HÜDA PAR Mersin milletvekili Faruk Dinç, Meclis’te yaptığı konuşmada “Kürt meselesinin sebebi Kemalizm'dir. Çözümü de İslam'dadır. Siz bize çözümün zehri olan Kemalizmi öneriyorsunuz, bize bu zehri yutturmaya çalışıyorsunuz. Kemalizm zehirdir. Biz bu zehri yutmayacağız. İlacımız olan aziz İslam’la kardeş olacağız. Ve hep birlikte Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Zaza’sıyla kardeşçe bu ülkede yaşayacağız. Bizim hakkımızda iftirada bulunanlarla ayrıca mahkemede hesaplaşacağız." Demiş...

Kemalizmi bir zehir ya da zehirli bir fikir olarak niteleyen bu zavallı şahsiyetin Kemalizmi hiç mi hiç bilmediği, hiç anlamadığı aşikar ortada!

Oraya da gelecek ve Kemalizmi de anlatacağım ama önce şunu söyleyeyim benzetim yaparak kullandığı “zehir” kavramı aslında son derecede görecelidir ve hangi tarafta olduğuna göre değişir!

Teşbihte hata olmaz, birkaç örnek ile ne demek istediğimi anlatayım:

Tarlaya tabana, mahsule dadanan Kımıl zararlısı için tarım ilacı zehir, tarlasını ve mahsulünü Kımıl zararlısından kurtaran çift çubuk sahibi köylü içinse devadır...

Bir hastanın ciğerine bulaşan verem mikrobu için antibiyotik zehir, ciğerinden bu mikrobu söküp atan hasta içinse hayat kurtaran bir ilaçtır...

İçme suyuna atılan klor içme suyuna bulaşmış koli basilleri ve amipler için zehir, o suyu içen insanlar içinse hijyendir...

Aynı bu örneklere benzer bir şekilde tarikat cemaat izbelerinde çöreklenmiş “Milli Egemenlik Hak ve Özgürlüklerini” yok etmeye çalışan, sanata, bilime, demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine düşman yobaz taifesi için de Kemalizm zehirli bir fikriyat ama bu fikir sayesinde çağdaş toplumlar ile aynı olanaklara kavuşan halkımız içinse bir hak ve özgürlük kaynağıdır!

Yani her şey aslında görecelidir, hangi tarafta bulunduğuna göre değerlendirilir...

Diğer yandan bu arkadaş anlaşılan Kemalizmin “eşit vatandaş” kavramını devlet yönetimine esas teşkil eden bir fikir olduğunu dahi bilmiyor.

Bu arkadaş “eşit insan, eşit vatandaş” kavramı üzerine bina edilmiş Kemalizmi insanları bir araya getirmemekle ve hatta bölmekle itham ederken, insanları kadın erkek, efendi köle ve inanan inanmayan diye ayıran binbir mezhep, cemaat ve tarikata bölünmüş bir inancı ise çözüm olarak sunuyor tuhaf değil mi?

Sadece İslam değil bu güne kadar hangi din insanları bir araya getirebilmiş birlik beraberlik sağlayabilmiş?

Koskoca Roma bile din yüzünden Ortodoks Doğu ve Katolik Batı diye ikiye bölünmedi mi?

İlk dört halifeden üçü dini kavgalarda katledilmedi mi?

Harre ve Kerbela katliamlarında Müslüman Müslümanı kesmedi mi?

Birinci ve ikinci İslam iç savaşları neden çıktı?

Emevi ve Abbasi savaşlarını nereye koyacağız?

Neyse din konusu ayrı ve üzerinde konuşulması gereken bir konu, onu sonra konuşuruz şimdi Kemalizme geleyim...

Kemalizm Nedir?

Kemalizmin esasları şunlardır:

·         Kemalizm emperyalizm karşıtı ulusların varlık ve bağımsızlığını savunan bir fikriyattır.

·         Kemalizm çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmayı ve hatta bu seviyeyi aşmayı hedefler.

·         1921 Anayasasında yazılı “Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.”  İlkesi çerçevesinde bir cumhuriyet kurulması, Milli egemenlik hak ve özgürlüklerinin tesisi ve bu hak ve özgürlükleri vesayet altına alacak dini ve sultani egemenliklerin ortadan kaldırılmasıdır. Unutmayınız Milli Egemenlik varsa ne bir sultanın ve ne de kıymeti kendinden menkul şeyh, şıh, hacı hoca taifesinin hükümranlığı olmaz!

·         Tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kurulması, siyasi, iktisadi ve askeri bağımsızlığı sağlanmış bir cumhuriyet Kemalizmin ana hedefidir.

·         Toplumun karar alma mekanizmalarında metafizik dogma ve hurafelerin değil rasyonel aklın ve bilimsel yöntemin kullanılması ise Aydınlanma Devriminin takipçisi Kemalist fikriyatın bir diğer önemli ilkesidir.

Peki soruyorum size bu ilkelere kim, neden karşı çıkar?

Bu ilkeleri ve savunulan değerleri bilen kim, niye Kemalizmi “zehir” kabul eder?