TEKNOLOJİNİN GÖLGESİNDE UNUTULAN İNSAN Kim ne derse desin, içinde bulunduğumuz teknoloji çağı hepimizin hoşuna gidiyor. İnanılmaz bir kolaylık sunan bu yeni düzende, neredeyse efor sarf etmeden hayatımızı idame ettiriyoruz; bir bakıma konforun yumuşak yastığına kendimizi bırakarak bir çöküş yaşıyoruz. Zamanın gereği kendimizi güncellemeliyiz, bu tartışılmaz. Ancak bu arada, teknolojinin perdesi arkasında, kendimizi, bedenimizi ve ruhumuzu unutuyoruz.

İnsan bedeni bir doğa harikasıdır. Organlarımız, bize danışmadan, yorulmadan, görevlerini biyolojik saatlerine uygun olarak yerine getirir. Midemiz "biraz yatıp dinleneyim" demez; kalbimiz "çok yoruldum, biraz durayım" demez. Onlar, doğaları gereği yapılması gerekeni aksatmadan gerçekleştirirler.

Ne var ki, bu kusursuz sisteme sahip biz insanlar, doğamızdan bihaberiz.

Bizler, evrenin mimarının ince ince işlediği, tüm detaylarıyla nakşettiği bu muazzam dengeyi kendi kafamıza göre lezzetli yiyeceklerle ve keyfimize göre yüklediğimiz programlarla bozmaya çalışıyoruz. Bu, sistemimizde ciddi bir dengesizlik yaratıyor ve sonuçta şikâyet ettiğimiz çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkıyor.

Kolaylığa Teslim Olan Beden ve Zihin, bizim nerede yanlış yaptığımızı sorgulatıyor.

Cevap basit: Var olan programı bozuyoruz ve "yorulmayayım" düşüncesini.

Eskiden yürüyerek yapılan iki adımlık mesafeye bile arabayla giden kişileri görüyoruz. Peki, bu yorulmama alışkanlığının bedeli nedir?

Bedenimizi sömürüyoruz. Kendimizi yormadığımız için kaslarımız eski gücünü kaybediyor, iki adım yürüyemez oluyoruz. Hareketsizlik, organlarımıza hizmeti durduruyor; adeta bedenimiz bize "Yorulmadın, yormadın. Ben de sana hizmet edemem. Hoşça kal," diyor.

Zihnimizi uyuşturuyoruz. Basit bir hesaplama için hemen telefona sarılıyoruz. Çalıştırmadığımız beynimizdeki hücreler bir bir aktivitesini yitiriyor. Nöronlarımız "sen dinlen" diyerek hoşça kal diyor. Gelecekte, kullanmadığımız beynimiz küçülecek. "Ne olacak canım, ben istedim; yer, içer, dinlenirim," kolaycılığı, bizi yok olmanın dayanılmaz hafifliğine sürüklüyor bilmem farkında mıyız?

Teknolojiden beklediğimiz, bize hizmet etmesi, bizi daha ileri taşımasıdır; bizi yok etmesi değil. Ne yazık ki, kolaylık arayışımız, bizi bizden alıyor, baş edemediğimiz ve şikâyet ettiğimiz birçok durumun temelini oluşturuyor.

Unutmayalım ki kolay gelsin dileği, bedenin ve zihnin görevini yapmasını engellememeli. Teknolojiyi kullanırken, biz de kendimizi bu doğal dengeye geri getirmeliyiz.

Bedenen ve ruhen sağlık diliyorum.

Enerjiniz bol ve daim olsun.