https://sonsoz.com.tr/sagliginakavusan-efsane-maariflinindusundurdukleri yazım ile resimdeki Hıncal Uluç köşesi yazımda one of a kind/nevi şahsına Maarifli ağabeyim, münhasır janti bahsedildiğinde isminin büyük harflerle yazılmasını sonuna kadar hak eden, Kadıköy Maarif Koleji artı Mektebi Mülkiye mezunu (O okulunda hariciyeci yetiştirme yuvası olduğu yıllarda okumuş) komulfo bir hariciyeci UĞUR ERGUN ve onun eş yazar arkadaşı Mehmet Öğütçü’yle birlikte yazdıkları ‘Bir Başkadır Diplomatların Dünyası’ kitabından bahsettiğimi ayrıntılı anımsarsınız… O yazılarımda Mehmet Öğütçü’nün yüksek hoşgörüsüne sığınarak hep martı abimden bahsetmiştim. Bu kez Mehmet Öğütçü’nün ‘GALATA’nın Bugünü’ üzerine yazdığı muhteşem yazısını kelimesine dokunmadan alkışlayarak alıntılıyorum:

“İstanbul’u anlamak isteyenlerin büyük çoğunluğu Sultanahmet’e gider. Ayasofya’yı gezer, Topkapı Sarayı’nı ziyaret eder, surların önünde fotoğraf çektirir. Oysa Osmanlı İmparatorluğu’nun görünmeyen güç merkezlerinden biri hiçbir zaman yalnızca saray değildi. Haliç’in karşı kıyısında, Galata’nın dar sokaklarında sessiz ama olağanüstü etkili başka bir iktidar vardı. Silahsızdı, üniformasızdı ama çoğu zaman birçok paşadan ve sadrazamdan daha güçlüydü. Çünkü onların elinde ordular değil, sermaye vardı. Ve tarih onları Galata Bankerleri olarak yazdı. Bugün dünya yeni bir kırılma noktasından geçiyor. Jeopolitik değişiyor, enerji dengeleri değişiyor, ticaret yolları değişiyor ve belki de en önemlisi finansal güç yeniden dağılıyor. Tam da bu nedenle Galata’nın hikâyesi nostaljik bir İstanbul hikâyesi değildir; 21. yüzyılın yeni dünya düzenini anlamak için okunması gereken stratejik bir ders kitabıdır. Galata, Osmanlı’nın Wall Street’i ve Londra City’siydi. Galata’nın tarihi yaklaşık yedi yüz yıl öncesine uzanır. Cenevizlilerin kurduğu ticaret kolonisi zamanla Venedikli tüccarların, Levanten şirketlerin, Rum, Ermeni ve Yahudi banker ailelerinin buluştuğu Doğu Akdeniz’in en önemli finans merkezlerinden biri haline geldi. İskenderiye…Beyrut…İzmir…İstanbul… Bu dört şehir yalnızca liman değildi. Malların yanında sermaye, sigorta, deniz ticareti, diplomasi, istihbarat ve teknoloji bilgisi de bu ağ içinde dolaşıyordu. Bugün Londra City veya Wall Street ne ifade ediyorsa, 19. yüzyılda Galata da Osmanlı dünyası için aynı anlamı taşıyordu. Camondo’lar, Baltazzi’ler, Zarifi’ler… Galata Bankerleri denildiğinde akla ilk gelen aileler arasında Camondo, Baltazzi, Zarifi, Alleon, Tubini ve Lorando aileleri gelir. Onlar yalnızca faizle para veren insanlar değildi. Osmanlı hazinesine kredi açıyorlardı. Demiryollarının finansmanında rol oynuyorlardı. Dış borçlanmaların organizasyonunda etkiliydiler. Avrupa sermayesi ile Osmanlı maliyesi arasında görünmeyen köprüler kuruyorlardı. Bazı tarihçiler, kimi dönemlerde bu bankerlerin maliye nazırlarından daha fazla etkiye sahip olduğunu söyler. Çünkü tarihin değişmeyen kuralı şudur: Paraya ihtiyaç duyan, çoğu zaman parayı sağlayanın şartlarını da kabul etmek zorunda kalır. Aslında Galata Bankerleri sadece finansçı değildi; onlar aynı zamanda dönemin jeopolitik aktörleriydi. 'Finans Hiçbir Zaman Sadece Finans Değildir Finansı' yalnızca ekonomi olarak görmek büyük hata olur finans aynı zamanda dış politikadır. Enerjidir, savunmadır, teknolojidir, milli güvenliktir. Bugün Rusya’ya uygulanan yaptırımlardan Çin’in teknoloji yatırımlarına, Körfez fonlarının Avrupa’daki satın almalarından yapay zekâ şirketlerinin değerlemelerine kadar hemen her stratejik gelişmenin merkezinde sermaye vardır. Parayı yönetenler çoğu zaman sadece piyasaları değil, devletlerin hareket alanını da şekillendirir. Galata Bankerleri Ölmedi; Sadece Adres Değiştirdi Galata Bankerleri öldü sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Sadece adres değiştirdiler. Dün Voyvoda Caddesi’ndeki taş konaklarda oturuyorlardı. Bugün New York’ta Hudson Yards’ta… Londra City’de… Hong Kong Central’da… Şanghay Pudong’da… Singapur Marina Bay’de… Dubai gösteriyorlar. International Hatta artık Financial bazıları Centre’da