Atatürk’ün kızları bence “Filenin Sultanları” unvanından çok daha fazlasını hak ediyor. Hepsini tek tek gözlerinden öpüyorum. Allah, bu muhteşem gençlerin bütün dileklerini yerine getirsin. Haklarını ödeyemeyiz.
Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan, şanlı Türk milleti hüviyetini taşıyan 85 milyon insanın sevgi ve saygı duyduğu kızlarımız, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu cennet vatanda yaşayan tüm yurttaşlarımızı, 8,5 milyar insanın yaşadığı dünyaya tanıttı. Dünya, üstün insanların yetiştiği bir cumhuriyette yaşadığımızı gördü.
Atatürk’ün kızlarının kazandırdığı bu şampiyonluk sayesinde dünya, başta Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanını ve 24 yıldır ülkeyi yöneten siyasi iktidarı da tanımış oldu.
Bizi yönetenlere, Türk milletinin istediği imkânlar verildiğinde ne kadar güçlü olduğumuzu bir kez daha gösterdik. Bütün dünya, Türklerin zeki, ahlaklı ve çalışkan olduğunu gördü. Bütün bunların temelinde ise kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı mirasın olduğunu bir kez daha öğrendi.
Hepsini binlerce kere tebrik ediyorum. Bugüne kadar hiç kimse Türkiye’nin tanıtımına böyle büyük bir katkı sağlayamamıştı.
Yeni Parti üzerine düşüncelerim
Halkın baskısı sonunda Sayın Özgür Özel’in, halkın içinden gelen sesleri dinleyerek yeni bir parti kurma isteği üzerine CHP’den geçici olarak ayrılıp, ismini halkın koyduğu “Yeni Parti”yi kurduğunu düşünüyorum.
Türk halkının, kendisinin kurduğu bu yeni partiyi yalnız bırakmayacağına inanıyorum. Finansmana ihtiyaç duyulması halinde 20 milyon insanın 1000 TL bağış yaparak gerekli desteği bir hafta içerisinde sağlayabileceğini düşünüyorum.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu da CHP Genel Başkanı olarak tarihte kimsenin başaramadığı şekilde 13 seçimi kaybettikten sonra, hâlâ ne yaptığını bilerek veya bilmeyerek CHP’yi kendi ifadesiyle “temizlemeye” devam ediyor. Bence bu tam bir fiyasko oldu. Kısa süre sonra arkasında hiç kimsenin kalmadığını görecektir.
Bence en acı olan ise, yanında kimsenin kalmadığı, insanların selam vermediği ve CHP’nin yok olmasına sebep olan kişi olarak toplum içine çıkamaz hâle gelmektir.
Halk Yeni Parti’yi neden kurdu?
Bence bunun en önemli nedenlerinden biri, “Ne yaparsan yap, insanlar balık hafızalıdır, unuturlar” düşüncesiyle asgari ücret ve emekli maaşlarının açlık sınırının altında bırakılmasıdır.
İkinci neden ise adalet konusudur. Halkın masum olduğunu düşündüğü belediye başkanlarının tutuklanması, özellikle Çankaya Belediye Başkanı’nın tutuklanması konusunda Çankayalıları ikna etmenin zor olduğunu düşünüyorum.
Yurt dışından koşarak gelen, hukukçu olan bir başkanın eğer suçu varsa tutuksuz yargılanabileceğini düşünüyorum. Tutuklama nedeninin ne olduğunu anlamakta zorlanıyorum. Çankayalıların da her şeyin farkında olduğunu düşünüyorum.
Asıl meselenin çalışkan ve namuslu başkanların görevlerinden uzaklaştırılması olduğunu düşünenler var. Eğer ileride bu kişiler beraat ederse, o zaman birçok şeyin daha açık şekilde ortaya çıkacağına inanıyorum.
Aktif görevde bulunan üst düzey devlet görevlileri, icraatlarından şahsi menfaat elde etmemiş ve devleti zarara uğratmamışlarsa asla tutuklu yargılanmamalıdır. AK Parti’ye en büyük zararı verenlerin, oy kaybettirenlerin; bilerek veya bilmeyerek insanları iftiralarla tutuklatan ve itibarsızlaştıran kişiler olduğunu düşünüyorum.
Bunun sonucunu ilk seçimde göreceğiz. O zaman atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş olacaktır.
Sıcak havalarda sağlığımıza dikkat etmeliyiz
Havaların aşırı sıcak olduğu günlerde yaşamımızı buna göre düzenlemek zorundayız. Emekliler başta olmak üzere herkes yiyecek ve içeceklerine dikkat etmelidir.
Ağır ve yağlı yiyecekler yerine zeytinyağlı, hafif yemekler; salata ve cacık gibi serinletici gıdalar tercih edilmelidir. Saat 11.00 ile 16.00 arasında mümkünse doğrudan güneş altında kalınmamalıdır.
Bol su içilmeli, meyve tüketiminde de ölçülü olunmalıdır. Meyvelerin tam mevsimi ve ucuz olması, aşırı tüketilmeleri gerektiği anlamına gelmez.
Bana “Sağlığınla ilgili nasıl bu kadar genç görünüyorsun?” diye soranlara, her gün bir saat spor yaptığımı, hafif ve az yemek yediğimi ve her gün iki kapsül Sansalibor’u takviye gıda olarak kullandığımı söylüyorum.
87 yaşındayım ve hiç ilaç kullanmıyorum. Merak edenlere, önemli olanın vücudumuza iyi bakmak olduğunu söylüyorum.
En büyük dileğim, 100 yaşımı hiç ilaç kullanmadan, bütün uzuvlarım faal ve sevdiklerim yanımda olarak kutlamak. Tanrı’dan en büyük dileğim budur. Allah’ın bana bu dileğimi yaşatacağına inancım tamdır.