“Ben Bu Dünyaya Ait Değilim” Vuslat Varol Çolakoğlu’nun ilk romanı. Ankara 23. Kitap fuarında tanıştığım Çolakoğlu’nun nahif kişiliğini romana da yansımış. Romanda iki karakterden birisi Dr. Cerrah Yağmur diğeri de Psikiyatr Yankı. Yağmur, babasını kaybettikten sonra bunalıma girer, tek dayanağı yakın arkadaşı Yankı’dır. Yağmur’un Yankı’ya duygusal anlamda ilgi duymamasına rağmen Yankı, Yağmura ilgi duymaktadır. Bunu Yağmur’la paylaşmış olmasına rağmen olumlu cevap alamamıştır. Bu olumsuz cevap, yine de arkadaşlık bağlamında aralarında olumsuz bir durum yaratmamıştır. Çünkü Yankı, Yağmur’u karşılıksız sevmektedir.

Bir trafik kazasında hayatını kurtardığı Utku da Yağmurun manevi anlamda ilgilendiği kişidir.

Yağmur’un bunalımdan çıkması için Yankı tedavi yolları denese de bir türlü sonuca ulaşamaz. Bilinçaltında Yaradan ile bağ kurduğunu düşünen Yağmur, Yankı’nın tedavisi ve daha çok da Yaradan tarafından olduğuna inandığı psikolojik destek ile düştüğü bunalımdan kurtulduğunu düşünür.

Bu düşüncesini, hayatını kurtardığı Utku ile paylaşır. Utku’da da manevi bir duygu yoğunluğu olduğuna inanarak onu da maneviyata çağırır ama Utku saçma bulur ve Diyalektik düşünce tarzından ödün vermez.

Yankı, Yağmur’a duygusal anlamda yakınlaşmak için zaman zaman çaba sarf etse de Yağmur ile ilişkileri iyi bir dostluktan öteye geçemez. İkisinin de stajlarını tamamlayıp görev yerlerine tayinlerine kadar da bu böyle devam eder. Romanda, ciddi anlamda hissedilen bir “Didaktik” vurgu vardır.

Wh Da8104D77-1

Roman, bireyin dünyaya yabancılaşma duygusunu ve içsel arayışını merkezine alan bir anlatı sunar. Özellikle “ait olamama” hissi etrafında şekillenen psikolojik ve varoluşsal bir yolculuğu belki de romanın en belirgin özelliğidir.

Yağmur, toplumla kurduğu bağın zayıflığı nedeniyle kendini sürekli fazlalık sayar. Birilerini yormak, üzmek gibi kaygılar taşır ve kendisini sorgular. Yağmur’un, iç dünyasına yoğunlaşan anlatım, zaman zaman iç monologlarla derinleşir; bu da kitabı, samimi ve yoğun bir duygusal atmosfer kazandırır. Kitabın adının “Bu Dünyaya Ait Değilim” içeriğiyle samimi bir şekilde örtüşmektedir.

Romanın öne çıkan yönlerinden biri de dilinin sade ve etkili oluşudur. Ağır bir kurgu yerine daha çok duyguların ve düşüncelerin akışı ön plana çıkar. Bu yönüyle roman, klasik olay örgüsünden ziyade karakterin ruhsal çözümlemesine odaklanır. Okur, olaylardan çok karakterin zihinsel dönüşümünü takip eder.

Yukarıda da söz ettiğim gibi, romanındaki “Didaktik/Öğretici” bölümden buraya aktarmakta fayda var diye düşündüm.

“Tesadüf diyelim. Tam da o bunalımlı günlerimde, kafamın karmakarışık olduğu, sisler içinde hangi yöne gideceğimi bilemediğim, dağıldığım bir zamanda üniversite arkadaşlarım ünlü bir düşünürün oratoryosuna bilet almış. Onu seyretmeye gittik. Oratoryoda düşünür ormana odun toplamaya giderken çok güzel bir kızla karşılaşıyor. Birden iki kişi oluyor düşünür. Birisi beyaz giyimli, iyi olan tarafı. Diğeri siyah giyimli, kötü olan tarafı. Düşünürün kötü olan tarafı kızla zorla birlikte olmak istiyor. İyi olan tarafı da ona asla zarar veremezsin diyor. Tabi sonunda iyi olan taraf kazanıyor. Vayyy be! Dedim. Eğer ünlü bir düşünürün bile aklından böyle kötü şeyler geçebiliyorsa herkesin geçebilir, diye düşündüm ve o zaman anladım ki insanoğlunun beyninden her türlü kötü ve her türlü iyi şey geçebilir. Beynin yapısı böyle. Bu oratoryo benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Çok rahatladım ve aklımdan geçen hiçbir duygu ve düşünce için kendimi yargılamadım, eleştirmedim; o duygu ve düşüncelerin usulca geçmesine izin verdim. Şu anda aklımdan özgürce bütün düşünceler geçebilir, geçiyor da zaten. Doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü, haklı ya da haksız tüm duygular, düşünceler var olmayı hak eder. Onlar zihnimde özgürce belirmeli ve rahatça akıp gidebilmelidir. Asıl mesele içinden geçen duygu ve düşüncelerin hangisini seçtiğin ve hangisini eyleme koyduğundur, dedi Utku”

Yazar Çolakoğlu’na nice eserlerini okumamız dileğimle başarılarının devamını diliyor, yazarın biyografisi ile yazıma son veriyorum.

BİYOGRAFİ

1970 yılında Ordu’nun Ulubey ilçesinde dünyaya gelen Vuslat Varol Çolakoğlu, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. 1992 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Meslek hayatı boyunca Gürgentepe ve Ünye Belediyelerinin yanı sıra Ordu Üniversitesi bünyesinde mühendislik ve idarecilik görevlerinde bulundu. 2019 yılında Ordu Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevinden emekli olan yazar, evli ve üç çocuk annesidir.

123778405 10158751304958630 2471728128818003195 N-1