Sondan başlayıp geriye doğru bir kaç günlük yolculuk yapalım; tabi son günün 2 Kasım 2026 Pazartesi sabahının en önemli gündem başlığı ile yola çıkalım:

Televizyonlardan izliyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un konuğu olarak Güney Kore’ye gitmiş; Erdoğan’ı havaalanında Güney Kore Ticaret Bakanı ile Türkiye’nin Büyük Elçisi karşılamış! 1950’lerde bağımsızlık mücadelesi verdiği yıllarda NATO üyesi olarak binlerce asker gönderdiğimiz, çok sayıda Mehmetciğimizi şehit verdiğimiz, sayısız gazilerimiz olan Güney Kore ile ilişkilerimizi geliştirmek doğru ve güzel bir gelişme, ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, dünyanın öteki ucunda bulunan Kore’de Devlet Başkanı tarafından karşılanmaması, birazcık da olsa düşündürüyor insanı!..

For Krizi tartışmaları, gündemin ana konuları arasında... Bir televizyon kanalında genç bir yurttaş canlı yayında konuşuyor; on milyon liralık bir ev alacakmış, altı milyon lirası varmış, parasını artırmak için hızla yükselen bir fona yatırmış, kısa zamanda fon çöküvermiş, altı milyon lira olan parası, sekizyüz bin liraya düşmüş. 86 milyon nüfuslu ülkemizin Orta Direği diyebileceğimiz birkaç milyon yatırımcının, fonlara yatırılan trilyonlarca lirasının bir kaç yüz kişi tarafından yağmalanması, ülke ekonomisinin milyarlarca dolarlık çöküşe uğraması, anlaşılabilir gibi değil!..

Mekke Mutabakatı ile ilgili kanun teklifi, TBMM’nin ana gündeminde... Cumharbaşkanı Erdoğan, daha üç ay öncesinde 7 Ağustos 2026 günü Mekke’de Suudi Arabistan Veliahd Prensi Kral Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile birlikte bu mutabakatı imzalamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı mutabakatın, TBMM’de herhangi bir engelle karşılaşması düşünülemez!... Ancak, bu arada Yemen’deki isyancı Husiler’in Suudi Arabistan’a bombalı saldırıları devam ediyor; haberlerde Yemen’de yaşanan çatışmalarda bugüne kadar dokuz bin can kaybı olduğu belirtiliyor.

Bu noktada, Devletimizin Kurucu Önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Arap dünyasındaki iç çatışma ve savaşlardan uzak durun” şeklindeki uyarısının ne kadar büyük önem taşıdığı düşüncesi, kafamı karıştırıyor!..

Bir yandan İsrail’deki seçimler gündemde önemli yer tutarken, Yahudilerin, Filistin’de El Halil kentini işgal etmekte olduğu belirtiliyor. Aynı sıralarda Filistin Lideri Mahmud Abbas, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni ziyaret ediyor!.. Muhmud Abbas, yıllardır esip gürleyen Türkiye’den umudunu yitirdi de dış dünyadan mı arayışlara girişti?

Son günlerde Azerbaycan ile Türkiye arasındaki gerilim de tırmanmaya devam ediyor. Azerbaycan’ın okullarda ve resmi kurumlarda başörtüsü türban, benzeri kara çarşaf ve burka gibi giysileri yasaklaması ile başlayan tartışmalarda dikkat çeken konular gündeme geliyor. Geçtiğimiz yıllarda Azerbaycan ile Ermenistan arasandı yaşanan Dağlık Karabağ savaşları gündeme getiriliyor, Azerbaycan’ın, “Bu savaşta Türkiye’den askeri yardım almadık” şeklindeki açıklamasına, Baykar Teknoloji A.Ş.’nin sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’dan ilginç bir yanıt geliyor; “Ermenistan’la yaşanan Dağlık Karabağ savaşında Türkiye’nin katkısı olmadıysa, neden bana Azerbaycan Takdir Madalyası verdiniz?” diye soruyor.

Dünyanın en büyük İHA ve SİHA üreticisi olduğu ve 50’den fazla devlete yılda 12 milyar dolarlık İHA ve SİHA sattığı belirtilen Baykar Teknoloji’nin, Azerbaycan’a bu ürünlerinden ne kadar verdiği, takir madalyasının bunlarla ilgili olup olmadığı soruları da kafaları karıştırıyor.
Azerbaycan’daki devlet başkanları toplantısına Cumhurbaşkanı Erdoğan katılmadı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı, İsrail Devlet Başkanı İsaac Herzog da Azerbaycan’daydı!..

29 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesine de Azerbaycan lideri İlham Aliyev katılmadı.
Dileriz ki, “İki devlet bir millet” olarak tanımlanan Türkiye ile Azerbaycan arasındaki lişkiler bir an önce normal seyrine dönsün.