Hak merhametten büyüktür.
Bazı tarihler vardır; kağıt üzerine atılan basit bir imza olmanın çok ötesine geçer. Onlar, bir binanın kapısına asılan sıradan bir tabelayı değil; bir milletin vicdanına vurulan eşitlik ve özgürlük mührünü simgeler.
Toplumların gerçek gelişmişlik düzeyi yüksek gökdelenleriyle, geniş otoyollarıyla ya da parlak ekonomik istatistikleriyle ölçülmez. Bir medeniyetin niteliği, en kırılgan bireylerine ne kadar özgür, ne kadar bağımsız ve ne kadar onurlu bir yaşam sunabildiğiyle tarif edilir.
İşte bu tarihsel eşikte, kuruluşu ilan edilen Anadolu Engelli Hakları Federasyonu, sıradan bir sivil toplum hamlesi değil; toplumsal vicdanın ayağa kalkışı ve tarihi bir dönüm noktasıdır.

Bugüne dek hep aynı sahneyi izledik. Bir çocuğun okul kapısından giremeyişini sadece o ailenin çilesi sandık. Bir gencin yeteneğiyle değil, engelinden ötürü önyargıyla reddedilişini bireysel bir şanssızlık gördük. Çoğumuzun birkaç saniyede umursamadan geçtiği bir kaldırımın, tekerlekli sandalye kullanan bir yurttaş için aşılmaz bir sura dönüştüğüne tanık olduk. Oysa o kapıların önünde sınıfta kalan tek tek bireyler değil, doğrudan doğruya toplumun kendisiydi.
Asıl mesele hiçbir zaman bedenlerdeki engeller olmadı.
Asıl engel, görmeyen gözlerde değil; görmek istemeyen bakışlardaydı.
Asıl engel, yürüyemeyen bacaklarda değil; kaldırımları ve zihinleri erişilemez kılan anlayıştaydı.
En büyük engel ise insanı "yardım bekleyen bir muhtaç" olarak gören; onu eşit bir yurttaş saymayan zihniyetti.
Artık radikal bir paradigma değişiminin vaktidir. Bizim kavramları doğru oturtmamız gerekiyor. Hak; yardım değildir, lütuf değildir, merhamet hiç değildir. Hak, insan olmanın doğuştan gelen ve pazarlık konusu edilemez onurudur. Erişilebilirlik bir ayrıcalık değil; tıpkı soluduğumuz hava gibi temel bir insan hakkıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz" sözü sadece mahkeme salonlarını işaret etmez. Adalet; okul kapısındaki rampadır, otobüse tek başına binebilmektir, iş görüşmesinde engelin değil emeğin konuşulmasıdır.
Engelli bireyler yıllarca "sosyal yardım" başlığı altına sıkıştırıldı. Özel günlerde hatırlandı, ajitasyon dolu fotoğraflara özne yapıldı ve ertesi gün yeniden görünmezliğe terk edildi. Oysa hiç kimse acınmak veya eksik görülmek istemez. İnsan sadece eşit yaşamak, sadece hakkı olanı almak ister.
Fethiye merkezli kurulan Anadolu Engelli Hakları Federasyonu, yardım temelli bu sığ anlayışı yıkıp yerine "hak temelli" yaklaşımı koymak üzere yola çıkıyor.
Beş köklü yapının (Fethiye Sakatlar Derneği, Kuşadası Engelsiz Engellilere Yaşatma Derneği, Girişimci Engelli İş İnsanları Derneği, Dünya Görmeyenler Derneği ve Kırklareli Engelli Hakları Derneği) Kurucu Genel Başkan Aydoğan Arslanca öncülüğünde birleşmesi, parçalı mücadelelerin ulusal bir hak hareketine dönüşmesidir. Beş kurucu yapının öncülüğünde ve toplam 14 derneğin güçlü dayanışmasıyla tecelli eden bu tarihi omuz omuza duruş, engelsiz bir geleceğe giden yolda toplumun tüm kesimlerine örnek teşkil eden sarsılmaz bir kararlılık tablosu çizmektedir.

Bu buluşma; Hacı Bektaş-ı Veli’nin "Bir olalım, iri olalım, diri olalım" çağrısının ve Mevlana’nın "Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır" ilkesinin günümüzdeki somut tezahürüdür.
Engelli bireyler adına konuşan değil, onların kendi sesini duyurabileceği zemini inşa eden bir anlayışla hareket eden bu yapının gücü; umudu kurumsallaştırma yeteneğinden gelecektir.
Taşı delen suyun gücü değil, sürekliliğidir. Ve zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir engel duramaz. Atılan bu imzalar; yarın erişilebilir bir okula özgürce giren bir çocuğun tebessümünde, otobüse tek başına binen bir gencin özgüveninde, yeteneğiyle işe kabul edilen bir yurttaşın gururunda karşılık bulacaktır.
Tarih bazen büyük savaşlarla değil, zihinlerdeki görünmez duvarların yıkılmasıyla değişir. Anadolu Engelli Hakları Federasyonu ile birlikte Türkiye’de artık acımayı ve engelleri değil; eşitliği, adaleti ve hakları konuşacağımız yeni bir dönem başlıyor.
SONSÖZ
Tarih, bugünü yalnızca bir federasyonun kuruluş tarihi olarak değil; insan onurunun, eşitliğin ve hak mücadelesinin kurumsallaştığı gün olarak hatırlayacaktır. Çünkü hak, merhametten büyüktür; insan onuru ise her şeyden önce gelir.

Kurucu Genel Başkan: Aydoğan Arslanca
Engelli bireylerin hak temelli mücadelesini güçlendirmek, eşitlik ve erişilebilir yaşam anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla kurulan Anadolu Engelli Hakları Federasyonu; sorunlarını paylaşmak, hakları konusunda bilgi almak ve bu güçlü dayanışmanın bir parçası olmak isteyen tüm engelli bireylerimiz ile ailelerini bünyemizdeki derneklere, üye olmak isteyen sivil toplum kuruluşlarını ise doğrudan Federasyonumuza başvurmaya ve bizimle iletişime geçmeye davet ediyor.
İletişim: 0532 510 54 94
Eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam için; haklarımızı birlikte büyütüyoruz.