülke ekonomisinin durumu geldi, demek ki halkımız öyle bir fakr ü zaruret içinde ki insanlar üç beş kuruş kazanabilmek uğruna kayyum Kemal’i dinleme eziyetine katlanmaya bile razı olabiliyor.
Neresinden bakılırsa bakılsın Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partinin böyle bir toplantı için adam bulamayıp, figüran kiralaması çok ama çok komik bir olaydır.
Bu arada buradan Mehmet Şimşek’e de sorayım; acaba bir müfettiş gönderip bu paraların nasıl ödendiğini, sigorta ve vergilerinin yatırılıp yatırılmadığını, faturasının kesilip kesilmediğini araştırmayı düşünüyor mu?
Ayrıca siyasi parti kasasından böyle ödemeler yapmak yasal mı ona da bir bakmak lazım...
Arınacağız arınacağız diye “zırlayanların” böyle basit bir organizasyonu bile beceremeyip rezalete dönüştürmesi karşısında halkımızın “Allah’ın sopası yok” sözü sizce de cuk oturmuyor mu?
Neyse ne kayyum Kemal bizi güldürmeye devam ediyor, ben en başından söylemiştim bu operasyonun başarıya ulaşması mümkün değildir...
Mümkün değildir diyorum çünkü ben kayyum Kemal’in kaybetme yeteneği ve ekibindekilerin beceriksizliğine sonuna kadar güveniyorum.
Bu arada başta Gürsel Tekin olmak üzere Cumhuriyet Halk Partili yöneticilerin gazeteci Ebru Çelik ve Birgün gazetesine yönelik tehditkar sözleri ve hadsizliklerini de mesleki dayanışma çerçevesinde en sert biçimde eleştiriyorum bu da böyle biline!