Tolstoy’a atfedilen bir söz vardır: “Gelecek için endişe etmeyin, çünkü gelecek diye bir şey yoktur. Sadece şimdi vardır. Onun için yaşayın.”
Siyaset için de bundan daha anlamlı bir söz bulmak zor.
Elbette geçmiş önemlidir. Geçmişten ders almayan toplumlar aynı yanlışları yeniden yaşar. Gelecek de önemlidir; siyaset, yarının nasıl bir Türkiye olacağını düşünmeden yapılamaz.
Ama siyasetçinin asıl sınavı ne dün ne de yarındır.
Gününü yaşayarak ayakta kalmaya çalışan milyonlar için asıl sınav bugündür.
Türkiye siyasetinin temel sorunlarından biri de burada başlıyor.
Yıllardır birbirimize geçmişimizi anlatıyoruz.
“Sen bunu yaptın, ben şunu yaptım.”
İktidar geçmiş başarılarını anlatıyor, muhalefet geçmiş yanlışları hatırlatıyor.
Gelecek ise büyük vaatlerle anlatılıyor:
“Türkiye şöyle olacak…”
“Ekonomi böyle büyüyecek…”
“Daha güçlü bir ülke olacağız…”
Peki bugün, peki şimdi ne ?
Vatandaşın sorusu çok daha yalın: “Bugün benim hayatımda ne değişecek?”
Emekli bugün geçinemiyorsa… Açlık ve yoksulluk sınırının altında ise…
Genç bugün iş bulamıyorsa… geniş işsizlik almış başını gidiyor ise…
Kiracı bugün maaşının büyük bölümünü kiraya veriyorsa… Asgari ücretli maaşının üçte ikisini temel harcamalara ayırıyor ise… Esnaf bugün borçla ayakta kalıyorsa…Konkordatolar almış başını gidiyorsa…Çiftçi bugün ürettiğinin karşılığını alamıyorsa…İşçi bugün güvencesiz çalışıyorsa…
Kadın, yıllarca çalışmasına rağmen bugün emeklilik hakkının adaletsiz olduğunu düşünüyorsa…
Genç kendisini bu ülkenin geleceğinde değil, başka ülkelerin hayalinde görüyorsa…
Ve bütün bunların üzerine insanlarda “Ben bu ülkenin neresindeyim?” duygusu büyüyorsa, vatandaşa yalnızca geleceğin büyük Türkiye'sini anlatmanın fazla bir anlamı kalmıyor.
Çünkü insan önce bugünü,şimdiyi yaşamak istiyor.
İşte yeni bir siyasi hareketin önündeki asıl fırsat burada.
Özgür Özel’in liderliğindeki Yeni Parti, eski siyasetin kavgasına yeni bir aktör olarak katılmamalı.
Yeni bir siyaset anlayışı kurmalı.
Belki bunun adı “Şimdinin Siyaseti” olmalı.
Şimdi siyaseti geçmişi inkâr etmek değildir. Geçmişten ders çıkarmaktır.
Fakat geçmişi, bugünün sorunlarını konuşmamak için bir sığınak haline getirmemektir.
Geleceği reddetmek de değildir.
Tam tersine, geleceği bugünden kurmaktır.
Vatandaşa, “İktidara geldiğimizde her şeyi düzelteceğiz” demek yerine, “Bugün hangi sorunu nasıl çözeceğimizi biliyoruz.” diyebilmektir.
“Ekonomiyi düzelteceğiz” demek yetmez.
Nasıl?
Hangi harcamadan vazgeçilecek? Vergi yükü kimin üzerinden alınacak? Üretici nasıl korunacak? Emeklinin geliri nasıl artırılacak? İşçinin güvencesi nasıl güçlendirilecek?
Kadının çalışma ve emeklilik hayatındaki adaletsizlikler nasıl giderilecek?
Genç, bu ülkeye neden yeniden ait hissedecek?
Bunun maliyeti ne olacak?
Kaynak nereden bulunacak?
Ve en önemlisi: Vatandaş bunun sonucunu ne zaman görecek?
İşte siyaset burada başlar ve şimdiyi yaşıyor.
Yeni Parti'nin farkı yalnızca yeni kadrolar veya yeni söylemler olmamalı.
Bugünün Türkiye'sinde kendisini görünmez hisseden insanları görünür kılmak olmalı.
Çünkü siyaset yalnızca oy veren çoğunluğa konuşmak değildir.
Bugünkü siyasetin dışında kaldığını düşünen insanlara da: “Sen varsın. Senin sorunun benim meselem” diyebilmektir.
Kadına, işçiye, emekliye, gençlere, küçük esnafa, çiftçiye, engelliye, dar gelirliye, emeğiyle yaşayan milyonlara kendisini devletin ve siyasetin gerçek sahibi olarak hissettirecek bir düzen kurabilmektir.
Gençlere yalnızca iş değil, ait olabilecekleri bir ülke sunabilmektir.
Kadınlara yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir seçmen değil, ekonomik ve sosyal hayatın eşit öznesi olduklarını hissettirebilmektir.
İşçiye yalnızca ücret değil, güvence ve saygınlık verebilmektir.
Emekliye yalnızca zam değil, insanca yaşama hakkı sağlayabilmektir.
Bunun için yeni parti her ay Türkiye'nin birkaç somut sorununu seçebilir.
Sorunu ortaya koyabilir.
Nedenini anlatabilir.
Çözümünü gösterebilir.
Maliyetini hesaplayabilir.
Kaynağını açıklayabilir.
Ve sonunda halka: “Biz böyle düşünüyoruz. Siz ne düşünüyorsunuz?” diye sorabilir.
Çünkü siyaset yalnızca liderlerin halka konuştuğu bir alan değildir.
Siyaset, toplumun ortak akılla çözüm aradığı yerdir.
Eğer yeni parti bunu başarabilirse, yalnızca yeni bir parti olmaz.
Yeni bir siyaset biçiminin öncüsü olur.
Türkiye'nin ihtiyacı geçmişi unutan bir siyaset değildir.
Geçmişin esiri olmayan bir siyasettir.
Geleceği terk eden bir siyaset de değildir.
Geleceği bugünden kuran bir siyasettir.
Çünkü vatandaşın hayatı seçimden sonra başlamıyor.
Hayat başlamış ve şimdi devam ediyor.
Çocuğun eğitimi şimdi. Kiranın ödenmesi şimdi.Pazar filesinin doldurulması şimdi.İşçinin alın teri şimdi.Esnafın borcu şimdi.Emeklinin sofrası şimdi.Gençlerin umudu şimdi.Adalet beklentisi şimdi.
Öyleyse siyaset de şimdiye bakmalı.
Yeni Parti'nin en büyük iddiası:“Biz diğerlerinden farklıyız.” olmamalı.
Bunu herkes söyleyebilir.
Asıl iddia şu olmalı: “Biz dünü tartışmakla yetinmeyeceğiz. Yarını vaat etmekle de yetinmeyeceğiz. Bugünün sorunlarını teşhis edecek, bugünün çözümünü gösterecek ve yaptığımızın hesabını vereceğiz.”
Çünkü siyaset geçmişin hikâyesini anlatmak değildir. Geleceğin hayalini satmak da değildir.
Siyaset, bugün yaşayan insanın hayatını değiştirme sorumluluğudur.
Belki de yeni siyasetin en kısa tarifi budur: Dünü anlayalım. Yarını düşünelim. Ama Türkiye'yi hep birlikte bugün, şimdi değiştirelim.