Kılıçdaroğlu’nun, yaptıklarını yapamadıklarını yazmayacağım. Olup biteni beni takip eden dostlarım en az benim kadar biliyor, takip ediyor. Benim sözüm; Kılıçdaroğlu’nu bahane edip Alevilere saydırmaya çalışan yobaz sürüsüne. Kılıçdaroğlu, kim oluyor da Alevilerin/Bektaşilerin temsilcisi oluyor? Kim oluyor da onlar adına söz söylüyor. Evinde çocukları bile karşı çıkarken (duyum); birilerinin gazına gelip, koltuk hırsını yenemeyip ya da görevi gereği; ofis tutanlar, giderlerini karşılayanlar (duyum) tarafından maşa olarak kullanılmaya razı gelmektedir.
Birazcık onurlu, omurgalı olsaydı kaset kumpası kurulan genel başkanının yerine balıklama dalmazdı. CB adaylığı döneminde hiç gereği yokken ortaya çıkıp “Ben Aleviyim” demesinin bile Aleviliğini öne çıkarmak olmadığı gün gibi açıktı. İyi niyetli Alevilerin dışında, aklı başında olan herkesin “Düğün değil bayram değil!” sözü akıllarını meşgul etmişti.

İlk sözüm Kılıçdaroğlu’na: Gerçekten Alevi olup, Alevi ahlâkıyla büyümüş olsaydı, Özgür Özel’in derleyip toplayıp bir araya getirdiği, CHP’yi birinci parti yaptığı (elbette partinin her neferiyle) emeğe saygı duyardı. Mutlak butlan söylentileri çıktığında elinin tersiyle iter. Özgür Özel’in yanında olduğunu açıklardı. Belediye başkanlarımızın yolsuzluk yaptığına asla inanmıyoruz, zaten duruşmalarda da ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, varsayalım ki suçsuzluklarına hâlâ inanmıyorsun. Suçlu demek için mahkeme sonucunu beklemez misin? Babaannem derdi ki “Gâv*run ekmeğini yiyen, gâv*run kılıcını çalar” (Bilinen ve yaygın bir deyim olduğu için kullandım) Kılıçdaroğlu’nun kimin kılıcını çaldığı apaçık ortada değil mi?
“Alevilikte düşkünlük, inanç öğretisine (Yol'a) ve toplumsal ahlak kurallarına aykırı davranan kişilere uygulanan manevi bir dışlama (boykot) yaptırımıdır. Toplum düzenini, adaleti ve ahlakı korumak amacıyla geliştirilmiştir.”
Kılıçdaroğlu, doğduğu yer nedeniyle Alevidir. Elbette ona itiraz edemeyiz, yok sayamayız. O da günümüzün Hınzır Paşa’sı olsun ne diyelim!
İkinci sözüm: Kılıçdaroğlu gibi bugünün Hınzır Paşasını bahane edip Alevi/Bektaşilere saldıranlara. Yani içlerindeki Alevi/Bektaşi düşmanlığını kusan zavallılara. Size oradan ekmek çıkmaz. Alevi/Bektaşiler tarihin her döneminde, birileri tu kaka diye üzerlerine yürüse de mazlumdan, ezilenden, ötekileştirmek istenenlerden yana tavır almış, çelik gibi omurgasıyla yanlarında durmuştur. Her grup ya da inanç topluluklarında olduğu gibi Alevi/Bektaşilerde de dönekler, çıkarcılar ve işbirlikçiler vardır.
Özgür Özel, bugüne kadra gördüğümüz haliyle; duruşuyla, mücadele anlayışıyla yoksulun, ezilenin yanında durmaktadır. Kılıçdaroğlu gibi yol arkadaşlarına karşı hainlik etmemiştir, yarı yolda bırakmamıştır. “Biz arkadaşlarımızın masumluğuna inanıyoruz, yanında duruyoruz. Yargılanmasın demiyoruz. Yargılama sonucunda suçu varsa elbette cezasını çeksin” mealinde açıklamalar yaparak arkadaşlarını yanında durmuş, satmamıştır.
Şahsen CHP’li değilim ama bugün CHP’nin (Özgür Özel’in) ve haklı mücadelesinin yanında durup destek olma zamanıdır.
Erdoğan’ın bir yardımcısı Türkçü. Bir Kürtçü! Bir de Alevci “Kılıçdaroğlu” olabilir mi ne dersiniz?
Yolunuz açık, HIZIR yoldaşınız ola.
Zor günlerde, aklıma hep Ahmed Arif'in şu dizeleri gelir:
Dövüşenler de var bu havalarda
El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem
Ümit, öfkeli ve mahzun
Ümit, sapına kadar namuslu
Dağlara çekilmiş
Kar altındadır.