Türkiye’de her mikrofon bulan “vergide adalet” der durur oysa memlekette konuşulması gereken asli sorun vergide adalet değil aşırı yüksek vergi sorunudur.

Türkiye’de hem doğrudan ve hem de dolaylı vergiler aşırı derecede yüksektir, vergiler aşırı derecede yüksek olduğu için de vatandaşlar ya iş yapmaktan vazgeçiyor ya da vergi kaçırıyorlar zaten.

Türkiye’de ilk olarak sorgulanması gereken konu bu vergilerin aşırı yüksek olması halidir, ikinci olarak sorgulanması gereken konu ise toplanan vergilerin doğru ve adil olarak kullanılıp kullanılmadığı olmalıdır.

Üçüncü olarak sorgulanması gereken konu ise dolaylı ve dolaysız vergi dağılımındaki anormalliktir.

Niye böyle aksi bir çıkış yaptım derseniz:

Bakın Türkiye’de kazançlardan elde edilen doğrudan vergiler hem kurumlar vergisinde ve hem de gelir vergisinde oransaldır, dahası gelir vergisinde artan oranlıdır yani çok kazanandan zaten çok vergi alınır.  Kişi başına şu kadar ödenecek diye sabit bir tutar yoktur. Bu yüzden de çok kazanandan çok vergi alınsın önerisi tamamı ile yersizdir.

Bunu size aşağıdaki tablolarda göstereyim

Gelir vergisi konusu ve gelir vergisi dilimleri şöyle: Gelir vergisi, bir kişinin elde ettiği kazançtan belirli bir oranda kesilen vergi türüdür. Sadece maaş ödemeleri değil, ticari ve zirai kazançlar, serbest meslek kazançları ile gayrimenkul kira kazançları da gelir vergisine tabidir. 

Gelir vergisi yıllık olarak beyan edilir ve istisnalar düşüldükten sonra aşağıdaki tabloda görülen oranlarda vergiye tabi olur

En üst dilimde % 40 vergi alıyorsun daha ne alacaksın?

Türkiye’de kurumlar vergisi konusu ve kurumlar vergisi dilimleri ise şöyledir: Kurumlar Vergisi, kurumların kazançlarına göre hesaplanan ve ödenen bir vergi türüdür. Vergi oranı kurumların bir yıl boyunca elde ettikleri kazançlar üzerinden hesaplanır ve bu yüzden de gelir üzerinden alınan vergiler kategorisine girer. 

Son 6 yıla ait kurumlar vergisi oranları da şu şekildedir:

  • 2018: %22
  • 2019: %22
  • 2020: %22
  • 2021: %25
  • 2022: %23
  • 2023: %20
  • 2024: %25 / finans sektöründe faaliyet gösteren kurumlar için %30


Bundan daha fazlasını istemek mantıklı ve adil mi?

Her kurum kar edip para kazandıysa istisnalar düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden kurumlar vergisini öder.

Görüldüğü üzere bir gelir elde eden gerçek ya da tüzel kişiler son derecede ciddi oranlarda vergi ödemeye mahkûmlar ve bu vergileri daha da artırmaya kalkmak pek akıl ve mantık dâhilinde değildir.

Birde KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler ile harç ve cezalar var ki buradan da hükümetin kasasına oluk oluk para akıyor.

Sonuç olarak bu durumda birileri çıkıp “kimse vergi ödemiyor” falan da diyemez.

Emin olun Türkiye’de vergi ödeniyor ve hem de külliyetli miktarda vergi ödeniyor ve lakin hükümet vergileri doğru yerlerde, verimli olarak kullanmıyor israf ediyor.

Bu yüzden de ne vergi toplarsan topla obez devlete yetmiyor, sonra da hükümet üstüne bol bulamaç borç yapıp birde para basma yoluna giriyor ve işte asıl sorun buradadır.