Sevgili Okur,
İş kolumuz otomasyon sistemleri olduğu için bir yazılımın zorlu şartlarını biliyoruz. İki gün önce motorin üç haneli rakama geçtiği zaman benzin istasyonları sıkıntılar yaşadı öyle. Hazırlıksız yakalandılar. “Ya o kadar da olmaz.” diye önceden tedbirlerini almadılar.
O saatte akaryakıt almak için gelen cefakâr milletimizi dakikalarca beklettiler. Hatta anlık çözüm olarak geri dönüşümden gelmiş bir beyaz kâğıda üç haneyi sıkıştırdılar.
Oldu mu? Olmadı.
Bunun için sınıfta kalan benzin istasyonlarını esefle kınayarak bir kitaptan akaryakıt çıkarmak istiyorum. Bir ara bizden de petrol çıktı fısıltılarını düşünerek…
Evet, kitap Halikarnas Balıkçısı’nın “Mavi Sürgün”ü.
Tavsiye edeceğim bu kitapta özellikle Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın yazım diline bayıldım. Kelimelerle dans edişi çok hoşuma gitti. Cevat Şakir için Bodrum’u Bodrum yapan önemli isimlerden biri diyorlar. Bodrum’u ağaçlandırma konusunda son derece emek vermiş.
Sonradan fidanlara sahip çıkamayan bizler, ellerimizle ateşe, yangınlara teslim ediyoruz işte; burası da ayrı.
Küçük çaplı bir araştırma yaptım. Bodrum’a onlarca çeşit tohum ve fidan getirdiği, binlerce ağacın yetişmesine önayak olduğu anlatılıyor.
Kimse ona bu görevi vermemişti?
Ama işte bazı insanların içinde yatan yeniden var etme içgüdüsü, bu güzelliklerin köprüsü oluyor.
Motorin, fidan, ülkemiz derken yazı yine nerelere geldi öyle.
Bir arkadaşım, “Serhat, ben senin yazılarının bazılarını okurken nerede başladım, nereye geldim, konu neydi anlamıyorum.” dedi.
“Sorun değil, bazılarında yazarken ben de anlamıyorum.” dedim.
Bu arada zaten birçok şeyin tam olarak anlaşılabildiğini düşünmüyorum.
Netflix’te, ülkemizdeki NATO zirvesinden dönüşünde güvenlik nedeniyle uçak değiştiren Amerika Başkanı Trump’ın “Sıcak Gündem: Trump’ın Uçak Oyunu” belgeselini şöyle arada izledim. Sevdalısı Katar’ın özel hediye uçağını bırakmış, eski Air Force One’la ülkemizden ayrılmış.
Havalimanında düşündüm: İki uçak ne yakıt yakmıştır diye.
Nereden aklıma düştü bu petrol ve yakıt?
Bir yandan da Eurovision’a giden “Aman petrol, canım petrol…” şarkısı kulaklarımda.
Ah Ajda Pekkan, yine gündemlere düşeceksin.
Biz ise şimdilik üç haneli motorine alışmaya çalışalım.
Benzin istasyonları da yazılımlarını güncellesin.
Ne olur ne olmaz.
Sağlıcakla.