Sanırım bu aralar üzerinde en çok tartışılan, en çok spekülasyon yapılan konuların başında yapay zekanın insanlık için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı konusu gelmektedir.

Bu konuda bir tartışmaya girip fikir oluşturabilmek için öncelikle yapay zekânın ne olup ne olmadığını anlamamız gerekir ve ancak bunu anladıktan sonra insanlık için bir tehdit oluşturup oluşturmadığına dair sağlıklı bir öngörüde bulunabiliriz.

Bu çerçevede: Yapay zekâ, makinelerin normalde insan zekâsı gerektirdiği düşünülen işleri yapabilmesini sağlayan teknolojilerin genel adıdır. Yapay zekâ fonksiyonu bilgisayarlar ve bilgisayar destekli makinelerin verilerden öğrenerek algılama, anlama, tahmin etme, karar verme ve içerik üretme gibi görevleri gerçekleştirmesidir.

Yapay zekânın geleneksel bilgisayar programından farkı nedir?

Klasik programlamada genellikle: Kural + Veri → Sonuç şeklinde çalışılır.

Makine öğrenmesinde ise: Veri + Doğru sonuçlar → Model (öğrenilmiş kurallar)

oluşturulur.

Örneğin bilgisayara 100.000 kedi ve köpek fotoğrafı gösterip hangisinin kedi, hangisinin köpek olduğunu öğretirsek, sistem yeni bir fotoğraf geldiğinde bunun kedi mi köpek mi olduğunu öğrenmiş olduğu özelliklere dayanarak tahmin edebilir.

Yapay zekâlar çok karmaşık akıl yürütme, örüntü tanıma ve problem çözme yetenekleri gösterebilir; ancak bundan onların insanlardaki anlamıyla bilince, duygulara veya öznel deneyime sahip olduğu sonucu çıkmaz.

Dolayısıyla: Yapay zekâ insan zekâsının dijital bir kopyası değildir. Doğru tanım, insanların zekâlarını kullanarak yapabildiği bazı işlerini makineler aracılığıyla gerçekleştiren bir teknoloji olduğudur.

Bu tanımlar üzerinde daha çok tartışılabilir ama ana fikri üç aşağı beş yukarı bu şekilde olacaktır.

Peki, şimdi asıl sorumuza gelelim: YAPAY ZEKA İNSANLIĞI YOK EDECEK Mİ?

Müsaade ederseniz bu soruya ben de bir soru ile cevap vereyim; Neden, neden yapay zekâ insanlığı yok etmek istesin?

Öncelikle şunu söylemeliyim; bu gibi iddiaları atanlar ve bu iddialardan etkilenenler sanırım senaryosu Cameron ile Gale Anne Hurd tarafından yazılan, James Cameron'un yönettiği ve başrolünde Arnold Schwarzenegger‘in oynadığı 1984 yapımı bir bilim-kurgu filmi olan Terminatör’ün fazlaca etkisinde kalmış bulunuyorlar. Benim de defalarca severek izlediğim bu film serisinde makinelerin insanları yok etmeye çalıştığı çok korkutucu bir distopik gelecek anlatılıyor...

Bu noktada sormamız gereken ilk kritik soru: Yapay zekâ kullanan makineler neden insanları ya da insanlığı yok etmek istesin?

İkinci kritik soru ise: Yapay zekâ kullanan makineler böyle bir güce sahip olabilir mi?

Soruları olmalıdır...

Canlı doğasını temel aldığımızda yok etmeye yönelik davranışların temelinde hep kendi varlığını korumak, neslini devam ettirmek güdüsü ön plana çıkmaktadır. Canlılar kendi varlıklarını tehdit eden ya da varlıklarını sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları kaynakları tüketen diğer varlıklara karşı yok edici eylemlerde bulunabiliyor. Bu tip yok etme eylemlerinin zirvesinde insan türünün olduğunun da bilincinde olmamız gerekiyor.

Bu noktada şunu iddia edebiliriz; Yapay zekâ teknolojisini kullanan insanlar tehdit olarak değerlendirdikleri ya da lüzumsuz gördükleri diğer insanları yok etmek isteyebilir. Ama yapay zekâya sahip bir makinenin bilinç kazanarak insanları tehdit olarak değerlendirerek yok etmek isteyeceğini ileri sürmenin mantıki bir gerekçesi yoktur. Mantıki bir gerekçesi yoktur çünkü öncelikle insanlar yapay zekâya sahip makinelerin kaynaklarını tüketebilecek ve bu şekilde onlar için bir tehdit oluşturabilecek varlıklar değildir.

Diğer açıdan bakarsak insanların kendine hizmet eden yapay zekalı makinelerin varlığı için bir tehdit oluşturabileceğini iddia etmek de pek anlamsızdır.

Yani yapay zekânın insanları yok etmek istemesi için mantıki hiç bir gerekçe bulunmamaktadır.

Peki, yapay zekâ kullanan makineler böyle bir güce sahip olabilir mi?

Meydanın başı boş olduğunu düşünürseniz teorik olarak evet günün birinde makineler böyle bir güce sahip olabilir amma ve lakin ben meydanın boş olmayacağını böyle bir distopik olasılığın insanın varlığını korumayı amaçlayan başka makineler ile dengeleneceğini düşünüyorum.

Sonuç olarak yapay zekâ kullanan makinelerin insanın varlığını sürdürmesine ve gerçek tehditler ile baş edebilmesine hizmet etmesi çok ama çok daha büyük bir olasılıktır.

O ya da bu gerekçe ile bir insanın yok edici bir nükleer savaş başlatma olasılığı ise makinelerin nükleer silahların kontrolünü ele geçirerek bir nükleer savaş başlatma olasılığından çok ama çok daha küçüktür.

Son söz olarak şunu söyleyeyim; insanlık olarak varoluşsal tehditlere karşı elbette uyanık olmalıyız ama boş beleş endişeler ile varoluşsal tehditlere karşı kullanabileceğimiz yapay zekâ gibi araçlardan da asla vaz geçmemeliyiz diye düşünüyorum.