Evet, molla cuntası katliam yapıyor kendini “uygar dünya” olarak tanımlayan devletler ise oturmuş seyrediyor, bakın bu vahşet ve bu vahşete sessiz kalmak kendine uygarım diyen kesimler tarafından hiçbir şekilde kabul edilemez!

Uygar dünyanın güçleri molla cuntasına acil olarak müdahale etmeli, İran’da hak ve özgürlük talebi ile sokağa çıkan silahsız sivilleri molla cuntasının tepeden tırnağa silahlı katillerine karşı korumalıdır.

Şimdi bir takım kişiler, özellikle de solcu ve Avrasyacı taife çıkıp emperyalizm memperyalizm, siyonizm miyonizm geyiği yaparak bir ülkenin iç işlerine müdahale edilmemeli falan diyecektir!

Bakın açık ve net bir şekilde söyleyeyim: Sivilleri katletmek, insan hak ve özgürlüklerini tanımamak hiçbir ülkenin iç işi olarak kabul edilemez!

İnsan hakları ihlalleri tüm insanlığın ortak sorunu ve sorumluluğudur!

Unutmayın bir kişi diktatör olduktan sonra ülkedeki tüm silahlı güçleri ve para kaynaklarını kontrol eder, zaten bunları kontrol edemezse diktatör olamaz değil mi?

Bir diktatörün ağır silahlı hatta tankı topu, uçağı helikopteri olan katillerine karşı silahsız sivil halkın nasıl direnmesini, hakkını hukukunu nasıl savunmasını bekliyorsunuz?

Ayrıca diktatörler genellikle başka diktatörlükler tarafından desteklenir de.

Bugün İran’da hüküm süren teokratik diktatörlük de Rusya ve Çin diktatörlükleri tarafından hem askeri ve hem de parasal olarak destekleniyor değil mi?

Peki, buradan size soruyorum: Diktatörler dış destek alıp birbirini desteklerken susanlar iş sadece demokrasi talep eden silahsız sivillere gelince dış destek alınmasını niye, ne hakla ve ne akla hizmet eleştiriyor?

Bu tip bir eleştiri suret-i haktan görünerek diktatörlere destek vermek anlamına gelmiyor mu?

Ayrıca unutmayınız bütün diktatörlerin yarattığı sorunlar önce bir ülkenin iç sorunu olarak başlar ama sonra hızla bölgesel ve hatta küresel bir soruna dönüşür!

Uygar dünya Hitler, Mussolini, Hideko Tojo ve Stalin gibi diktatörlerin çıkardığı İkinci Dünya savaşını ve bu savaşta insanlığın ödediği bedelleri asla unutmamalıdır.

Saddam, Esad ve Kaddafi gibi diktatörlerin yarattığı sorunlar unutuldu mu?

İran meselesine dönersek; bugün gelen son verilere göre İran'daki protesto gösterilerinde ölenlerin sayısı 5 bin 137’ye yükselmiş bulunuyor!

İran’da protesto gösterileri göreceli olarak sakinleşmiş olsa da HRANA, daha fazla vakayı doğruladığını öne sürerek ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeye devam ediyor.

İnternet kesintileri yüzünden olan bitene ait tüm bilgilere ulaşamıyor olsak da ara ara gelen fotoğraf ve videolar katliamın büyüklüğünü ve molla cuntasının barbarlığını son derecede açık ve net bir şekilde göstermektedir.

Yapılması gereken iş bellidir: Molla cuntası acilen devrilmeli, iran halkı demokratik hak ve özgürlüklerine hızla kavuşmalıdır.

İran’da rejim devrildikten sonra ise Hamaney başta olmak üzere İran'da insanlık suçlarına karışan her yetkili yetkisiz kişi yakalanmalı, tutuklanarak Miloseviç gibi mahkeme önüne çıkarılmalı ve yargılanmalıdır.

Kimse şunu unutmasın: İran’da hüküm süren teokratik diktatörlük rejimi devrilip İran demokratik bir rejime kavuşmadan, bu rejim tarafından sahaya sürülüp, desteklenen Hizbullah ve benzeri terörist örgütler yok edilmeden bölgemize ve hatta dünyaya barış, huzur ve refah gelmeyecektir.

Lakin şunu da unutmayın İran esas sorun değildir! Küresel ölçekte esas sorun İran rejimini de kontrol eden Rus diktatörlüğüdür!

Rusya’da iktidarı ele geçirmiş bulunan, emperyalist hayaller kuran Hitler özentisi faşist diktatör Putin uygar ve özgür dünya için asli tehdittir!

İran’da 79 yılında yaşanan darbenin de bu darbe sonucunda kurulan molla cuntasının da asli faili o zamanın SSCB’sidir.

SSCB yıkılıp yerine Rusya Federasyonu adı altında yeni bir Rus diktatörlüğü kurulduktan sonra da bu yeni rejim altında da Ruslar molla cuntasını desteklemeye ve kullanmaya devam etmiştir.

Umarım ki yakında İran’da hüküm süren bu molla cuntası yıkılır, İran halkı demokrasiye kavuşur ve Rusya Suriye’den sonra İran’dan da süpürülmüş olur.