Toplumsal kesimlerin muhalefetteki tek umudu haline gelmiş Atatürk’ün partisi CHP, Mutlak Butlan operasyonları ile darmadağın edildi. Onbeş milyon yurttaşın imzası ile CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı gösterdiği İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere birçok belediye başkanı, muhalefetteki siyasetçiler, medya mensupları, akademisyenler, anlaşılamayan iddianamelerle cezaevlerine dolduruldu... Son yerel seçimlerde çoğunluğu muhalefetin eline geçen büyük- küçük bir çok belediye, türlü yollarla Ak Parti’nin saflarına katıldı ve katılmaya devam ediyor...

Fazla ayrıntıya girecek değilim; son olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mansur Yavaş’ı da Ak Partili Cumhur İttifakı’nın lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yanyana görünce, toplumsal kesimlerde cılız da olsa tartışmalar açıldı.
Ancak, toplumdan ve mensubu olduğu siyasal kesimlerden, özellikle CHP ve Yeni Parti’den gösterilen tepkiler üzerine sosyal medyadan yaptığı yazılı açıklamada Mansur Yavaş’ın şu sözleri son derece dikkat çekici:

‘’Canımı sıkarlarsa gereğini yaparım!’’

Cezaevindeki Ekrem İmamoğlu’nun seçime katılma yollarının kapatılması durumunda muhalefetin en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen Mansur Yavaş, ‘’Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ankara’nın alt yapı sorunlarını görüştük’’ diyor... Bu noktada insanın kafasına, ‘’Hayrola, hangi dağda kurt öldü?’’ diye sorular takılıyor. Büyük şehir belediyeleri muhalefetin eline geçtiğinde onlara, ‘’Topal ördek’’ yakıştırması yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıllardır nerelerdeydi?.. Bugüne kadar Başkent Ankara’nın hangi sorununa sahip çıktı, kucak açtı?

Aynı günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, memleketi Rize’de halka hitap ediyor, o kadar kendisinden emin ki, yine birlik ve beraberlik çağrıları yapıyor, ‘’İnşallah önümüzdeki seçimleri de kazanacağız, milletimize hizmete devam edeceğiz’’ şeklinde sözler ediyor.

Ülkede öylesine bir rejim inşa edildi ki, seçilebilmek için süre sınırlaması, diploma zorunluluğu, tüm etik değerler ortadan kalkmış gibi!.. Devletin yasama, yargı, yürütme gibi güç ve yetkileri, tüm maddi ve manevi varlıkları Partili Cumhurbaşkanı’nın avuçlarına teslim edilmiş durumda... ‘’Terörsüz Türkiye’’ sürecindeki ‘Evet Hayır’ oylamasında görmedik mi, 600 milletvekilinden 468’i Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yer aldı!

Mansur Yavaş, ‘’Gereğini yaparım’’ diyerek ne demek istedi? Önceki bir çokları gibi o da Ak Parti’ye katılarak, geleceğini kurtarmanın peşine mi düştü?.. O da, ‘’Rabbena hep bana, altta kalanın canı çıksın’’ diyenler arasına mı katılıyor?..

Önceki yazılarımdan birisinde kısaca değinmiştim; Orta Amerika ülkelerinden Nikaragua’da uzun yıllardır iktidarı elinde tutan Ortega, ‘’Bugünden sonra seçimler yapılmayacak, devleti sonuna kadar ben yöneteceğim’’ şeklinde bir karar almış ve ilan etmişti...

Türkiyemizdeki sosyal ve siyasal gelişmeler de o yönde bir noktaya doğru sürüklendiğimizi göstermiyor mu?.. Gerçi seçimler yapılsa da Erdoğan’la yarışacak siyasal bir lider ya da yapı görülemiyor ortalarda ama, yine de insan demokrasiden vazgeçemiyor.
Umarız ve dileriz ki, yakın bir gelecekte, ‘’Demokrasimizin ruhuna El Fatiha’’ demeyelim.