30 Ağustos Zaferi Türk Milletinin tarihteki en muhteşem zaferidir...
Şimdi merak edip, “yahu tarihte anlatılan onca büyük zafer var, dünya tarihini şekillendiren bir çok fetih var, 30 Ağustos Zaferini neden ve nasıl en muhteşem zafer olarak niteliyorsun” diye sorduğunuzu duyar gibi oluyorum.
Bakın bunu sorduğunuzda bu iddiayı ortaya koyduğum cümledeki “Türk Milletinin” vurgusunu kaçırmış olduğunuzu anlıyorum...
Tarihte size bir çok önemli hükümdar ve bir çok büyük zafer okutulduğunu elbette biliyorum. Fakat tarihte okuduğunuz bu zaferlerden hiç biri Türk Milleti tarafından kazanılmamıştır!
Tarihte size okutulan savaşlar, zaferler ya da mağlubiyetlerin hepsi milletin ya da milli bir devletin değil bir hanedan devletinin ve bir sultanın zaferi ya da mağlubiyetidir.
30 Ağustos zaferi ise Türk Milleti tarafından kurulmuş bir Meclis ile Türk Milletinin egemenlik hak ve özgürlüklerini tanıyan bir anayasa çatısı altında ve milli bir ordu yani Türk Ordusu tarafından kazanılmıştır.
Tarihteki ilk gerçek Türk devletini yani Türkiye Cumhuriyetini kurmak da bu sayede mümkün olmuştur.
30 Ağustos Zaferini muhteşem ve eşsiz benzersiz yapan da işte bu iki unsurdur!
Aslında 1. ve 2. Dünya savaşları sonucunda tüm dünyada çok büyük bir düzen değişikliği olmuştur.
Bu düzen değişikliği sonucunda hemen hemen tüm dünyada feodal yapılar yani toprak hanedanları egemenliklerini ve iktidarlarını yitirmiştir.
Tüm dünyada egemenlik hak ve özgürlükleri asil olarak nitelenen sülalelerden halka geçmiş ve hanedanların sahip olduğu devletlerin yerini halkın sahip olduğu yeni devletler almıştır.
Bu çerçevede imparatorluklar yıkılmış ve yerlerine cumhuriyetler kurulmuştur.
Aslında Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yürütülen 30 Ağustos zaferi ile nihai noktanın konulduğu Kurtuluş savaşımız ve Kuruluş Mücadelemiz de bu sürecin çok önemli bir parçasıdır.
Bahse konu bu mücadelenin sonucunda bu topraklarda egemenlik hak ve özgürlükleri Osmanlı sülalesinden Türk Milletinin eline geçmiş, Osmanlı hanedanının sahip olduğu Osmanlı Devletinin yerini de Türkiye Cumhuriyeti almıştır.
30 Ağustos Zaferi de işte bu büyük değişimin gerçekleşmesini sağlayan nihai zaferdir.
Ne yazıktır ki yeşil kuşak projesi çerçevesinde oluşturulan “gomonizm” ile mücadele politikaları ve fikriyatı çerçevesinde bize Kurtuluş Savaşımız ve kuruluş mücadelemiz doğru düzgün anlatılmaz. Türkiye Cumhuriyetinin biricikliği bulanıklaştırılır ve Türkiye Cumhuriyeti bir sürü hanedan devleti ile bir tutulur, sıradanlaştırılır!
Bu anlatılarda Türkiye Cumhuriyeti bir çok Türk Devletinden biri olarak gösterilir ve hatta sahip olunan toprak büyüklüğünden hareketle diğerlerine nazaran daha küçük olarak değerlendirilerek bir miktar da küçümsenir.
Son derecede bilinçli olarak geliştirilen bu anlatıda özellikle cihana hakim olmuş 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu öne çıkarılır, devamlı olarak bu imparatorluğun gücü ve görkeminden bahsedilir.
Anadolu topraklarında kurulmuş 100 yıllık Türkiye Cumhuriyetini basite indirgemek ve küçümsemek özellikle cumhuriyete düşmanlık güden ve kendilerini Osmanlıcı olarak tanımlayan İslamcı muhafazakar camiada çok sık gördüğümüz bir husustur.
Oysa her devleti kendi muadilleri ve dönemleri ile kıyaslamak gerekir!
Bunu yapmak için tarihe baktığımızda tarım çağı boyunca bir çok hanedan devleti kurulduğunu, bu hanedanların hanedanlar arası ya da hanedan içi savaşlar ile hükümranlığını genişlettiğini ya da kaybettiğini görürüz.
Tarım çağı boyunca gerçekten de çok uzun süre çok geniş coğrafyalarda hüküm sürmüş hanedanlar olduğu gibi saman alevi gibi parlayıp sönenen hanedanlar da olmuştur. Örneğin Japon İmparatorluk Hanedanı (Yamato Hanedanı) MÖ 660’dan günümüze kadar yaklaşık 2.600 yıl boyunca hükümran olmuştur.
Yok eğer bir hanedan devletini hükmettiği toprakların yüz ölçümü ile değerlendirirsek bu kategoride Britanya İmparatorluğu ~35,5 milyon km² ile zirvededir. Britanya İmparatorluğu’nu ~24 milyon km² ile Cengiz İmparatorluğu, ~22,8 milyon km² ile Rus İmparatorluğu, ~14,7 milyon km² ile Çin İmparatorluğu ve ~13,7 milyon km²
ile İspanyol İmparatorluğu takip eder.
Osmanlı İmparatorluğu ise 17. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde ulaştığı ~5,2 milyon km² yüz ölçümü ile 8. sıradadır.
Yani Cumhuriyetimize karşı parlatılmaya çalışılan Osmanlı hem hükümranlık süresi ve hem de hükümranlık coğrafyası ile ancak orta sınıf, vasat bir güçtür.
Cumhuriyetimiz ise 102 yıllık tarihi, nüfusu ve hükümran olduğu yüz ölçümü ile kurulduğu günden bu güne kadar en önemli cumhuriyetler arasında olmuştur.
İşte 30 Ağustos muhteşem bir zaferdir dememin sebebi de bu zafer ile elde ettiğimiz bu muhteşem sonuçtur.