Günlük hayatta artık sıklıkla “Bu benim sınır ihlalim”, “Toksik bir ilişki içindeyim”, “Travma tepkisi veriyorum” gibi ifadeler duyuyoruz. Psikoloji bilimi ve terapötik kavramlar bireylerin iç dünyasını anlamlandırması, yaşadığı zorluklarla baş etmesi için eşsiz birer rehberdir. Ancak son yıllarda bu kavramlar bireylerin kendi içsel süreçlerini anlamaktan ziyade, dış dünyayla aralarına ördükleri kalın birer kalkana dönüşmektedir.
Peki iyileşme vadetmesi gereken terapi dili, ne zaman ve nasıl birer savunma mekanizmasına evriliyor? Terapötik terimler başlangıçta kişiye bir ayna tutar, farkındalık yaratır ve sorumluluk almayı sağlar. Ancak yaşanan yoğun bir çatışmayı ya da duygusal krizi “Bu benim tetiklenmem” diyerek kestirip atmak, o anki hissin derinliğine inmeyi engeller. Ya da karmaşık insan ilişkilerini ve insani kusurları “toksik” gibi kalıp yargılarla açıklamak kişiyi empati kurma zahmetinden kurtarmaktadır. Öz bakım ve sınır koyma kavramları bazen en küçük bir uzlaşı çabasından kaçınmak için birer bahane olarak kullanılabilir. Uzmanlar bazı örüntülerle sıklıkla karşılaşmaktadır. Bireyler acı veren veya rahatsız edici duygularla doğrudan yüzleşmek yerine psikolojik terimlerin arkasına saklanarak durumu rasyonelleştirme eğilimi gösterebilirler. Örneğin, yapıcı bir eleştiriye maruz kalan biri dinleyip anlamaya çalışmak yerine karşısındakini “psikolojik şiddet” uygulamakla suçlayabilir.
Bu tavır ilk başta kişiyi koruyor gibi görünse de aslında onu dış dünyaya karşı daha kırılgan ve yalnız kılmaktadır. Terapi dilinin bir savunma mekanizmasına dönüşüp dönüşmediğini anlamak için bu soruları sormak önemlidir: Bu kavramları kullanırken amacım anlamak ve iyileşmek mi yoksa karşımdaki insanı susturmak, eleştiriden muaf kalmak ve güvenli mesafede durmak mı? Gerçek psikolojik olgunluk kırılganlığı göze alabilmek, hatayla yüzleşebilmek ve yargılamadan dinleyebilmektir. Kavramlar sadece birer haritadır. Savunmaları sevgiyle kenara bırakıp gerçek benliğinizle tanışmak ve profesyonel rehberlikle bu yolda adım atmak için bir terapi seansı ile ilk adımı atabilirsiniz.
Herkese sağlıklı günler dilerim.