1946 yılında Niğde’de, babam beni 23 Nisan İlkokulu’nda görev yapan öğretmenim Sadık Sadıklar’a emanet etti. Tüm yaşamım boyunca, onun bana öğrettikleriyle yol aldım. Beş yıl boyunca, birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar yalnızca Türkçe ve matematik değil; sanat, ahlak, görgü kuralları, büyüklerimizi saymayı, küçüklerimizi sevmeyi, yurdumuzu ve ulusumuzu korumayı öğrendim. Eğitim hayatım, ilk gün sınıfa ayakkabılarımızı çıkarmadan girmememiz gerektiğini öğrenmemizle başladı.
Hocamın, cennetin en yüksek makamında nurlarla uyuduğuna yürekten inanıyorum. Bana ve arkadaşlarıma haram yememeyi, kimseye iftira atmamayı, gıybetin en büyük günah olduğunu; devletin bir kuruşunun dahi yetim hakkı olduğunu öğretmişti. Bu hakkı yiyenlerin iflah olmayacağını, hayatları boyunca acı çekeceklerini, öldükten sonra da lanetle anılacaklarını söylerdi. Hatta çocuklarının bile haramın hayrını görmeyeceğini, bu yüzden huzur bulamayacağını anlatırdı.
1953’te Ankara Bahçelievler Ortaokulu’na, ardından doğal bir geçişle yeni kurulan Deneme Lisesi’ne başladım. 1966 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldum. Üzerimde yüzlerce öğretmenin emeği var. Bu nedenle Öğretmenler Günü’nde, bana bir kelime dahi öğreten tüm öğretmenlerimin gününü saygıyla, hürmetle kutluyor; Hakk’a kavuşanların mekânlarının cennet olmasını yüce Allah’tan diliyorum.
1967’de 24 ay yedek subaylık görevimi tamamladım. Ardından 7 ay Doğuş Holding’de özel sektör deneyimi yaşadım ve 1970’ten itibaren serbest çalışarak, emekli oluncaya kadar haram para kazanmadan, çocuklarıma helal lokma yedirme anlayışıyla hayatıma devam ettim. Bütün bunları bana öğreten anne-babamla birlikte tüm öğretmenlerimin ruhu şad olsun.
PKK konusunda düşünceleri
PKK’nın lağvedilmesi gündemdeyken, terör örgütünün neden olduğu mağduriyetlerin ve binlerce insanın hayatının göz ardı edilmemesi gerekir. Örgütün tüm hücrelerinin yok edilemeyeceği ortadayken, bu kişilerin nasıl bir formülle toplum içine kazandırılacağı, nerede iskân edileceği ve ne tür haklara sahip olacağı gibi konuların, Sayın Numan Kurtulmuş’un başkanlığında yapılan toplantılarda halka canlı yayınla anlatılması çok daha iyi olurdu.
Dinimiz, “Bir kişiyi öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir” der. Yıllar boyunca sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları değil, karşı tarafta da insanlar hayatını kaybetti. Bugün 85 milyonun ortak isteği terörün bitmesi, huzurun gelmesidir. Bu sürecin uzatılmaması gerektiğini düşünüyorum. PKK’nın kurucusu olarak kabul edilen Abdullah Öcalan ile derhal görüşülerek nihai kararın açıklanması gerektiği kanaatindeyim.
Futbol değerlendirmeleri
Galatasaray’dan sonra Fenerbahçe’nin de geriden gelerek maçı kazanması önemliydi. Ancak Mert Müldür’ün, rakip ceza sahasında gol pozisyonunda arkadaşına pas vermek yerine geri oynaması takımı yavaşlatıyor. Bana göre Mert’in daha verimli olacağı bir kulübe gönderilmesi hayırlı olabilir.
İsrail (İsmail Yüksek) yine çok iyi oynadı. Real Madrid’de Modric’in yerini doldurabilecek tek oyuncu olduğuna inanıyorum. Bu hafta berabere kalan Real Madrid’i bile İsmail’in kurtarabileceğini düşünüyorum. Real Madrid La Liga şampiyonu olabilir; ancak Şampiyonlar Ligi ve Süper Kupa’yı İsmail’siz kazanamayacaklarını düşünüyorum.
Dilersen bu metni haber formatında, köşe yazısı formatında veya editoryal bir yazıya dönüştürebilirim.