Gündemi takip etmek, herhangi bir haber bültenine veya sosyal medya akışına göz atmak artık ferahlatıcı bir his değil, ağır bir yük haline geldi. Özellikle siyaset dünyasının sunduğu dil; uzlaşıdan, nezaketten ve yapıcı bir gelecek vizyonundan her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. Ortada ne doğru düzgün bir siyasetin tadı kaldı ne de toplumun kurumlar ile bireylere olan güveni.
Son zamanlarda şahid olduğumuz olaylar yokmu, görüyoruz A partisinden seçiliyor C partisine kadar yer değiştiriyor bu insanlar ne kadar güvenilir ve faydalı olabilir.
O kadar ileri gideceğim ki aday oldukları ve seçildikleri partiler iki tarafında fikrinin birbirine ters düştüğü görüşler hangisi işine gelirse ondan aday oluyor ve liderlik istiyor yazık kendi aklının ve vicdanın dahi lideri olamamış bir insan benimmi liderim olacak.
Güven kavramı ortadan kalktığında, onunla birlikte toplum harcını oluşturan en temel taşlar da sarsılmaya başlıyor: Sadakat ve iyi niyet.
Bugün her alanda samimiyetin yerini stratejilerin, iyi niyetin yerini “kullanışlılığın”, sadakatin yerini ise anlık çıkarların aldığı bir iklime tanıklık ediyoruz. İnsanlar artık karşılarındakine ön yargısız yaklaşmaktan çekinir, sunulan iyi niyeti bir “safça zayıflık” olarak görme eğilimine girmiş durumda. Her olayın arkasında bir gizli gündem aramak, kimsenin kimseye nedensiz iyilik yapmayacağına inanmak toplumsal bir refleks haline geldi.
Peki, nereye gidiyoruz?
Toplumların çöküşü sadece ekonomik ya da siyasi krizlerle gerçekleşmez, Asıl tehlikeli ve kalıcı çöküş, ahlaki ve insani değerlerin erimesiyle başlar. Güvenin bulunmadığı bir yerde huzur, sadakatin olmadığı bir yerde bağlılık, iyi niyetin yok sayıldığı bir yerde ise birlik duygusu yeşermez.
Bu gidişatı tersine çevirmek için büyük siyasi söylemlerden ziyade, bireysel düzeyde değerlerimize sahip çıkmaya ihtiyacımız var. Toplumsal yozlaşmaya karşı en güçlü direniş; ne olursa olsun dürüst kalabilmek, iyi niyetten vazgeçmemek ve çevremize güven veren adımlar atabilmektir. Siyasetin veya dünyadaki kirlenmenin bizi kendi değerlerimizden koparmasına izin vermemek, belki de bu çağda yapabileceğimiz en büyük devrimdir. Nereye Gidiyor?
Yozlaşan Değerler Çağında “Güven”
Çavuş Işık
Yorumlar
Trend Haberler
YENİ Parti Çankaya’da sürpriz birleşme
MasterChef Türkiye'de korku dolu anlar!
iPhone 18 Pro'da 'Yeşil Çizgi' Alarmı! Yeni Telefonlarda Ekran Şikayeti
Ankara'da emekli eyleminde silahlı intihar girişimi!
Katılımevim ve Birevim Yatırımcıları Kurtuldu Mu?
Fon soruşturmasında “yerli Adriana Lima” gözaltında!