Unutulmayan Bir Gün: Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. Yılı

20 Temmuz 1974...

Türk milletinin hafızasına kazınan, Kıbrıs Türklerinin ise yeniden nefes aldığı gün...

Bugün Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü.

Oysa yıllar önce Kıbrıs'ta Türkler ve Rumlar aynı adada komşu olarak yaşamlarını sürdürüyorlardı. Ancak zamanla artan saldırılar, baskılar ve yaşanan acılar, Kıbrıs Türklerinin can güvenliğini tehdit eder hâle geldi. Köyler boşaldı, aileler parçalandı, insanlar sadece Türk oldukları için hedef alındı. Yıllarca süren müzakereler ise yaşanan acıları sona erdirmeye yetmedi.

O dönemde hayatını kaybeden kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve masum siviller, bugün hâlâ Kıbrıs Türk halkının ortak hafızasında yaşamaktadır. Barbarlık Müzesi olarak bilinen ev de bu acıların sembollerinden biri olarak ziyaret edilmektedir. 1976 yılında olaylar taze iken, harekata giden babamdan dolayı o bölgeye giden, her yerin mayınlarla dolu olduğu o dönemde o ortamı gören, o korkuyu yaşayan bir çocuktum ben!

SONUÇTA…

Tüm diplomatik çalışmalar, bu konu ele alındığı için uygulanan kotalar, baskılar, ithalatı durdurulan ürünler derken; Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan hükümetinin korkusuzca aldığı karar, Kıbrıs Türklerinin korkusuzca yaşamasını sağladı. İşte o harekatın tek bir komutu vardı: Ayşe tatile çıktı! O komut ile Türk askeri Kıbrıs’a çıktı!

20 Temmuz sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri, uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı'nı başlattı. Harekât sırasında komutanların verdiği en önemli emirlerden biri, sivillerin korunması ve kadınlar ile çocuklara zarar verilmemesiydi. Türk askeri yalnızca bir askerî görev değil, aynı zamanda masum insanların güvenliğini sağlama sorumluluğunu da üstlenmişti.

Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı düşer ve Rumlar tarafından ele geçirilir. 2 eli, 2 ayağı kesilerek yerde can çekişen komutanı gördükten sonraki Türk subaylarının yaşadığı kızgınlık ve acı ile ateş emri verilir.

Beşparmak Dağları'nın arasındaki zorlu geçitlerden ilerleyen Mehmetçik, yıllardır korku içinde yaşayan Kıbrıs Türklerine umut oldu. O gün başlayan harekât, adanın kaderini değiştirdi.

Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, kendi kurumlarıyla, kendi bayrağı altında yaşamını sürdürmektedir. Elbette geçmişin acıları unutulmayacaktır. Ancak o acılar, gelecekte benzer trajedilerin yaşanmaması için hatırlanmalıdır.

Tarih; kin üretmek için değil, ders çıkarmak için vardır.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yılında; hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyor, Kıbrıs Türk halkının barış ve güven içinde yaşayacağı nice yıllar diliyorum.