Geçmişi hatırlatmak toplumlarda geleceğe ışık tutar. 15 Temmuz 2016 Fetö darbesinden hemen sonraydı. Cumhurbaşkanı RTE ile ona bir ara “diktatör bozuntusu” demiş olan CHP’nin önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir araya geliyorlar. El sıkışıyorlar.
Yanlarında kim var, biliyor musunuz?
Başbakan Binali Yıldırım bir diğeri ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli var. Sözde o tarihlerde de “beyaz sayfa” açıyorlardı. Birlik beraberlik rüzgârı estireceklerdi.
Birlik rüzgârının Türkiye'yi sarma gereksinimi “altın neslin katilleştiği” Fetö darbe gecesi ortaya çıkmıştı.
Balyoz Davası'ndan 3'er yıl hapis yatan 3 subay; Kurmay Albay Aziz Yılmaz, Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu, Kurmay Albay Ali Demir, beylik tabancalarını alıp sivil kıyafetle Jandarma Genel Komutanlığı'na koşmuşlardı. Katilleşmiş altın nesil FETÖ'cü darbecilerle sabaha kadar çatıştılar. Gerçek subaylar böyle olurdu.
İşin bir başka cephesi 15 Temmuz 2016 darbesinden sonra “Ben sizin adamınızım beni Türkiye'ye vermeyin” diye ABD'ye salya sümük yalvaracak duruma düşen Fethullah Gülen'in “altın nesil” dediği yapı; orduya, yargıya, polise, Meclis'e, MİT'e, partiye, hastaneye, dershaneye, camiye, dine, diyanete, üniversiteye, bankaya, fabrikaya, sağlık ve mezarlık dahil her yere sızmıştı.
Sızarken de sırtını (kutulardan dolar çıkıncıya kadar) RTE ve ekibine dayamıştı. Çünkü Fethullah Gülen de RTE’de bize “İslami enerjiyi ordu dahil tüm devlet ve toplum yapısına sokarsak dünyanın en ileri İslam ülkesi oluruz” diyorlardı.
Gülen “altın neslini” orduya ve yargıya sızdırma peşinde ve RTE’de “dindar neslini” devlete yerleştirme peşindeydi.
O tarihlerde Fethullah Gülen, kâğıt 1 Amerikan Doları'nı okuyup, üfleyip devletin her katına ve toplumun her katmanına sızdırdığı “altın neslin önde gelenlerine” göndermişti. “Altın nesil “ okunmuş Amerikan Doları'nı gösterip birbirlerini tanıyorlarmış ve aynı zamanda okunmuş üflenmiş kâğıt Amerikan doları, darbeyi başarıp Türkiye'ye “Ayetullah Fethullulah olarak” dönmeyi planlamış Fethullah'a biat etme göstergesi oluyormuş.
Bu girişten sonra şu soruları sormak ve yanıtını vermek yerinde olur.
Feto’nun “Altın nesli” katil çıktı mı? Çıktı.
RTE’nin “Dindar neslinin” sonu ne olur? Herkes biliyor.
Altın nesil ne oldu? 15 Temmuz 2016 gecesi gördük. Fetö’nün “Altın nesli” katil çıktı.
Önümüzdeki gelecek yıllarda “dindar neslin ne yapacağını” bekleyip daha kötü şeyler mi göreceğiz? Cumhurbaşkanı RTE, cumhurbaşkanı olmadan önce ve olduktan sonra “Amacımız dindar, muhafazakâr, demokrat bir nesil… Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz…” demişti.
Fethullah Gülen de “dindar altın neslin demokrat olduğunu” hep söylüyordu ve dini torna yapıp gençleri bu tornadan geçirerek kendine katilleşecek kadar gözü dönmüş biatçi bir yapı kuruyordu.
Türkiye halkı bu olayları yaşadıktan sonra gerçekleri görüp ders çıkarmaları gerekir. Ama RTE’nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in; “ontolojik bütünlük, epistemolojik üstünlük, aksiyolojik olgunluk” adı altında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” yutturmacısını topluma dayatıyor. Devlet büyüklerinin “dindar gençlik yetiştireceğiz” diyerek vatandaşa din dayatmasının sonu işte felaket, iç çatışma, kardeşi kardeşe kırdırma, ABD'ye kukla olma yollarını açtı.
Dini ve tanrıyı Siyasette kullanmayın. Din, kişinin vicdanında ve düşünce özgürlüğünde açan bir çiçek kalsın. Devletin içine sızmasın! Orduya, yargıya sızmasın. Bırakın gençliği, özgür birey olarak din inancını vicdanında yaşasın! Kin ile dini birleştiren örtülü ödenek beslemesi şair Necip Fazıl'ı gençlere örnek göstermekten vazgeçin! Fethullah'ın sonunu gördük. ABD’de kurduğu taht devam ediyor. Değil mi?