Şair, Züleyha Şen Baykara, kendisi hakkında: “1963 yılının, Nisan ayında, gölgesi koyu günlerinden birinde ve öğle saatlerinde Ankara Hacı Bayram Veli mahallesinde doğmuşum.

     Çocukluğum ve gençliğim burada geçti. Kendi mesleğini yapamamış bir ziraat mühendisiyim.

     Çeşitli sektörlerde çalıştım. Bir erkek evladım var. Zorlu hastalık dönemlerim oldu ve uzun süre konuşamadım, halen de konuşmakta zorlanıyorum. Yaşam enerjim şiirle patlama yaptı, bir anlamda şiire borçluyum diyebilirim. Her fırsatta yazıyorum, nefes aldıkça da yazmaya devam edeceğim.” Demekle yetiniyor.

     Belki de yaşam hikâyesine girmek istemiyor, girse romanlar olacak hikâyesi var. Öyle ya hangimizin yaşamı birkaç romanlık hikâye olmaz…

     Şair Baykara’nın, ASKIDA AŞK VAR şiir kitabını okuduğunuzda, hayat hikâyesini şiirlerinde anlattığını görüyorsunuz. Bazen gülerek, bazen hüzünlenerek, bazen de kitabın kapağın arasına parmaklarınızı ayraç yaparak ve düşünerek…

     Bana sorarsanız, kitabı okurken kendinizi en çok hangi halde buldunuz diye; aynı satırları tekrar, tekrar okuyarak ve düşünerek derim. Baykara’nın şiirlerinin pek çok yerinde kendimden bir yaşanmışlık buldum. Okuyan pek çok insanın da kendinden hikâyeler bulacağına inanıyorum. Aşağıda paylaşacağım, “Sustum” şiirini okuduğunda, kimler yaşadıklarının ortak yanlarını yakalayıp duygu yoldaşlığı yapmaz ki.

 

 

SUSTUM

 

Her susuş bir vazgeçiştir

Gökyüzünden sökülür buluttan yamalar

Çabuk eskittin

Bu bekleyişe yenildi saatler

 

Yağmur dökmedim ardından

Verdiğin sözlere takılmadım

Ya oldurur ya öldürürdü zaman

 

Her susuş kaleme konuşlanmaktı

Çınladı eski düzen şarkılar

Bozulmuş aşklar

Dumansız kalan bacalar

Başa saran bir türkü tadı

Ezber bozan

 

Yine yeniden düşer aklım

Peşinden iner yollara

Yuvarlanır dolum dolum bakışın

Birden vazgeçer

Birden kırılır

Her susuşta kaybolur tüm izler…

 

     Susmak ne çok şey anlatır insana, yaşama dair. Bu yaşamın her alanında böyledir. Susuş: bazen umuttur, bazen umutsuzca bekleyiş, bazen de tüm duygularınızla ve yüreğinizle bitiştir…

     Ciltlerce roman, onlarca, yüzlerce, binlerce öykü yazılmıştır ve yazılabilir susuş üzerine ama hiçbiri belki de! Bir şiirin imgelerinin verdiği duyguyu vermez/veremez…

 

     Şair Züleyha Şen Baykara, ASKIDA AŞK VAR, kitabındaki Sustum şiirinde, susmadığını bin bir haliyle hâlâ umut ettiğini, tez dönsün diye ardından gözyaşlarını yağmur edip döktüğünü, sözlerine takıldığını geçmişe dair anılarını hatırladığını, gidişiyle aklını kaybettiğini ve aklı başına dönünce yine, yeniden ardı sıra yollarına/peşine düştüğünü anlatır.

     Evet her susuş bir vazgeçiştir, gözyaşıdır. Bekleyişe, saatlerin, günlerin, haftaların, ayların, yılların yetmez ömrün yenilişidir. Nihayetinde kaleminden başka bir şeyi yoktur şairin kalemine, şiire sığınır. Belki en çok da gözyaşlarına…

     Baykara, ASKIDA AŞK VAR kitabında, baştan sona şiirleri aracılığıyla, yaşadıklarını, gördüklerini, hissettiklerini hatta hayal ettiklerini dökmüş ak kağıtlara. Ak kâğıtlara diyorum, çünkü; bir imza etkinliğinde okuduğu bir şiirini, cebinden çıkardığı küçük boy bir defterden okumuştu.

 

     Şair olmak biraz da yaşamın takipçisi olmak, acılarla düştüğü yollarda yağmurlarla yıkanmak, yeri geldiğinde haksızlığa karşı kalem ve kelam silahını kuşanmaktır, yeri geldiğinde kalemini kırmaktır. Baykara’da şiirlerinde fazlasıyla yapıyor bunları.

 

    Şair Baykara, “Çiçeklenmiş Nefes” şiirinde; fotoğraflardaki gülüşleri gördükçe çektiği acılarla gözbebeklerinin büyüdüğünü ifade ederken bir taraftan da yine o şair nahifliğiyle, “kimsecikler incinmesin, dinsin kasırgalar” demeyi ihmal etmiyor.

 

ÇİÇEKLENMİŞ NEFES

 

Gece çöküyor!...

İnliyor içimin enkazları

Köpüksüz aşklar bırakıyorum sabahlara…

 

Kare kare kadrajda kalmış gülüş

Büyüyor her seferinde gözbebeklerim

Kimsecikler incinmesin, dinsin kasırgalar…

 

Tüm yaralar bende mi?

Acılarımı sarar mı tütünler

Çiçekli nefes dökse sözcükler…

 

Çekildiğim odada zaman durursa

Ben koşarım sana…

 

Hasat şenliğine yetişsin şiirim

Yüzümü duvarlara çarpa çarpa…

 

     Bazen tesadüfler, bazen de koşullar bir araya getirir insanları, tanışmalarına vesile olur.

Uğur Küçük arkadaşımın yeni çıkan “YARAMIN YÜZÜ ve KALEMİN TORTUSU” şiir kitaplarıyla ve benim yeni çıkan “İMGELERİN ÇIĞLIĞI” şiir kitabımla imza etkinliği yaptık. Şiar, Züleyha Şen Baykara, etkinliğimize onur veren dostlarımızın arasındaydı, o vesileyle tanıştık, iyi de oldu.

     Kaleminiz ve yüreğiniz hiç susmasın Züleyha Şen Baykara. Şiirlerinizin dünyanın her yerindeki okuyucularla buluşması ve daha nice kitaplara imza atmanız dileğimle…