Recep Bey uzun süredir bu konuda sessizliğini koruyordu ama Kırgızistan ve Macaristan ziyaretleri dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı ve "Benim yaklaşım tarzımı biliyorsunuz. İnşallah faizle birlikte enflasyon da düşecek. Bundan hiç endişeniz olmasın" diye konuştu.

Recep Bey “ nas var nas sana bana ne oluyor” söylemi ile faizleri indirmiş sonuçta enflasyon zıplayıp gitmişti. Nas temelli politikalar ekonomiyi bir felakete sürükleyince yalvar yakar Mehmet Şimşek davet edilmiş, ekonominin dümenine adeta zorla geçirilmişti.

O günleri hatırlayın Hazine ve Maliye Bakanlığına atanan Mehmet Şimşek görevi devraldığı eski bakan Nureddin Nebati’nin gözünün içine baka baka rasyonel yani akılcı politikalara döneceğiz demişti bu aslında siz bu güne kadar akılcı politikalar uygulamadınız anlamına da gelmiyor mu?

Geçmişte hatırlarsanız Erdoğan “faiz sebep enflasyon sonuçtur” gibi herhangi bir bilimsel ve akli temeli olmayan, sadece bir dini görüşe dayanan ekonomi politikalarını Türkiye’de denemiş ortaya çıkan sonuç nasın yanlışlığını açıkça ispatlamıştı.

Epeydir bu konuda susan topa hiç girmeyen Erdoğan şimdi "Benim yaklaşım tarzımı biliyorsunuz. İnşallah faizle birlikte enflasyon da düşecek. Bundan hiç endişeniz olmasın" diye konuşarak aynı çukura ikinci kez düşmeye niyeti olduğunu açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır.

Bu ifade aynı zamanda büyük ümitler ile göreve getirilen, adeta kurtarıcı ilan edilen Mehmet Şimşek’in suyunun da ısındığını göstermektedir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek çok kısa bir süre içinde affını isterse inanın hiç mi hiç şaşırmam.

Dünyanın en pahalı sözü eminim ki “ben ekonomistim” sözüdür bu günlerde Recep Bey gene bu sözü ortaya atarak bu maliyeti daha da artırmaktan hiç çekinmeyeceğini de beyan etmiş oluyor bu yandı gülüm keten helva demektir…

Diğer yandan 2025 yılı için yapılacak maaş zamlarını gerçekleşen değil beklenen enflasyona göre ayarlamaya yönelik bir propagandadır gidiyor. En son TCMB Başkan Yardımcı Cevdet Akçay’ın başta asgari ücret zammı olmak üzere ücret artışlarındaki 2025 yılı zam oranlarına yönelik söyledikleri gündem oldu. “İleriye dönük endeksleme” diyerek beklenen enflasyon üzerinden maaş zammı tartışmasında zamanlamanın uygun olduğunu belirten Akçay hükümetin yarattığı, patronların yararlandığı enflasyonun bedelini emekçi ve emeklilere ödetmeye kararlı olduklarını ifade etmiş oldu.

Birkaç gün öncede Merkez Bankası Başkanının bu yönde bir beyanı olduğu iddia edilmişti.

Bakın tanıyan varsa Cevdet Akçay’a elden ele iletiverin ücretlere yapılan zam aslında ücretlilerin geçmişte kaybettikleri satın alma gücünü yerine koymak için yapılır! Sen gelecek beklenen enflasyon hesabı üzerinden bir zam yaparsan bu geçmişte kaybedilen satın alma gücünü yerine koymayacağım, deve edeceğim demektir ki bu çok ama çok büyük bir haksızlıktır. Ayrıca bugüne kadar hangi öngörüleri tutmuş ki gelecek enflasyon için öngörüleri tutsun, insan bu başarısız öngörülerden utanır da biraz susar değil mi?

Malum enflasyonu hükümet yaratır patronlar yararlanır halk bedelini öder bu milyonlardan milyonerlere servet transferi demektir. Hükümet bu yaptığı haksızlığı birde geçmiş enflasyonun satın alma gücünde yarattığı tahribatı gidermek yerine palavradan uydurulan bir “beklenen enflasyon” seviyesi üzerinden maaş zamları yaparak derinleştirirse halk daha da yoksullaşacak ve daha da ağır bir bedel ödeyecek demektir.

Çare iktidar yandaşlarının dile getirdiği bu beklenen enflasyon üzerinden zam hikâyesine çok ağır tepki koymaktan geçmektedir.

Sendikalar derhal uyarı amaçlı bir genel grev ilan etmeli ve eğer hükümet bu dediğini yaparsa emekçilerin üretimden gelen gücünü kullanacaklarını, patronlar ve hükümeti yaptıklarına yapacaklarına bin pişman edeceklerini göstermelidir.

Bu yapılmaz, nutuk atmak a da miting yapmakla oyuncaklanılırsa 2025 emekçiler ve emekliler için korkunç bir yıl olacaktır.