Sabah uyandığınız andan itibaren zihninizde ‘’yapılacaklar’’ listesi uçuşmaya başlar. Sadece iş veya okul sorumlulukları değil, bir arkadaşın yardım çağrısı, aile büyüklerinin bitmek bilmeyen beklentileri, mesai arkadaşlarının ‘’Bunu da sen halleder misin?’’ ricası… Tüm bunlara ‘’Evet’’ derken, aslında kime ‘’Hayır’’ dediğinizi hiç düşündünüz mü? Günümüz insanının en büyük yanılgısı, her şeye yetişebileceği ve herkesi memnun edebileceği inancıdır.
Oysa sosyal uyum sağlama dürtüsü ve sevilmeme, dışlanma korkusuyla çekilen her ‘’evet’’ ruhsal enerjimizden çalınan sessiz birer tuğladır. Sürekli başkalarının sınırlarını korumak adına kendi sınırlarımızı ihlal ettiğimizde geriye tükenmiş, öfkeli ve tükenmenin eşiğinde bir benlik kalır. Psikolojide sınırlar fiziksel ve psikolojik bütünlüğümüzü koruyan görünmez duvarlardır. Bu duvarlar başkalarını dışarıda bırakmak için değil, içerideki evi güvende tutmak için vardır.
Sağlıklı bir sınır kendi ihtiyaçlarımızla başkalarının talepleri arasında denge kurabilmemizi sağlar. Ne var ki suçluluk duygusu tam da bu noktada sahneye çıkar. ‘’Hayır’’ dediğimizde karşımızdakini hayal kırıklığına uğratacağımız ya da bencilleştiğimiz yönündeki o baskıcı iç ses bizi yine aynı kısır döngünün içine çeker. Unutmamak gerekir ki suçluluk, sınır koymanın doğal bir yan etkisidir ve geçicidir. Ancak sürekli ‘’evet’’ demenin yarattığı tükenmişlik kalıcıdır. Başkalarına verdiğimiz sözlerin en değerlisi, kendimize verdiğimiz huzur sözüdür. Kendi evinizin kapısını başkalarına açmadan önce içerideki huzuru korumak için o kapıyı kapatabilmeyi öğrenmek gerekir. Çünkü ruhsal olarak tükenmiş bir zihin kimseye hakiki bir katkı sunmaz.
Sağlıklı bir ‘’hayır’’ başkasına değil, en başta kendinize uzattığınız şefkatli bir eldir. Bu adımları atmakta zorlanıyor, suçluluk duygusuyla baş etmekte ya da sınırlarınızı korumakta sürekli tıkanıklık yaşıyorsanız, bu durum yalnız olmadığınızın ve aşılması gereken derin köklü kalıpların bir göstergesidir. Kendi başınıza bu döngüyü kırmakta güçlük çektiğiniz noktada profesyonel bir uzman desteği almak kendiniz için yaptığınız en büyük yatırımdır.
Unutmayın, kendi bahçenizi sulamaktan vazgeçtiğinizde başkalarına verecek tek bir damla yeşilliğiniz kalmaz.