Dünya futbolunun en çok kupa kazandıran teknik direktörü Mircea Lucescu, Türkiye-Romanya maçını kaybettikten sonra kalp krizi geçirip, yapılan bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 80 yaşına sığdırdığı teknik direktörlük hayatında ülkemizde de GS ve BJK futbol takımlarımıza şampiyonluk yaşattı. Son olarak Türkiye A Milli Futbol Takımı’nda teknik direktör olarak göreve geldiğinde, bugün başarıdan başarıya koşan milli takımı kurdu. Avrupa’nın çeşitli kulüplerinde top koşturan gençleri milli futbol takımımıza kazandırdı. İnsanlar yaşlanınca çok hassas oluyor; Lucescu da eleştirilerden sıkıldı ve görevi kendi isteği ile bıraktı.

Montella da dünya futbolunu çok iyi takip ederek, yurt dışında aynen Lucescu gibi başarılı Türk gençleri bulup takıma monte ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu cennet vatanın milli futbol takımını, küme düşüren yerli teknik direktörün bıraktığı enkazı alıp önce A Ligi’ne yükseltti. Sonra Avrupa Kupası’nda hakem faciası sonunda Hollanda’ya kaybetti. O takım kesin final oynardı. Daha sonra Avrupa Kupası’na, ondan sonra da milli takımı Dünya Kupası’na taşıdı. Ben Montella’yı eleştirenlerin spor yazarı olmalarından ziyade, Türkiye Cumhuriyeti’nin başarısından rahatsız olan ahlaksız insanlar olduklarını görüyorum.

Sayın Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, milli futbol takımının Dünya Kupası’nı kazanacağını söyledi. Hakem faciası yaşamazsak ben de final oynayacağımızı iddia ediyorum. Kalede Berke çağrılmalıdır. Bazı maçlar penaltılara kalabilir. Hırvatistan Milli Takımı penaltılarla turlar atlayıp final oynadı; bizim de penaltılara kalan maçlarımız olabilir. Gençler hata yapabilir; onları affetmek, insanlığa kazandırmak büyüklerinin erdemidir. Ferdi, Abdülkerim, Merih, Zeki, Hakan, Arda, İsmail, Kenan, Kerem ve Barış Alper formda olduklarında takım oyunu ile yenemeyecekleri takım olmadığına inanıyorum. Samet, Orkun, Deniz ve Mert, yedekten takımın skor üstünlüğüne göre takviye olarak oyuna katılmalıdır. Montella, maçların başlayacağı tarihe kadar eklemeler ve çıkarmalar yaparak şampiyon kadroyu bulacaktır. Lucescu’yu eleştiren cahiller gibi Montella’yı da eleştiren gafillere bakmadan, ABD’de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın izleyeceği maçlarda Türk Milli Futbol Takımı’nın galibiyetlerini Cumhurbaşkanımıza hediye edeceğine inanıyorum.

Bir aydan fazla İran bombalanıyor, büyük yıkım oldu. Hiç önemli değil, yıkılan yapılır ama ölenlerin telafisi imkânsız. Ölenlerin hesabını kim, nasıl verecek? Bütün dünyadaki insanlara zarar verenlerden hesap soran olmayacak mı? Allah, haksızlık yapanların cezasını verecektir. Bir an önce savaşa son verilmeli, insanlığa karşı suç işlenmemelidir. İsrail ve ABD, İran’a saldırmaktan ziyade dini lidere saldırdı ve şehit etti. Dünya durdukça Hamaney’i, Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi ölümsüzleştirdiler. Hristiyanların papası gibi Şiilerin de dini lideri olan Hamaney çok kıymetli idi; bu acı unutulmaz. Bir fırsat olursa intikam alınır.

İran savaşında bugüne kadar hiçbir savaşta görülmeyen bir saldırı yaşanıyor. Bu savaşta komutanlar ve devleti yönetenler öldürüldü. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda Yunan orduları başkomutanını esir aldıktan sonra ona misafir muamelesi yaptı. Savaşta şehit olan yabancı askerlerin ailelerine “Çocuklarınız bizim ülkemizde bizim misafirimizdir” dedi. İnsanlık bence bunu gerektirir.

Savaş hemen durdurulmalıdır. Telafisi imkânsız suçlara girilmemelidir. Devran döner, hesap günü gelir; son pişmanlık fayda vermez.