Türk Milli Futbol Takımı, Dünya Şampiyonası'na 24 yıl sonra katılma hakkını Montella sayesinde kazandı. Neden Montella diyorum? Çünkü Montella, yalnızca Türkiye'de oynayan futbolcuları değil, dünyanın en güçlü kulüplerinde forma giyen futbolcuları da bulup bir takım oluşturdu ve ısrarla aynı oyuncularla Avrupa Kupası'nda başarılı oldu. Hollanda maçında hakem hatası nedeniyle elendik. Aynı takım, İspanya'nın arkasından eleme maçlarını oynayarak Dünya Kupası'na katıldı.

Şimdi televizyonlardaki yorumculara bakıyorum; hiç kimse Türk Milli Futbol Takımı'nın şampiyon olacağına inanmıyor, hatta bunu ağızlarına bile almıyor. Bu medeni cesaretsizliği anlamıyorum. Yalnızca Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Hacıosmanoğlu benim gibi inanıyor.

Ben iddia ediyorum; kalede Uğurcan'ın ne yapacağını bilmem ama Frankfurt'tan 5, İspanya'dan 6 gol yediği gibi, gruptan çıktıktan sonra eleme maçlarında bir gol bile çok önemli olabilir. Çünkü bazı maçlar rakiplerin gücüne göre penaltılara gidebilir. Hırvatistan, kalecileri sayesinde final oynadı.

Onun dışında defans, orta saha ve forvet hattı açısından şu anda dünyanın en güçlü takımlarından birine sahibiz. Bu takım, Fransa dışında bütün takımları rahatlıkla geçebilir. Eğer Fransa ile erken karşılaşırsak, o zaman erken final oynanmış olur; kazanan da şampiyon olur.

TRT dahil Türkiye'de spor yorumu yapan yorumculara, futbolcularımızı tek tek rakip takımların oyuncularıyla karşılaştırmalarını tavsiye ediyorum. O zaman gerçeği görecekler ve Hakan'ın liderliğinde Türk Milli Futbol Takımı'nın şampiyon olacağına inanmaya başlayacaklar. Bizim gençler tarih yazacak. Finalde, Sayın Cumhurbaşkanımızın da izleyeceği karşılaşmada Dünya Kupası'nı kazanıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu cennet vatana döneceklerine inanıyorum.

Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım dönemi yeniden başlıyor. Aziz Yıldırım, şu anda sahip oldukları futbolculardan daha iyisini nerede ve nasıl bulacak? Takımı küme düşen Vedat Muriç, eldeki futbolculardan kimden daha iyi? Bana göre mevcut kadro çok güçlü. Bu takımı iyi bir teknik direktöre verin; hem şampiyon olur hem de fark atarak şampiyon olur.

Spor yorumcularına bakıyorum; Hakan'ın orta sahaya alınması gerektiğini söylüyorlar. Bana göre bu bir akıl tutulmasıdır. Oosterwolde, Skriniar, Mert ve Çağlar'ın önünde Endozi, İsmail ve Fred; onların önünde ise Kerem, Talisca ve Oğuz gibi isimler var. İkinci yarıda da aynı kalitede en az 10 futbolcu sahaya sürülebilir. Hepsi birbirinden kaliteli ve güçlü oyuncular.

Bence bu oyuncuları takım haline getirip Fenerbahçe ruhunu sahaya yansıtacak bir teknik direktör gerekiyor. Sayın Aziz Yıldırım'ın da bunu en kısa sürede bulacağına inanıyorum.

Hakem hatalarının olmadığı, iyi oynayanın kazandığı bir sezon geçmesi dileğiyle; 18 spor kulübümüzün zeki, çevik ve ahlaklı futbolcularına 2026-2027 sezonunda başarılar diliyorum.

Beşiktaş'ta ise Sayın Sergen Yalçın'a sanki Arsenal'in ya da Paris Saint-Germain'in futbolcuları verilmiş de takım şampiyon olamamış gibi davranılıyor. Oysa Beşiktaş'ı kupa dışına iten Konyaspor, daha önce Galatasaray'ı, Fenerbahçe'yi ve Trabzonspor'u da yenmişti.

Son dakikada gelen şanssız bir penaltıyla kaybedilen maçın faturasını Sergen Yalçın'a kesenler, bu futbolcu grubuyla ancak bu kadar başarı elde edilebileceğini önümüzdeki sezonda görecekler.

Ben bütün kalbimle Beşiktaş'ı destekliyorum. Ancak Osimhen ve Icardi seviyesinde oyuncular transfer edilmezse işlerinin zor olduğunu düşünüyorum. İnşallah yeni teknik direktör de iki-üç maç kaybedince gönderilmez. Yoksa o da giderken, "Ben kovulacağımı biliyordum." demek zorunda kalmaz.