Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuşmuş ve: “Ben diyorum ki Osmanlıyla Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım. Ben diyorum ki eski Türk devletleriyle Cumhuriyet'i barıştırmamız lazım. Çocuklarımız Osmanlı'yı da ataları olarak bilmesi lazım. Osmanlı'ya da sahip çıkması lazım. Bunun için tarih müfredatında değişiklikler yapmamız lazım diyorum ben ve bunu yapıyorum.” Demiş...

Milli Eğitim’in başındaki zatı muhteremin Osmanlıcılık oynamasını daha da doğrusu birinin kalkıp Cumhuriyete karşı Osmanlıyı savunmasını anlamak elbette ki çok zor...

Önce herkes şunu bilmelidir ki Osmanlı bir ailedir ve sadece bu aileden gelenlerin atasıdır, çocuklarımızın Osmanlı’yı ataları olarak bilmesi lazım sözü önce bu açıdan saçma sapan bir sözdür!

Şunu da unutmamak gerek aslında Osmanlı devletin bile değil sadece Devlet-i Âliyye’ye hükümran olan ailenin adıdır! Ancak ve ancak bu ailenin efratları benim atalarım Osmanlı derse mantıklı ve gerçekçi bir iddiada bulunmuş olabilir, bunun dışındaki iddialar ham hayalden, boşa övünmeden öteye geçmez.

Gerçekte bizim atalarımız Osmanlı ailesi falan değil kadim zamanlardan beri Avrasya coğrafyasında yaşamış ve çok büyük uygarlıklar kurmuş tarih yazmış Türklerdir.

Gelelim Osmanlı ile Cumhuriyeti barıştırmamız lazım söylemine...

Yusuf efendinin barıştırmaktan ne kastettiğini doğrusu pek de anlamadım!

Siyasi tarihe baktığımızda Cumhuriyet Osmanlı ile savaşılarak kurulmuştur ki bu da son derecede doğaldır. Osmanlı hanedanının hükümranlık ve iktidarını “aman ne güzel çağ değişti ben egemenlik haklarımdan vaz geçiyor köşeme çekiliyorum, artık egemenlik hak ve özgürlükleri Türk Milletinin olsun bir Cumhuriyet kurulsun” dediğini sanan ham hayal görüyor, tarihi ve siyasi gerçeklikten kopuk yaşıyordur!

Gerçekte Osmanlı hanedanı ve bu hanedanın başındaki padişah iktidar ve egemenliğini korumak için son ana kadar savaşmış, bu noktada bir iç savaş çıkarmaya çekinmemiş, dahası bu iç savaşta İngiliz parası, silahı ve mühimmatını kullanarak defalarca Türk Ordusuna saldırmış sonuçta çok ağır bir hezimete uğramıştır. Tarih kitaplarında bu iç savaş Anzavur isyanı diye basitleştirilerek anlatılır, üstü örtülüp geçiştirilmeye çalışılır bu yüzden fark etmemiş olabilirsiniz.

Sadece bu kadar da değil halife padişah bir çok yerel isyanı da teşvik ederek Türk Ordusunu cephe gerisinde zor durumda bırakmaya çalışmıştır...

En nihayetinde Türk Ordusu hem emperyalist işgalcileri, hem Osmanlı’nın Hilafet Ordusunu ve hem de padişahın azmettiriciliğinde isyan eden silahlı çeteleri tepelemeyi başarmıştır.

Zaten bu yaptıklarının hesabının sorulmasından korktuğu için de Vahdettin İngiliz himayesine sığınıp bir İngiliz zırhlısına binerek kaçmak zorunda kalmıştır...

Neticede Türk Milleti Kurtuluş Savaşı ile sadece yurdunu işgal eden emperyalist güçlerden kurtulmamış bir hanedanın kulu, kölesi olmaktan da kurtulmuş, egemenlik hak ve özgürlüklerini söke söke elde ederek Türkiye Cumhuriyetini kurmuştur!

Hal buyken Cumhuriyet ile Osmanlı’yı barıştıralım demek ne anlama geliyor?

Osmanlı zaten yenilmiş, yenilgiyi kabullenip kaçmış, her ne kadar Vahdettin bir takım cılız girişimlerde bulunup Mekke Beyannamesi ve benzeri açıklamalar yapmışsa da Vahdettin’in ölümü sonrasında Osmanlı hanedanının hilafet ve saltanat üzerinde herhangi bir hak talebi olmamıştır...

Yani Cumhuriyet ile Osmanlı arasında artık bir kavga kalmamıştır ve bu yüzden de Yusuf Tekin’in Cumhuriyet ile Osmanlı’yı barıştıralım sözü en azından tarihi ve siyasi gerçeklere uymayan avara kasnak bir iştir.

Yusuf Tekin’in Cumhuriyeti eski Türk devletleri ile barıştıralım sözü de benzer bir şekilde avara kasnak bir iştir ve dahası zaten Cumhuriyet ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk Türk Tarih Kurumunu kurarak Türk Tarihini, Tük Kültürü ve uygarlığı ile tarihte kurulmuş eski devletleri inceleyen ve inceleten bir önderdir. Bu gün Türk çocukları tarihlerini biliyorlarsa hep bu çalışmalar sayesindedir.

Yok eğer Yusuf Tekin’in kastettiği tarihi, tarihte yaşananları ve geçmiş uygarlıkları bilmek değil de Osmanlı ve benzeri eski devletlerin hanedan düzenini ihya etmekse bu cumhuriyete ve milli egemenliğe karşı monarşi yani hanedan egemenliğini savunma anlamına gelen çok ciddi bir anayasal bir suçtur.

Bu arada Yusuf Efendi bu tartışmaları başlatıp Osmanlı dönemini ve bu dönemde yaşananların gerçekten bilinmesini ister, acı gerçekler ve kötü hatıralar ile yüzleşmeye cesaret edebilir mi? Bundan da çok emin değilim...

Diğer yandan bu topraklarda yaşayan halk Kurtuluş Savaşının zaferle sonuçlanması sayesinde egemenlik hak ve özgürlüklerini kazanmış, vatan sahibi eşit ve özgür vatandaş olma hakkını elde etmiştir.

Her türlü hanedan rejimi yada monarşi ve şeriat talebi Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının elinden sahip oldukları egemenlik hak ve özgürlüklerini, vatan sahibi eşit ve özgür vatandaş olma hakkını almaya yönelik bir saldırıdır, vatandaşlarımız bunu bilmeli ve böyle illegal talepleri dile getiren kişilere gerekli yasal ve meşru tepkileri göstermelidir.