Bazı sesler yalnızca kulağa değil, gönle de ulaşır. Neşet Ertaş’ın sesi benim için hep böyle oldu.

25 Eylül, Türk halk müziğinin unutulmaz ismi Neşet Ertaş’ı kaybettiğimiz gün. Bozkırın Tezenesi’ni sevgi ve saygıyla anarken, türkülerini de yeniden dinliyoruz. Çünkü yıllar geçse de o türküler hâlâ hayatımızın bir yerinden bize sesleniyor.

Ben Neşet Ertaş’ı dinledikçe türküleri daha çok sevdim. Sadece ezgisini değil, sözlerinin içindeki insanı da… Gurbeti, özlemi, ayrılığı, sevinci, hüznü ve hayatın türlü hallerini öyle yalın anlattı ki dinleyen herkes kendinden bir parça buldu.

“Gönül Dağı”, “Zahidem”, “Neredesin Sen”, “Ah Yalan Dünya” gibi nice türkü, onun sazından çıkıp hepimizin ortak duygusuna dönüştü.

Neşet Ertaş’la ilgili okuduğum bir anekdotta beni en çok etkileyen cümlelerden biri de “SEVDA SIRRINAN OLUNUR” sözüydü.

Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’la yaptığı bir sohbet sırasında konu çocukluk yıllarına gelir. Saltık, Neşet Ertaş’a ilk aşkını sorar. Ertaş, 13 yaşındayken Yozgat’ta mahalledeki bir kıza türkü söylediğini anlatır ve kızın adını da söyler. Fakat ardından, ismini söylediğine pişman olur. Bunun üzerine Hasan Saltık’a dönerek, “Yazman gurban oluyum, sevda sırrınan olur” der.

Bu küçük anekdot bana hep Neşet Ertaş’ın dünyasındaki o kendine özgü ölçüyü düşündürüyor. Sözü kadar susmasını da bilen, duyguyu anlatırken mahremiyetini koruyan bir sanatçı…

Belki de onun türkülerindeki samimiyetin sırrı biraz da buydu.

Kırşehir’in bozkırından yükselen bağlama sesi, zamanla bütün Türkiye’ye ulaştı. Neşet Ertaş yalnızca türkü söylemedi; Anadolu’nun sesini, sözünü ve gönlünü kuşaktan kuşağa taşıdı. Onun türkülerini bugün gençlerin de söylemesi, bu mirasın hâlâ yaşadığının en güzel göstergelerinden biri.

Onu dinlerken yalnızca bir müzisyeni değil, hayatın içinden konuşan büyük bir halk ozanını dinliyoruz.

Neşet Ertaş bugün aramızda değil. Ama sazı, sözü ve türküleri hâlâ bizimle.

Ben onu bugün; müziğimize kattığı gönül, türkülerimize bıraktığı büyük miras ve kendine özgü sesiyle anıyorum.

İyi ki söyledin Neşet Ertaş…

İyi ki türkülerini bize bıraktın.

Sanat kalpten kalbe kurulan en sıcak köprüdür.

Sıcacık Sanat köşemden hepinize sıcacık sevgilerimi gönderiyorum…

Sevgiyle, sanatla…