Elon Musk “Şu anda şekillenmekte olan medeniyet, tarihte kıtlığı yönetmek üzerine değil, ortadan kaldırmak üzerine inşa edilen ilk medeniyet olacak.” diyor. Bu cümle aslında yeni yeni şekillenen çağımızı tanımlıyor
Ekonomi; insanların sonsuz olan ihtiyaç ve isteklerinin, doğada kıt olan kaynaklarla nasıl karşılanacağını inceleyen bilim dalıdır. Bu temel gerçek, bireylerin ve toplumların sürekli olarak tercihler yapmasını ve kaynakların en verimli şekilde nasıl dağıtılacağını planlamasını zorunlu kılar.
Ben de bu bilindik, geleneksel açıklamayı hep sorgulamış ve sonsuz olan evrende kaynakların kıt olamayacağını, evrende kıt olan tek şeyin insan, insan emeği ve bilgisi olduğunu savunmuşumdur.
Bir çok kişi insanların çok sayıda olduğunu savunsa da aslında evrendeki en nadir şey insandır!
İnsanların sonsuz miktarda kaynağa ulaşmasının önündeki tek engel ise insan emeği ve bilgisinin eksikliğidir.
Sanayi devrimi ile üretimde makinelerin kullanılması insan emeğinin yarattığı sınırlamaları aşmamızı sağlamıştı. Şimdi yeni bir devrim geliyor insanın kas gücü sınırlarını aşmamızı sağlayan devrim bir ileri aşamaya taşınıyor, insanların beyin ve bilgi gücünün sınırlarını aşmamızın da önü açılıyor.
Bu konuda Elon Musk tarafından geliştirilen vizyona dair sosyal medyada gördüğüm bir yazıyı sizinle de paylaşmak isterim:
İnsanlık tarihi boyunca ekonomi, "kıt kaynakların nasıl dağıtılacağı" üzerine kuruluydu. Musk, tarihte ilk kez "kaynakların nasıl paylaşılacağı" değil, her şeyin herkese yetecek kadar çok olduğu bir "bolluk medeniyeti" (post-scarcity) kurulacağını savunuyor.
Bu görüşü savunan Elon Musk, insanlık tarihinin en eski düşmanına savaş açtı.
Bir ülke değil.
Bir ideoloji değil.
Kıtlık.
On bin yıldır, her savaş, her imparatorluk, her devrim aynı kökene dayanıyor.
Yeterli değil.
Yeterli yiyecek yok. Yeterli toprak yok. Yeterli iş gücü yok. Yeterli enerji yok.
Şimdiye kadar kurulmuş her siyasi sistem, hiçbir zaman yeterince büyük olmayan bir pastayı bölüşmek için farklı bir stratejiydi.
Feodalizm. Kapitalizm. Komünizm. Sosyalizm.
Aynı soruya farklı cevaplar: Masada yemek azaldığında kim yer?
Musk: “Tesla açıkça sürdürülebilir teknolojiyle ilgilidir ve şu anda misyonumuza sürdürülebilir bolluğu da ekledik.”
Sürdürülebilir bolluk.
Ekonominin 250 yıldır öğrettiği her şeyle çelişen iki kelime.
Bu disiplinin tamamı, kıt kaynakların incelenmesi üzerine kurulmuştu. Adam Smith. Ricardo. Keynes. Marx.
Her biri kıtlığı bir doğa kanunu olarak kabul etti.
Musk ise bunu geçici bir mühendislik sorunu olarak ele alıyor.
Musk: “İnsanlar genellikle küresel yoksulluğu çözmekten ya da herkese çok yüksek bir yaşam standardı sağlamaktan bahseder. Bence bunu yapmanın tek yolu yapay zeka ve robotiktir.”
Politikacılar, Fransız Devrimi’nden beri yoksulluğu sona erdireceklerine söz verdiler.
Hiçbiri buna yaklaşamadı.
Çünkü kıtlığı yeniden dağıtarak ortadan kaldıramazsınız. Kıtlığı başka yerlere taşıyabilirsiniz. Adını değiştirebilirsiniz. Sübvanse edebilirsiniz.
Yasalarla ortadan kaldıramazsınız.
Ama mühendislikle ortadan kaldırabilirsiniz.
Otonom bir robot, sadece güneş ışığı ve yazılımla lityum madenciliği yapıp, güneş panelleri kurup, fabrikayı kablolayıp, ürünü monte edebildiğinde, işgücü maliyeti sıfıra yaklaşır.
İşgücü sıfıra düştüğünde, mallar da onu takip eder.
Mallar sıfıra düştüğünde, yoksulluğun hayatta kalabilmesi için hiçbir mekanizma kalmaz.
Bu hayırseverlik değil.
Bu politika değil.
Bu fizik.
Modern medeniyetin ardındaki varsayım, iyi bir yaşamın onlarca yıllık yorucu emek gerektirdiğidir.
Bu hiçbir zaman bir doğa kanunu olmadı. Bu, araçlarımızın bir sınırlamasıydı.
Yoksulluğu çözmeye çalışan her hükümet, bir semptomu tedavi ediyordu.
Musk ise hastalığı ortadan kaldırıyor.
Yükselen her imparatorluk, kıtlığı kontrol ederek bunu başardı. Yıkılan her imparatorluk ise kıtlığın galip gelmesi nedeniyle yıkıldı.
Şu anda şekillenmekte olan medeniyet, tarihte kıtlığı yönetmek üzerine değil, ortadan kaldırmak üzerine inşa edilen ilk medeniyet olacak.
Yoksulluk bir konuşma, bir zirve veya bir vergi kanunu ile sona ermeyecek.
Yoksulluk, mühendislik yoluyla ortadan kaldırılacak.
Musk'ın vizyonunda "post-scarcity" (kıtlık sonrası) olarak adlandırılan, temel ihtiyaçların herkes için bolca karşılanabildiği, insan emeğinin zorunluluk değil tercih olduğu bir medeniyet yapısı hedeflenmektedir.
Musk, bu süreçte paranın anlamını yitirebileceğini ve herkesin yüksek bir refah seviyesine sahip olduğu bir "evrensel temel yüksek gelir" modeline geçileceğini öngörüyor.