Vallahi ben HalkTv programcısı İsmail Küçükkaya’nın yalancısıyım, bu sözü onun ağzından duydum.

İsmail Küçükkaya HalkTv’de sunduğu Yeni Bir Sabah programında anlattı; bir araya geldiklerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e halktan gelen bazı soruları sormuş ve bu soruların en önemlisi de neden artık bir zamanlar çok kullanılan “beşli çete” tabirini kullanmadığı yönünde olmuş.

İsmail Küçükkaya’nın anlattığına göre bu soruya Özgür Özel “bir kere beşli çete değil 20 den fazla böyle iktidarın koruyup kolladığı firma var. Bu firmalar Türkiye’nin başına bela olan Yap İşlet Devret projelerinin sahibi. Biz iktidara geldiğimizde hesaba kitaba bakacağız ve bu yatırımaları kamulaştıracağız.” demiş.

Evet, iktidarın “devletin cebinden beş kuruş çıkmayacak” propagandası ile yaptırdığı bu Yap İşlet Devret projeleri bu gün bütçeye en fazla yük getiren kalemlerden biri haline gelmiş bulunmaktadır.

Bu sorunun çözülmesi ve bazı hükümete yakın imtiyazlı firmaların haksız kazanç ya da fahiş kar elde etmesini önlemenin tek makul ve hukuki yolu bu firmaları ya da yatırımları kamulaştırmaktan geçer.

Bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i sonuna kadar destekliyorum.

Hakkaniyete aykırı olmadan çağırırsın firmaları açarsın defter kitabı, projeyi kaça mal etmiş kaça satmış ne kar elde etmiş ve daha ne kadar kar elde edecek görürsün. Diyelim ki yatırım 10 milyar dolara mal olmuş verirsin eline % 5 kar, 10 milyar 500 milyon dolara yatırımı kamulaştırırsın olur biter itiraz eden olursa da “sen bu devleti, milleti sevmiyor muydun yetmez mi bu kazanç?” der çıkarsın işin içinden…

Kamulaştırdığın güne kadar ödediğin parayı düşer gerisini firmaya öder hesabı kapatırsın bu kadar basit.

Elbette burada çok dikkat edilmesi gereken husus firmaların maliyet rakamlarını şişirmesini yememektir!

Bir işin yapılacağı makul bir fiyat vardır ve bu fiyatın üzerinde bir maliyet varsa bunu dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirip MASAK tarafından soruşturulma başlatılmalıdır.

Haaa bir firma çok ayak direr de “ben bu ballı kaymaklı işten uzlaşı ile vazgeçmem” derse çıkarırsın vergileri %99’a, vergi müfettişlerine her gün şirketi denetletir, köşe bucağa baktırıp kaçağa köçeğe izin vermezsin bak bakayım o zaman ne yapıyorlar…

Netice itibari ile Özgür Özel doğru yolda, doğru çözümün peşinde bu ülkeyi seven aklı başı yerinde herkesin onun bu politikasını desteklemesi lazım diye düşünüyorum.

Şimdilik bu konuda söylenecek daha fazla bir şey yok, olayların gelişimini izleyeceğim.

Burada bir başka konuya geçmek istiyorum bu konu: Cumhurbaşkanı Recep Bey’in meclis kürsüsünden sarf ettiği “İsrail'in bir sonraki hedefi bizim topraklarımız olacaktır” Sözleri…

Peşin peşin söyleyeyim bu sözler tamamı ile iç politikaya yöneliktir!

Bu sözlerin amacı halkın karşısına yeni bir tehdit koyarak korkutup, içerideki ekonomik, hukuki, sosyal sorunların konuşulmasını engellemek ve korkup iktidarın etrafında konsolide olmalarını sağlamaktır.

İsrail’in Türkiye’yi tehdit etmesi öncelikle pratik olarak mümkün değildir. İsrail’in diğer halklarda dâhil olmak üzere nüfusu sadece 9,5 milyondur 85 milyonluk Türkiye’yi işgal etmesi hayal dahi edilemez. Minnacık bir Filistin ile baş edemeyen İsrail 85 milyonluk koskoca Türkiye ile nasıl baş edebilir diye kimse düşünmüyor mu?

İsrail ordusu İsrail’den çıkacak Lübnan’ı Suriye’yi geçecek gelip Türkiye’yi işgal edecek he mi? Yahu buna kargalar bile gülmez mi?

Ayrıca Türkiye bir NATO ülkesi 5. Madde kapsamında saldırıya uğradığında tüm üye ülkeler destek vermek zorundadır.

Bakın İsrail’in Gazze’de orantısız güç kullanımı savaş suçları kapsamında değerlendirilse bile Türkiye için İsrail asla askeri bir tehdit değildir, olması bile mümkün değildir.

Mitolojik hikâyelerde geçen vaat edilmiş topraklar ile Türkiye’nin coğrafi bir ilgisi de yoktur. İsrail ile çatışan İslamcılar masa başında çizilmiş uyduruk haritalar ile Türk halkını korkutmaya, Türkiye ile İsrail’i çatıştırıp Türkiye’yi kendi yanlarına çekmeye çalışıyorlar yapılan budur.

Amma ve lakin Türkiye’de asli tehdit Türkiye Cumhuriyet’ini yıkma ve yerine teokratik bir diktatörlük kurma hayalini saklamayan, Hizbullah ve Hamas gibi terör örgütlerini destekleyen İslamcılardır. HüdaPar gibi bu hedefi saklamayan bazıları bu gün Cumhur İttifakının ortağı olarak mecliste bulunuyorlar ve Anayasanın ilk dört maddesini açıkça hedef almaktan da çekinmiyorlar.

İsrail misrail derken asıl bu büyük tehdidi gözden kaçırmayalım derim…