Aşağı yukarı herkesin bildiği bir söz vardır. “Elin atına binen bayram günü yaya kalır…” diye…

AKP’nin Genel Başkanı RTE, öğünmekte hiç geri durmaz. Karadeniz’de doğalgaz keşfettik. Gabar dağında petrol bulduk. Türkiye’nin uzaya ilk astronotunu biz gönderdik. Türkiye’nin birinci vergi mükellefi olan RTE’nin damadı İHA ve SİHA üretti. Say gitsin...

Türkiye yangın yerine döndü. Bu yangınla; faizler çıldırdı. İktidar destekçisi mutlu azınlık servetini artırdı. Halkın çoğunluğu varlığını kaybetti. Fakir halk yığınlarının sırtından şirketlere, yeni zenginler ile yurt dışı para sahiplerine “servet transferi yapan” bir “yalama düzen” kuruldu. RTE; yangını bu düzenin ürünüydü.

İncelerseniz döviz üretimi ile döviz harcaması arasındaki fark yani cari açık devam ediyor. Yalandan kim ölmüş? Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı, “döviz rezervimizi artırdık” diyebiliyorlar.

RTE ve ekibi yeni övünme modeli buldular. Yani elin atına bindiler. Türkiye bayram günü yaya kalsın diye…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticisi Çin şirketi BYD Başkanı Wang’ı bir yanına aldı, öbür yanında Türk Sanayi Bakanı Mehmet Fatih’i aldı. Kendisi ortaya durdu ve fotoğraf çektirdi. “Çinli fabrika kuracak” diye öğündüler.

Bakın! Çinli şirket, Türkiye’nin en güzel tarım illerinden biri olan Manisa’da kendisine verilen arazi üzerinde 1 milyar dolarlık yatırım yapıp, elektrikle çalışan otomobil fabrikası kuracak.

BYD’nin Amerika CEO’su Stella Li ise olacakları bir bir açıkladı; “Türk Cumhurbaşkanı ve bakanlık yetkilileri ile yaptığımız toplantı harika bir uyum içinde geçti” dedi. Ve devam etti: Araziyi çok beğendik. Yemekler de nefisti. Türkiye’yi “geleceğin teknoloji merkezi” yapacağız, Türkiye’yi geleceğin “ girişimcilik merkezi” yapacağız, Çinliler yılda 200 milyar doları turistik seyahate harcama zenginliğine ulaştılar, Çinli turisti Türkiye’ye yollayacağız; Türkiye’yi geleceğin “turizm merkezi” yapacağız.” cümlelerini sıraladı.

Oysa emperyalist ülkelere verilen destek halka verilmiyordu. Evi enflasyon ateşine tutuşmuş yanmakta olan halk Türkiye’de iktidarın en yeni övünme aracı TOGG’un geleceğini düşünenler ise karalar bağlıyordu.

Çünkü Çin şirketi  gelsin diye ona Meclis’in kararı ve RTE’nin onayı ile yüzde 30 oranında teşvik sağlanıyordu. İç pazara satışında yüksek vergi indirimi (OTV avantajı) avantajı sunulacak. Bu durumda Çinli, elektrikli otomobil iç pazarını TOGG’ un elinden almaz mıydı?

  TOGG 1 milyon 800 bin TL’ye satılırken BYD’nin marka otomobili, 1 milyon 350 bin TL’ye Türk alıcıya sunulur. Türkler de zaten son 22 yıldır hem ucuzu hem Çin malını sevmeye alıştırıldı. TOGG’u bırakıp Çinlinin otomobiline binenler, TOGG’un tekerine çomak olurdu!

Tarihe bakacak olursak Çin, “Elin atına binenin bayramda yaya kalacağını” çok iyi biliyordu. İngiliz emperyalizmin sömürgeci tüccarlarının, Çinlilerin afyon düşkünlüğünü keşfedip; Hindistan’dan ucuza afyon alıp, Çinlilere neredeyse 100 yıl boyunca pahalı satılarını biliyorlardı. Çin iç pazarından sağladıkları yüksek afyon kazancı ile de Çin’in yerli üretim ipek kumaşlarını ucuza kapatıp Avrupa’ya ve dünyaya pahalıya pazarladılar.

Çinli dün kendi yaşadığını bugün Türkiye’ye uygulayabilir. Çinli, Türkiye’deki iktidarın “övünme afyonunu” kendisinin ileri teknoloji ve yüksek girişimciliğe dayalı yayılma stratejisinin kaldıracı olarak kullanıyor, olmaz mı?

Şimdi sizlere bir anımsatma yapayım.

AKP iktidarı, şimdi Çinli geldi diye yeni bir övünme düdüğü buldu çalıyor.

 Ama dünyanın bütün iyi marklarını üretmekte olan Türkiye otomotiv sektörü 2023 yılında 6,5 milyar dolar açık verdi. Yani ithalatı ihracatından 6,5 milyar dolar daha fazla oldu.

Bütün bu gerçekleri her yurttaşın bilmesi gerekiyor. Türkiye’de örgütsüz bir toplum oluşturuldu. “Elin atına binmenin” halkı “bayram günü” yaya bırakacağını herkesin bilmesi gerekiyor. Olan uygulamaların, olması lazım gelene ters ise üretim ve tüketim dengelenmez. Olanların kötülüğü iktidarların uygulamasından başka bir şey değildir. Ya iktidarı değiştireceksiniz. Ya da yoksulluğa devam edeceksin. Bu doğru mu? Doğru…