Recep bey İYİ Parti Eski Genel Başkanı Meral Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve hain bir suikast ile katledilen Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve kızları Bengisu ve Banuçiçek ile bir araya gelip, görüntü verince anlaşılan Bahçeli çok sinirlenmiş.

Bahçeli’nin yaşadığı hayal kırıklığını da yansıtan, buram buram hüzün kokan açıklamasını görünce Sezen Aksu’nun o meşhur şarkısının aşağıdaki dizeleri geldi aklıma

Böyle de nispet olmaz ki!
Seni gidi zalim yar!
Zorla da kısmet olmaz ki!
Seni gidi hain yar!

 

Bana ne, bana ne, bana ne!
Beni al, beni al, onu alma!
Bana ne, bana ne, bana ne!
Beni al, beni al, onu alma!

Şaka, gırgır bir yana Bahçeli’nin yayınladığı metin son derecede dikkat çekici, tepkisel ve nerede ise bir ültimatom kıvamındadır!

Aslında uzunca bir süredir siyaset kulislerinde Cumhur ittifakı ortakları arasında soğuk rüzgârlar estiği, Erdoğan’ın Bahçeli’den kurtulmayı istediği konuşuluyordu.

İşin açığı Bahçeli Erdoğan birlikteliği zaten zoraki bir evlilik gibidir, herkes kimin tahammülünün daha önce biteceğini, kimin yeter artık diyeceğini bekliyordu ve sanırım ilk tahammülü biten de Bahçeli oldu.

Erdoğan’ın Bahçeli’yi en çok sinirlendiren hareketi ise herhalde Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı rahmetli Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ve kızları Bengisu ve Banuçiçek ile bir araya gelip görüntü vermesi oldu.

Bana göre bu hareket Bahçeli için bardağı taşıran son damla olmuştur, zaten konuşma metninde de bunu kast ederek:

“İddianamesi hazırlanan bir cinayet davası üzerinden de Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e yönelik itibar suikastının yaygınlaşması, bu suikasta refakat eden kimi isimlerin sürekli parlatılması, dahası kapı kapı gezdirilmesi, ekran ekran dolaştırılması, bir hak ve hukuk arayışından öte iç huzur ve barış ortamını zehirlemeye tam teşebbüstür.

Milliyetçi Hareket Partisi mezkûr davanın 1 Temmuz 2024 tarihinde yapılacak duruşmasında mutlaka hazır bulunacak, karanlık oyunlarla ve bu oyunların figüranlarıyla Türk yargısının huzurunda hesaplaşacaktır. 

Yurt içi ve yurt dışı menşeli çıkar odaklarının, yıkım ortaklarının, siyasi istikrar muhalifi çevrelerin, bilhassa da Cumhur İttifakı muarızlarının partimizi töhmet altında bırakmak, bir yol ayrımının inşasını sağlamak maksadıyla kesintisiz faaliyet içinde oldukları meydandadır.” Deniyor…

Metin oldukça uzun ama Bahçeli bu metinde Erdoğan’ı açıkça artık yolların ayrılabileceği blöfü ile de tehdit ediyor ve:

“AK Parti içindeki gayri memnun kesimin devamlı suyu bulandırmasını da dikkate alarak, AK Parti ile CHP arasında geniş tabanlı bir ittifakın vücuda gelmesi, buna da altılı masanın diğer unsurlarının desteği Milliyetçi Hareket Partisi’nin samimi dileği ve temennisidir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı görüşmeleri, kurduğu ilişki ağlarını, icra ettiği ikili temasları saygıyla karşılıyor, zatı devletlerini daha da rahatlatmak için bir kez daha feragatle hareket edip karşılıksız inisiyatif alıyor ve bu tercihimizi aziz milletimizle paylaşıyoruz” Diyor!

Görünen o ki Bahçeli çok ama çok kızmış…

Peki, bu saatten sonra bu kızgınlığın sonucu ne olur?

Cumhur İttifakındaki çatlak yapışır mı?

Bu biraz da Erdoğan’ın bundan sonraki söz ve eylemlerine bağlı, eğer Erdoğan Bahçeli’yi ayağındaki pranga olarak görüyor ve kurtulmak istiyorsa bu çatlak yürür ve parçalanmaya gider sonrasını da kimse öngöremez…