insan bile faaliyet değil. Algoritmalar… Yapay zekâ modelleri… Veri merkezleri… Dijital ödeme sistemleri… Yeni çağın bankerleri haline geliyor. Dünyanın Yeni Bankerleri Kim? Bugün dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock, yaklaşık 12 trilyon doların üzerinde varlığı yönetiyor. Bu büyüklük birçok G20 ülkesinin yıllık milli gelirinden fazladır. Onun yanında; Vanguard, ⁠ State Street, ⁠ Fidelity, ⁠ JPMorgan Asset Management, Goldman Sachs Asset Management gibi kuruluşlar küresel sermayenin yönünü belirleyen aktörler haline gelmiştir. Bunlara artık devlet fonları da eklenmiştir. Norveç’in Government Pension Fund Global‘i yaklaşık 2,1 trilyon dolar, Çin’in SAFE Investment Company yaklaşık 2 trilyon dolar, China Investment Corporation yaklaşık 1,6 trilyon dolar, Abu Dhabi Investment Authority yaklaşık 1,1 trilyon dolar, Kuveyt’in KIA‘sı yaklaşık 1,1 trilyon dolar, Singapur’un GIC‘i yaklaşık 936 milyar dolar, Suudi Arabistan’ın Public Investment Fund (PIF) yaklaşık 925 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış durumda. Dün Galata Bankerleri Osmanlı’nın kaderini etkiliyordu. Bugün bu fonlar dünyanın enerji yatırımlarından limanlarına, teknoloji şirketlerinden futbol kulüplerine kadar hemen her alanda oyun kuruyor. Finansın Ağırlık Merkezi Batı’dan Doğu’ya Kayıyor. Uzun yıllar dünya finansının merkezi New York, Londra ve Frankfurt olarak kabul edildi. Bugün ise tablo değişiyor. 2026 Global Financial Centres Index’e göre New York birinci, Londra ikinci sırada yer alırken; Hong Kong üçüncü, Singapur dördüncü, Şanghay altıncı ve Dubai yedinci sıraya yükselmiş durumda. Bu sadece bir sıralama değildir. Bu, dünya ekonomisinin Atlantik’ten Asya-Pasifik’e ve Körfez’e doğru kaymasının finansal yansımasıdır. Çin üretimin merkezlerinden biri haline geldikçe sermaye de onu takip ediyor. Singapur dünyanın servet yönetim merkezi olarak yükseliyor. Dubai ise Avrupa, Asya ve Afrika arasında yeni bir finans ve yatırım köprüsü olma iddiasını güçlendiriyor. Dünya artık tek kutuplu olmadığı gibi finans sistemi de tek merkezli değildir. Galata’nın Bugünkü Büyükelçisi Galata’nın tarihini ve Levant dünyasının ruhunu en iyi anlatan yazarlardan biri bana göre hiç kuşkusuz İngiliz tarihçi Philip Mansel’dir. Ama şehirleri sadece tarihçiler yaşatmaz. Onları seven insanlar da yaşatır. Bugünün Galata’sını düşündüğümde aklıma ilk gelen isimlerden biri Uğur Ergün oluyor. Kendisine “emekli büyükelçi” demeyi doğru bulmuyorum. Çünkü gerçek büyükelçilik bir unvan değil, bir misyondur. Hiç durmadan Galata’yı geziyor. Fotoğraflıyor. Araştırıyor. Anlatıyor. Dostlarını Galata ile tanıştırıyor. Belki resmî görevi sona erdi ama Galata’nın gönüllü büyükelçiliği devam ediyor. Şehirler sadece belediyeler tarafından değil, onları seven insanlar tarafından yaşatılır. Türkiye İçin Çıkarılacak Ders; Türkiye’nin hedefi yalnızca yabancı sermaye çekmek olmamalıdır. İstanbul yeniden Avrasya’nın finans, fintech ve yatırım merkezi olmalıdır. Galata’nın ruhu İstanbul Finans Merkezi, yapay zekâ, girişim sermayesi ve yeşil finans vizyonuyla yeniden üretilmelidir. Finansal bağımsızlık artık sadece ekonomi politikası değildir; milli güvenlik politikasıdır. Güçlü emeklilik fonları, güçlü yatırım fonları, güçlü sermaye piyasaları ve güçlü hukuk sistemi olmadan büyük devlet olunamaz.

Son Söz

Bir zamanlar Galata’nın birkaç sokağında dolaşan sermaye, imparatorlukların kaderini etkiliyordu. Bugün aynı sermaye saniyeler içinde kıtalar arasında dolaşıyor. Limanlar değişiyor. Bankerler değişiyor. Teknolojiler değişiyor. Ama oyunun özü değişmiyor. Parayı yönetenler çoğu zaman sadece piyasaları değil, tarihin yönünü de belirliyor. Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat, Galata’nın geçmişiyle övünmek değil; onun girişimci ruhunu, uluslararası bağlantılarını ve küresel vizyonunu 21. yüzyılın finans mimarisine taşımaktır. Çünkü gerçek miras, eski taş binalar değil; o binaların içinde üretilen güven, sermaye ve vizyondur. Ve belki de yeniden başlamamız gereken yer tam da orasıdır..”