Yaşanan bu büyük fon skandalından sonra Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek elbette derhal istifa etmeli ya da görevden alınmalıdır amma ve lakin sadece Mehmet Şimşek’in istifa etmesi de yetmez!
Soruşturmanın selameti ve ortada bir “insider trading” olup olmadığının şeffaf bir şekilde soruşturulup, gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi ve eğer bir suç varsa suçluların yargıya teslim edilebilmesi için BDDK’dan SPK’ya, MASAK’dan Maliye’ye kadar ne kadar ilgili ve sorumlu kurum varsa bu kurumlardaki yetkililerin tamamı açığa alınıp soruşturulmalıdır...
Bu sorumluların kişisel mal varlıkları da yakınları dahil detaylıca incelenmeli, hesapları didik didik gözden geçirilerek bu skandal ile bağlantılı bir haksız zenginleşme olup olmadığı araştırılmalıdır.
Normal bir demokraside olsak böyle bir süreçten sonra yaşanacak olanlar budur ama burası Türkiye ve Şimşek hala çıkıp bu konularda fikir beyan edebiliyor!
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek son olarak da konuşup 131 fonun tasfiye sürecinin borsayı baskı altına almayacağını söyleyereek "genele yayılmış sistemik bir riskin" söz konusu olmadığını iddia etmiş.
Peki, onun bu iddiasını ciddiye alıp, inanan olur mu?
Mehmet Şimşek’in bu güne kadar hangi iddiası doğru çıkmış ki bu iddiası doğru çıksın?
Geçmişte yaşananları bilen insanlar Şimşek’e neden inansın?
Çok ciddi miktarda fon ve bu fonlarda bulunan hisse senetleri üç ay gibi kısa bir süre içinde satılıp nakde dönüştürülmeye çalışılınca Şimşek bunun borsayı baskı altına almayacağını nasıl iddia edebilmiş doğrusu çok merak ediyorum?
Böyle bir satış dalgasının borsayı baskılamaması için elinde çok külliyetli miktarda nakdi olan, Türkiye’de borsaya yatırım yapmaya hevesli yerli ve yabancı alıcıların olması gerekir...
Peki, var mı bu miktarda alım yapabilecek böyle yatırımcılar?
Ayrıca fonlarda parası takılı olmayan ama böyle bir satış dalgasının borsayı baskılayacağını, fiyatları gün be gün aşağı çekeceğini öngören diğer yatırımcılar da önceden ellerindeki hisse senetlerini satmayı ve hisse senedi bulunduran fonlardan çıkmayı düşünürlerse ne olacak?
Dahası bu şekilde hisse senedi ve fonlardan çıkacak para nereye gidecek?
Bu külliyetli miktardaki paranın dövize ya da altına yönelmeyeceğinin bir garantisi var mı?
Dövize böyle bir talep gelirse kurlar ne olur?
Sonuç olarak bu soruların muhatabı elbette ki Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’tir onun bu işteki en hafif tabirle basiretsizliği de ortadayken bu sıkıntılı süreci gerekli olan beceri ve basiret ile yönetebileceğini düşünen var mı?
Bakınız hatırlatayım, kimse gözden kaçırmasın: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 4 Kasım 2025’te, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’nde fonlarla ilgili yaptığı açıklama: "Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz, bu alanda da düzenleme ihtiyacının farkındayız. Manipülasyonla mücadelenin dozunu, kayıt dışı ile mücadelenin dozunun üzerine çıkaracağız. Sermaye piyasalarının derinleştirilmesi bizim için en önemli hedefler arasında. Dezenflasyon süreci ile birlikte piyasalar yeniden derinleşecek" demişti.
Yani bundan yaklaşık on ay kadar önce Şimşek olanın bitenin farkında olduğunu ve yaşanacakları gördüğünü açıkça söylemiş...
Pekala, buradan soruyorum:
Madem sorun biliniyordu da on ay niye beklendi?
Bu on ay boyunca Mehmet Şimşek’in harekete geçmesini engelleyen muktedir bazı odaklar oldu mu?
Bu açıklamadan sonra geçen on ayda bu fonlardan karını cebine koyarak usul usul kimler çıktı, kimler zamanında çıkıp zarar etmekten kurtuldu?
Bu noktada bir “insider trading” şüphesi var mı?
Bu işlemlerin hepsinin satır satır kayıt altında olduğunu herkes biliyor! Şimdi bu kayıtlardan hareketle kimlerin soruşturulacağını ve bazı güç odaklarına dokunulup dokunulmayacağını hep birlikte izleyip göreceğiz.