Unutulmaya yüz tutan geleneksel el sanatlarının yeniden hayat bulduğu Altınköy Açık Hava Müzesi, bu kez Anadolu’nun halı dokuma kültürüne ev sahipliği yapıyor.
Nevşehir’den Ankara’ya gelen Fatma Turgut, el emeğiyle hazırladığı halı ve dokuma örneklerini müze ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” olarak kabul edilen Turgut, halı dokuma geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalarını sürdürüyor.
Turgut, Altındağ Belediyesi ve Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’ye desteklerinden dolayı teşekkür ederek, halı dokuma sanatını yakından tanımak isteyenleri Altınköy Açık Hava Müzesi’ne davet etti.
Yanlış tercih, 30 yıllık mesleğe dönüştü
Halı dokumacılığına başlama hikâyesinin üniversite tercihindeki bir yanlışlıkla başladığını anlatan Turgut, başlangıçta bölümü bırakmak istediğini ancak annesinin ısrarıyla eğitimine devam ettiğini söyledi.
Dokuma sanatını zaman içinde sevmeye başladığını belirten Turgut, “Bir süre sonra halı motiflerine ve renklere aşık oldum. Bu işi sevmeye başladım. Sabır, insanı selamete erdirir. Mesleğim sayesinde sabrın ne kadar değerli olduğunu öğrendim.” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 30 yıldır halı dokuyan Turgut, Nevşehir’de usta öğretici olarak da dersler veriyor.
Bir halının ortaya çıkışı uzun bir hazırlık süreci gerektiriyor
Halı dokumanın yalnızca tezgâh başında gerçekleştirilen bir işlem olmadığını anlatan Turgut, üretim öncesinde desen ve motiflerin belirlendiğini, düğüm sayılarının hesaplandığını ve kullanılacak ipliklerin hazırlandığını söyledi.
Yünün kırkıldıktan sonra yıkanıp tarandığını, ardından eğrilip bükülerek boyandığını anlatan Turgut, hazırlıkların tamamlanmasının ardından çözgünün kurulduğunu ve dokuma aşamasına geçildiğini belirtti.
“Halılar ve kilimler sözsüz mektuplardır”
Anadolu halılarındaki motiflerin yalnızca süsleme amacı taşımadığını vurgulayan Turgut, her motif ve rengin farklı anlamlar barındırdığını söyledi.
Turgut, “Halılar ve kilimler sözsüz mektuplardır. Biz o sözsüz mektupları okuyoruz.” diyerek, kullanılan renklerin ve motiflerin dokumayı yapan kişinin duygu dünyasından izler taşıdığını ifade etti.
Anadolu motiflerinde birlik, beraberlik, sevgi ve bütünlük gibi temaların öne çıktığını belirten Turgut, geçmişten gelen bu sembollerin gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Turgut, öğrencilerine de “Biz geleneğin mektuplarını yazan yazarlarız” dediğini belirterek, geçmişin geleceğe yön veren en önemli kaynaklardan biri olduğunu söyledi.




