Türkiye’ye turist neden gelmekten vazgeçti diye televizyon kanallarında tartışmalara şahit oluyoruz. Tartışmalarda ortak nokta olarak fiyatlar gösteriliyor ve turistlerin Türkiye’yi pahalı bulduğu söyleniyor.

Bence turistler, otellerin ilan ettikleri fiyatların çok altında, gruplar halinde geliyorlar. Bu gruplara uygulanan fiyatlar dünya ortalamasının çok altında. Dolayısıyla sorun yalnızca fiyatlarda değil. Bana göre asıl sorunlardan biri denizlerimizin kirliliği.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Muhittin Böcek’in görevinden alındığı günden bu yana Antalya ve ilçelerinde gözle görülür bir bozulma olduğunu düşünüyorum.

Alanya’ya geçen sene gelenler, sanki Avrupa’ya gelmiş gibi her tarafın çiçeklerle kaplı olduğunu, yolların tertemiz olduğunu, ağaçların bakımlı tutulduğunu ve kuru dalların bile temizlendiğini söylüyordu. Esnaf huzurlu, vatandaş huzurluydu. Mezralara kadar müdahale eden bir belediye başkanı vardı.

Başkanın zengin bir geçmişe sahip olduğunu ve şahsi servetinden önemli bir bölümü toplum için kullandığını biliyoruz. Muhittin Böcek’in, Millî Eğitim Bakanlığı’na okul yapılması amacıyla bağışladığı 20 dönümlük arazinin bugün paha biçilemez bir değere ulaştığını halkın sohbetlerinde dinleyince gerçekten çok üzüldüm.

Düşünün; neredeyse milyarlarca lira değerindeki bir mal varlığını, tek kuruş talep etmeden, çocuklar okusun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu bu güzel vatana sahip çıksınlar, eğitimli ve bilim insanı olsunlar diye bağışlayan bir insanın şahsi menfaati için hareket edeceğine veya maiyetinde çalışan bir kişinin kanunsuz bir iş yapmasına göz yumacağına buradaki yerli halkın inanmadığına şahit oldum.

Ben de yaz aylarında Alanya’da Muhittin Böcek’in yokluğunun şehre ne kadar olumsuz yansıdığını yaşayarak görüyorum. Denize girmenin neredeyse imkânsız hale geldiğine şahit oluyorum. Denize girenlerin ishal olduklarına ilişkin şikâyetler de sorunun vahametini ortaya koyuyor.

Antalya Valimizden beklentim, bu kirliliğe neden olanları tespit ederek gerekli yasal işlemlerin yapılmasını sağlaması ve hem Türkiye’ye gelen turistleri hem de Alanya’da yaşayan vatandaşlarımızı bu felaketten kurtarmasıdır.

Alanya’da yaşayan bazı vatandaşlar, bu pisliklerin İngiltere’den çok büyük paralar kazanan bazı kişiler tarafından denize döküldüğünü iddia ediyor. Bu iddiaların doğru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Türkiye’nin bütün çöpünü denize döksek bile denizin bu kadar kirlenmesini açıklamak mümkün olmayabilir. Yetkililerin bu konuda ciddi ve kapsamlı bir araştırma yapması gerektiğini düşünüyorum.

Yeni Parti ve seçmenin endişeleri

Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin parçalanmasını başardığını düşünüyorum. Yeni Parti kuruldu. Bugüne kadar hiçbir parti kuruluşunun bu kadar hızlı gerçekleşmediğini düşünüyorum.

Bence Sayın Özgür Özel başarılı bir siyaset yürütüyor. Fakat bu ülkede sandığa gidip oy kullanan, hatta parmak basarak oy kullanan, okuma yazma bilmeyen seçmenler de var. Bunların önemli bir bölümü yaşlı insanlardan oluşuyor. Onlar CHP’ye, Atatürk’ün kurduğu parti olduğu için oy veriyor ve çoğu zaman hiç kimseyi dinlemiyor.

Yeni Parti’nin bu nedenle yüzde 3 ila 5 arasında bir oy kaybı yaşayabileceği kanaatindeyim.

Partiyi halk kurdu, adını halk koydu ve finansmanını da halk sağlayacak deniliyor. Ancak halkın bir bölümü korkuyor. AHBAP’a bağış yapan, depremzedelere bir nebze olsun katkıda bulunmak amacıyla bankalara koşan insanların, geçmişte yaşanan bazı olaylar nedeniyle farklı suçlamalarla karşı karşıya kalma endişesi taşıdığını görüyoruz.

İnsanlar, “Yarın bir gün verdiğim para nedeniyle fişlenir miyim?” diye düşünüyor. Yeni Parti’ye katkıda bulunmak isteyen insanların, yaptıkları bağışların gizliliğinin korunacağından ve herhangi bir şekilde fişlenmeyeceklerinden emin olmaları gerekiyor.

Esnafla konuştuğumda bu konuda ciddi bir sıkıntı olduğunu görüyorum. Birçok kişi baskıya uğrama endişesi nedeniyle para yatırmadığını söylüyor. Buna mutlaka yasal bir formül bulunmalıdır.

Avrupa’da ülke puanı mücadelesi

Avrupa kupalarında Fenerbahçe ve Beşiktaş, eleme gruplarında galip gelerek ülke puanına katkıda bulundular. İkinci maçlarında da galip gelerek ülke puanına katkı sağlamalarını diliyorum.

Tur atlamak elbette önemli. Ancak asıl önemli olan ülke puanı. Çünkü Avrupa kupalarına kaç takımımızın katılacağını ve hangi aşamalardan başlayacağını belirleyen en önemli unsurlardan biri, takımlarımızın topladığı ülke puanı.

Bu nedenle Fenerbahçe ve Beşiktaş başta olmak üzere Avrupa kupalarında mücadele eden tüm takımlarımıza başarılar diliyorum.

Futbolda yeni dönem

Türkiye Birinci Ligi başladı. Dünya Kupası’nda alınan kararların futbolda uygulanmaya başlanmasıyla futbolcuların daha disiplinli bir şekilde maçlara çıktığını görüyoruz.

Geç taç atma, sakatlık numarası yaparak zaman geçirme ve zaman hırsızlığı gibi davranışların azalması bence çok iyi oldu. Futbolcular da böylece hem seyirciye hem rakibe hem de futbola karşı sorumluluklarını daha iyi yerine getiriyor.

Bir hafta sonra Süper Lig de başlıyor. Tüm futbolcularımıza başarılar diliyorum. Sakatlanmadan, güzel ve centilmence bir sezon geçirmelerini temenni ediyorum.

Hepsini Allah’a emanet ediyorum.