57Ee736E 9367 41Fd B92A 303161186D1F

Andre Gorz: "Bir yazarı sevmek, onun yazmasını sevmektir" der. Goethe de "Yazmak bir eylemdir. Bir yazarı anlamak, ancak onun zihnini yazdıklarıyla paylaşmakla mümkündür" der.

Bizler, Şair Ahmet Telli’yi hem yazdığı şiirleriyle hem de dünya görüşüyle yani zihnindekileri yazarak paylaşmasıyla sevdik.

Ankara’da yaşaması nedeniyle; çokça yan yana geldim, şiir dinletisinde, söyleşisinde bulundum. Kısa da olsa zaman zaman sohbet etme fırsatı buldum. İncinmedim. Nahif ama bir şair, bir devrimci ciddiyeti ve duruşu vardı. Bu duruş dostlarına güven, düşmanlarına korku veren bir duruştu. Düşmanları yoktu. Olsa olsa faşistler düşmanları olurdu. Usta, ürettikleriyle tarihe parmak izini! Bırakarak gitti.

Şair Telli’yi, pazar günü mahşeri bir kalabalıkla yolcu ettik. Konuşmacılar ve İMO’nun kocaman salonunu doldurup koridorlara taşan sevenleri biliyordu ki Telli’yi bedenen toprağın koynuna verdik. Anılarıyla yan yana geldiği dostlarının yüreğinde, şiirleriyle de ülke sınırlarını aşan halkların yüreğinde yaşayacaktı.

Sevgili Telli gidince; devrim duvarına koyduğun tuğlayla ve dizelerinle ayakta duracak yıkılmayacak bu kent ama şiirlerinin ve okuyanlarının öksüz kalacağı, nar çiçeklerinin ürpereceği kesin. Çiçekçilerde her yoldaşın ardından karanfiller, karanfiller…

Bir şairin ardından ne söylenebilir ki! Belki de dizelerine yaslanarak bir iki şey söylemek mümkün. Seninle olmasa da şiirlerinizle ışıklanacaktır bütün varoşlar. Fiyakalı ışıklar yanarken reklam panolarında durmadan çoğalacaktır faili meçhul cinayetler ve devam edecektir tutuklamalar, mahpusluklar…

Söylenecek söz kalmamıştır. Sözün bittiği yerdeyiz. Ama devrimci duygularla Usta şair, Ahmet Telli’yi sonsuzluğa uğurlama vaktidir.

Güle güle usta. Güle güle aşkın ve devrimin şairi, güle güle mavi gözlü güzel abim. Şiirlerinle yaşayacaksın…

GİDERSEN YIKILIR BU KENT, şiiriyle yazıma son vermek istiyorum.

Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider

Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında

Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki

Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar

Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı

Üşür müydük nar çiçekleri ürperirken

Gidersen kim sular fesleğenleri

Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu

Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor

Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun

Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına

Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor

Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız yürüyelim sokakları

Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar

Geriye mahpushaneler kalır, paslı soğuklar

Adını bilmediğimiz dostlar kalır yalnız

Yüreğimize alırız onları, ısıtırız

Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam

Gidersen kar yağar avuçlarıma

Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında

Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler

Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde

Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri

Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak

Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman

Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere

Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun

İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim

Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın

Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine

Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür

Bir tufan olurum sustuğun her yerde