12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren liderliğinde yönetime el koydu.

Darbenin ardından Başbakan Süleyman Demirel hükümeti görevden uzaklaştırıldı, Türkiye Büyük Millet Meclisi feshedildi ve siyasi faaliyetler durduruldu.

Gerekçe olarak siyasi ve toplumsal çatışmalar gösterildi

Darbenin gerekçeleri arasında 1970’li yılların sonlarında artan siyasi kutuplaşma, sağ-sol çatışmaları, güvenlik sorunları ve ekonomik kriz gösterildi.

12 Eylül öncesinde Türkiye’de siyasi şiddet ciddi boyutlara ulaşmış, farklı siyasi görüşlere mensup gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti.

Siyasi hayat askıya alındı

Suudi Arabistan’da Doğu-Batı boru hattı tedbir amaçlı kapatıldı
Suudi Arabistan’da Doğu-Batı boru hattı tedbir amaçlı kapatıldı
İçeriği Görüntüle

Askeri yönetim döneminde siyasi partiler kapatılırken, çok sayıda siyasetçi hakkında soruşturma ve yargı süreçleri başlatıldı. Sendikal faaliyetler de önemli ölçüde sınırlandırıldı.

Darbe sonrasında ülke genelinde gözaltı ve tutuklamalar yaşandı. İşkence ve kötü muamele iddiaları ise dönemin en tartışmalı başlıkları arasında yer aldı.

1982 Anayasası yürürlüğe girdi

Darbe yönetiminin ardından hazırlanan 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982’de yapılan halk oylamasıyla kabul edildi. Anayasa, Türkiye’nin siyasi ve hukuki yapısında önemli değişikliklere yol açtı.

Kenan Evren ise anayasanın kabul edilmesiyle cumhurbaşkanı oldu.

12 Eylül’ün mirası

12 Eylül 1980 darbesi, yalnızca iktidarın değiştiği bir askeri müdahale olarak değil, Türkiye’nin siyasi, hukuki ve toplumsal yapısını uzun yıllar etkileyen bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Aradan 46 yıl geçmesine rağmen 12 Eylül, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli kırılma noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Muhabir: Haber Merkezi