Kayyum Kemal ve onun peşinde koşan marjinal bir azınlık Özgür Özel’in Genel Başkan olarak seçildiği Cumhuriyet Halk Partisinin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen 38. Olağan Kurultayında şaibe olduğu iddiasını her yerde dile getirip duruyor, bu şekilde yaşanmakta olan mutlak butlan operasyonunu meşrulaştırmaya çalışıyorlar.

Bu taifenin dedikodusuna göre: Cumhuriyet Halk Partisinin delegeleri pavyon köşelerinde para alıp, oylarını satmışlar...

Öncelikle şunu söyleyeyim; Cumhuriyet Halk Partisinin herhangi bir şerefli delegesi oyunu para karşılığında satmaz, ben buna inanmam...

İnanmam çünkü: Bunlar para peşinde koşan insanlar olsaydı niye muhalefette ömür tüketip, eziyet çeksinler? Bunlar da Gider iktidar partisine yanaşır, suyun başını tutarlardı değil mi?

Bakınız; hem yargıçların, hem savcıların ve hem de polis dedektiflerinin bir olayı araştırırken dikkate aldıkları temel bir ilke vardır, herhangi bir olayı değerlendirirken öncelikle bu olayın hayatın olağan akışına uyup uymadığına bakarlar...

Buradan hatırlatmak isterim ki 13 defa seçim hezimeti yaşayan Kemal Kılıçdaroğlu 2010-2023 arasındaki dönemde 7 farklı seçimli kurultayda CHP Genel Başkanı olarak seçilmiştir.

Aslında son derecede ANORMAL olan bu kadar hezimet yaşayan ve bu kadar başarısız olmuş bir genel başkanın tekrar tekrar seçilmesi değil midir?

Memlekette 2 maç kaybeden teknik direktör ya da takımı şampiyon yapamayan başkan anında şutlanırken, bunca hezimet yaşamış Kılıçdaroğlu’nun tekrar tekrar Genel Başkan seçilmesi bir tek bana mı anormal geliyor?

Yani hal böyleyken kayyum Kemal’in tüm muhalif seçmende çok büyük bir hayal kırıklığı yaratan 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan hezimet sonrası Özgür Özel’e kaybettiği kurultayda şaibe var ama onca hezimete uğradığı halde 2010-2023 arasındaki dönemde kazandığı, koltuğunu koruduğu 7 kurultayda şaibe maibe yok, buna inanmamız isteniyor he mi?

Bakınız hayatın olağan akışına uygun olan delegenin bu kadar başarısız bir genel başkanı değiştirmek istemesi değil midir?

Sonuçta eğer bir kurultayda şaibe aranması gerekiyorsa, şaibenin hayatın olağan akışına uygun olmayan kurultay sonuçlarında aranması gerekmez mi?

Ayrıca 2023’de yaşanan büyük hezimet sonrası Cumhuriyet Halk Partisi seçmeni ve örgütünde moraller çökmüş, bu partinin ne yapılırsa yapılsın iktidar olamayacağı ve hatta dokuz on ay sonra yapılacak olan yerel seçimlerde de benzer bir hezimet yaşanacağı kanısı iyiden iyiye yerleşmişti.

Peki, buradan soruyorum: Böyle bir hezimete uğramış, tüm iktidar umutlarını yitirmiş Cumhuriyet Halk Partisinin Genel Başkanı olmak için kim, niye para saçsın?

Kim ortada kalmış böyle bir cenazeyi kaldırmak için masraf yapar?

Bakın buradan tekrar söylüyorum: Kılıçdaroğlu’nun bunca hezimet ve başarısızlığından sonra İmamoğlu gibi son derecede başarılı bir siyasetçinin desteklediği “değişim” ekibinin kurultayda kazanması son derecede normaldir, burada bir şaibe falan aramak ise tamamen abesle iştigaldir.

Her nedense bizim memlekette biri bir partiye genel başkanı oldu mu o koltukta ölene kadar oturma hakkı kazandığı falan zannediliyor, bu anormal durum normal kabul ediliyor.

Oysa partiler demokratik yapılar olmalıdır, kimin genel başkan olacağına kurultay ile karar verilmeli başarısız olan emekli edilip, yerine başarılı olacağı düşünülen yeni bir kişi seçilmeli, işin normali bu olmalıdır.

Bu noktada Kılıçdaroğlu’nun kaybetmesinden daha normal, elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi ağlamasından ise daha anormal bir şey yoktur.

Hele hele partiyi babasının tapulu malı, genel başkanlık makamını babadan devralınmış taht gibi sahiplenmek son derecede anormal bir haldir...

Son söz olarak tekraren söyleyeyim: Son derecede başarısız bir genel başkan olup doğru düzgün, muhalefet yapmayı beceremeyen Kılıçdaroğlu’nun kendi topladığı kurultayda kendi seçtiği delegesi tarafından emekli edilmesinin altında şaibe aramak öküzün altında buzağı aramak kadar abesle iştigal bir iştir.