SAVAŞIN bu gezegendeki ağır tahribatlarını geçmiş tarihlerde fazlasıyla yaşadık. Antik çağlar, gelişmiş uygarlıkların hüküm sürdüğü dönemler de dahil olmak üzere hiçbir zaman BARIŞAN dünya değil her daim SAVAŞAN dünya modunda , enerjisinde olmak insan canlısının bu muhteşem gezegene yapmış olduğu en büyük kötülük ve hainlik olsa gerek. MAVİ KÜRE hiç hak etmediği konumda günbegün erimeye, yok olmaya ve kan kaybetmeye devam ediyor. Özellikle 2012 YILINDA başlayan değişim enerjisiyle birlikte negatif yönlü tüm doğal kaynakların azalacağı, iklimsel felaketler, yaşam enerjilerinin , kimyalarının bozularak olağanüstü yıkımlara yol açacağı ve beraberinde kendi bindiği dalı kesen insan yaratığının yine kendisiyle birlikte diğer canlıları peşinden sürükleyerek yok olmalarında, nüfusun azalmasında en büyük başrol oyuncusu olma gerçeği gün gibi karşımızda duruyor.
İlerleyen günler öncelikli olarak 7 nisanda başlayacak süreç 8 , 9 ve 10 nisan ile ayrıca 11 , 18 ve 19 nisan tarihleri arası ATEŞ ve TOPRAK enerjisi olağan üstü etkili konumda varlıklarını gösterecek. Dünya genelindeki yer altı sarsıntıları, yangınlar ve buna bağlı tüm canlıların yaşayacağı zorluklar ön plana çıkacak. Bölgelerde askeri unsurlardaki hareketlenmeler HAVA ve KARA sahaları başta olmak üzere sınırlarda yaşanacak gerilimler , aktif konumdaki savaşan ülkelerin ivme kazanarak şiddetli boyutlara evrilmesi söz konusu olacak. Lider konumundaki insanların iletişim ve uyum problemlerine bağlı yaşanacak gerilimler ve belki de alacakları yanlış kararlar geri dönüşü olmayan, çözümsüz bir sürecin başlamasına neden olacak. Gelişmiş ya da az gelişmiş ülkelerin iç dengelerinin bozulma eğilimi göstereceği , buna bağlı olarak aykırı ve radikal toplulukların provakasyon girişimleri , ATEŞLİ SİLAHLARIN kullanımındaki büyük artış yeterince çatışmacı bir dönemin işareti olacak. İletişim , ulaşım ve haberleşme ağlarıyla ilgili çok dikkat edilmesi gereken ve dünya risk haritasının ibrelerinin tavan yapacağı bir dönem .