Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası beklentilere uygun olarak finansal koşulların önemli ölçüde sıkılaştığına ve parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkileri olacağına işaret ederek, bir haftalık repo faizini yüzde 50 seviyesinde bıraktı. Karar metninde, “Mart ayında atılan adımların etkisiyle finansal koşullar önemli ölçüde sıkılaşmıştır. Parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Kurul, parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de göz önünde bulundurarak politika faizinin sabit tutulmasına karar vermekle birlikte, enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu yinelemiştir” denildi.

Faizlerin ne noktada olması gerektiğini anlayabilmek için önce enflasyonun gerçekten de ne seviyede olduğunu bilmemiz gerekir. Enflasyonu o ya da bu sebepten dolayı doğru ölçemez ya da doğru ölçtüğünüz halde doğru açıklamazsanız faizlerin doğru noktada belirlenip belirlenmediğini de bilemezsiniz.

Bakınız bu gün Türkiye’de hemen hemen hiç kimse TÜİK tarafından ölçülüp açıklanan enflasyon verilerine inanmıyor ve hesap kitap yaparken de bu verileri kullanmıyor.

Nasıl kullansınlar ki hatırlatayım 2024 yılı Mart dönemindeki ENAG ve TÜİK ölçümleri şöyleydi:

  • ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi, E-TÜFE'deki 12 aylık artış oranı %124,63 olarak gerçekleşti.
  • TÜİK aynı dönem için endekste bir önceki yılın aynı ayına göre % 68,50 artış gerçekleşti diyorlar.


Bakın aynı olayı ölçen bu iki kurum arasındaki fark yüz de yüze yakın olabilir mi?

Böyle bir fark ortaya çıkarsa kim hangisinin daha doğru olduğunu bilebilir?

Elbette hiç kimse…

Doğal olarak herkes olası en kötü senaryoya göre kendini ayarlıyor.

Elbette faizleri belirlerken öncelikle beklenen enflasyon verisi önemlidir ve lakin atalarımız perşembenin gelişi çarşambadan bellidir demişler değil mi?

Daha enflasyonu doğru düzgün ölçemeyen bir iktidarın enflasyon öngörülerine kim inanır?

Elbette hiç kimse…

İktidar çok uzun zamandır topluma masal anlatıyor enflasyon düştü düşecek, bu yaz düşecek, baz etkisi ile düşecek deyip duruyor. Hatırlayın Hazine ve Maliye eski bakanı Nureddin Nebati 2023 Mayıs seçimlerine tek haneli enflasyon ile girileceğini iddia etmişti sonra ne oldu enflasyon bırak tek haneye inmeyi üç haneye çıktı değil mi?

Bu gibi söylemler yüzünden iktidar yalancı çobana döndü, artık doğru söylese bile inandıracak kimseyi bulamıyor…

Bu yüzden iktidarın çok büyük bir inandırıcılık ve güven sorunu var hiç kimse iktidar tarafından yapılan öngörülere inanmıyor bu tip beklentileri kâale bile almıyor.

Baktığın zaman faizleri ciddi miktarda artırmış gibi görünüyorlar ve lakin bu gün faizler hem de TÜİK tarafından ölçülen gerçekleşen enflasyona göre hala aşırı negatif bölgede bulunuyor. Siz bir de faiz seviyesini ENAG tarafından ölçülen gerçekleşen enflasyona göre değerlendirirseniz faizlerin gerçekleşen enflasyonun yarısından az bir sevide, aşırının aşırısı negatif bölgede olduğunu görürsünüz.

Bu noktada birinin bu seviyedeki bir faize itibar edip parasını Türk Lirasında tutması için aklını peynir ekmekle yemesi gerekir değil mi?

Fakat burada bir sorun daha var enflasyonu serbest bırakıp, kurları baskıladıkları ve yapay olarak son derecede düşük bir seviyede tuttukları için paranın dövize ve hatta altına gitmesi bile yatırımcıları kurtarmıyor.
Bu durumda da yatırımcılar daha ziyade emtia ve gayrimenkule kaymak zorunda kalıyor. Yatırım yapacak kadar birikimi olmayan ise paramı enflasyon yiyeceğine oturur kendim yerim diye gerekli gereksiz harcama yapıyor, tüketim yaratıyor. Sonuçta faizler talebi de azaltmıyor ve hatta körüklüyor.

Bu noktada talebi kısmaya yönelik politikalar da çözüm olmayacaktır. Talebi kısmaya çalıştığın zaman üreticiler buna fiyatları düşürerek değil arzı düşürerek fiyatları yükselterek cevap vereceklerdir ve bu durum da fiyatlar genel seviyesini daha da yukarı çekecek yönde bir etki yaratacaktır.

Sonuç bu iktidarın enflasyon kalıcı bir şekilde düşürebilmesi mümkün değildir.