Yoldaşımın adını versinler istedim
Sen doğduğun zaman
Biz dostlarla tutsaktık
Askeri ceza ve tutukevlerinde
Özel E Tiplerinde, sakıncalı damgasını yemiştik
Özgürlüklerin üstüne kapanmıştı demir kapılar
Büyük bir mutluluktur
Mahpusta da olsan dayı olmak
Hoş geldin sefalar getirdin hayatımıza
Önderim, iki gözünden öperim.
Sevgili arkadaşım Haydar Yılmaz’ın KKM Yayınlarından yayımlanan ilk şiir kitabı “BİR KUŞAĞIN YARASI/Yanmış Küllerin Suskunluğu.”
78 kuşağının acılarını, şairin de dediği gibi “yaralarını” yazmak zor iş. Bunu elbette en iyi bilen yazandır.

Okuyan da hisseder ve saklar yüreğinin bir yerine. Yeri ve zamanı geldiğinde kusmak için birilerine. “Hoş geldin sefalar getirdin hayatımıza/ Önderim, gözlerinden öperim.” Buradaki özlem duygusunun derinliğini ancak yaşayanlar anlayabilirler.
78 kuşağı, özgürlük ve eşitlik mücadelesi için çok çaba harcadı, “Bedel ödedi” ama ne yazık ki gerici, kapitalist düzenin savunucularıyla baş edemedi. Ama boyun da eğmedi. En azından, şiirlerini, romanlarını, anılarını yazdı türkülerini söyledi.
Saçlarını
Beyaza boyamış dağlar
Güldürmediniz akının dostluğun
Sekiz cana birden kıydılar
Basamadınız
Bağrınıza gülü, menekşeyi
Onlar size katıldılar
Sekiz kömürden can
Birinin elleri kınalı kan
Belki de yapabileceğimiz bir şey yoktu! ya da başarmaya mecalimiz yoktu. Unutmadan, unutturmadan yaralarımız kanasa da analarımız ağlasa da gözyaşımızı silip Haydar Yılmaz gibi, kaleme sarıldık. Bazen, konuşmaktan, bazen susmaktan yorulduk ama hep yazmaya, içimizde sakladığımız baldıran zehrini kalemle kâğıtlara kusmaya yetti gücümüz.
Bazen aşkta, bazen hasrette, bazen de köşe başlarında aradık geçmişimizi. Zaman aşımına uğramamıştı ama oldukça eskimişti.

Bir tek iz kaldı ateşinden
Her köşebaşında saklı
Tomurcuk menekşeydin
Tasasız gülüşümde
Yeşilin de bendim
Siyahın da…
Kim bilir, bizi en iyi tanımlayan, kime, neye ve neden bağlandığımızı bilmediğimiz aşklardı. Ya da yüreğimizin en derininde bizden habersiz girmiş bir sevgili vardı be o kımıldadıkça; adını, yüzünü, boyunu, hatta ten rengini bile bilmediğimiz sevgiliyeydi özlemimiz.
Saçlarımda bir tutam ak
Sevgisi ve sancısıyla yüreğimin
Dikileceğim karşına
Ben yeni bir ben olarak
Lanetler yağdırmayacağım
Birbiri ardına kapattığım
Demir kapılara
Çünkü
Beni sevdamla sımsıkı kucaklaştıran
Dört duvarın ötesinde
Kül rengi akşamların hasretini
Gözlerimde göreceksin
Belki bir an
Bıçak açmaz da ağzımı
Takılır kalırsam gözlerine
Bil ki
Kelepçenin karasını yüreklerine
Bulaştırmayanlardadır bir yanım.
“BİR KUŞAĞIN YARASI/Yanmış Küllerin Suskunluğu.” okuyanı çok, yolun açık olsun arkadaşım Şair Haydar Yılmaz. Nice eserlerde buluşmak dileğimle…
Haydar Yılmaz, 1 Aralık 1961’de Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Kürkçü köyünde doğdu. Gençlik yıllarını, Mamak Keçikıran mahallesinde geçirdi. O yıllarda; “Başka bir dünya, başka bir hayat mümkün” şiarıyla, mücadelenin içinde yer aldı. Ulucanlar, Mamak Askeri Ceza ve Tutukevi ve Çanakkale Özel E Tipi Cezaevlerinde kaldı. Siyasi Hükümlüler kadrosuyla Çankaya Belediyesinden emekli oldu. Haydar Yılmaz, şiir yazmaya devam ediyor.