Ressam, Şair, Destancı (Destan da şiire dair demeyin) Harun Yiğit, destanlarında bir taraftan şiire doyururken diğer taraftan da ele aldığı yüce insanları daha da yüceltiyor, efsaneleştiriyor.  Kaypakkaya’nın, Deniz’in, Hüseyin’in, Yusuf’un destanlarını okurken bildiklerinizden öte başka bir duygu seline kapılıyorsunuz.

 

AKÇA GÜVERCİN

 

“Ak güvercinim

Akça güvercinim

Yaralı kuşum

Nar tanem

Bir tanem

Sevdiceğim

Kanat çırpar

Döne döne havada

Takılmış peşine atmaca sürüsü

Saldırırlar fütursuzca

Bir akça güvercine

Bu ne telaş

Saldırıya geçti

Sürü sürü atmacalar”

 

Yiğit, şair yanıyla yırtıcı bir kuşa benzetmiş İbrahim’e saldıranları. Oysaki onlar leş kuşlarından da öte yaratıklardı.

 

Denizler için yazdığı ÜÇ CEMRE kitabında ise:

 

“Üç cemre düştü

Havaya suya toprağa

Üç cemre:

Deniz, Yusuf, Hüseyin.

 

Hayat verdiler dünyaya

Üç cemre birden

Doğmak üzereydi güneş

Elveda dediler

İsimleri oldular yeni doğan bebelerin

Deniz, Yusuf, Hüseyin…

 

Hıdırellez’di günlerden

Bahar Bayramı’ydı

Cana kıyılacak gün müydü hiç?

Nasıl kıydılar üç fidana

Tescil oldu 6 Mayıs

Aklımızdan çıkmaz bir daha…”

 

     Harun Yiğit’in, serbest ve hece vezni ile yazdığı şiirlerinde de farklı bir tarzı var. Taşı, ocağa sürüp hamur yoğuruyor, taşı sıkıp suyunu toprağa veriyor toprak şiirler doğuruyor.

     Her şiirinde bir dünya kuruyorsunuz kafanızda. Tarifi olanaksız emekle ve üretimle dünü yarına bağlıyor, bağlarken düşündürüyor, düşündürürken adeta insanı zalimin zulmüne karşı dirence çağırıyor.   Resmi tarih kitaplarının görmek istemediği notlar düşürüyor şiirler, destanlarla tarihe…

 

     İnsanlığın gerçek tarihi; Halk ozanlarının, şairlerin ve ağıtların kulaktan kulağa yayılmasıyla gelmiştir. O nedenle bu saydığım kaynaklara halkların tarih önünde büyük borçları var. Harun Yiğit’in de yakın tarihin tanığı olarak; dünü ve bugünü yarınlara taşıma telaşı, sorumluluğu ve bilinciyle hareket ettiğini, çaba harcadığını görüyorum.

Harun üstadın, kalemi gür ve özgür olsun.

     Bu kıymetli kalem ustalarını yarına taşımanın bir yolu da kitaplarını alarak, okuyarak, bir sonraki kuşaklar aktarmak, taşımak bizim görevimiz olsa gerek.

 

 

BİYOGRAFİ:

Ressam, şair, Harun Yiğit; 1961 yılının mayıs ayında Konya, Ilgın, Beykonak (Tekke) mahallesinde doğdu. Yiğit ve Kâmili mahlaslarını kullandı. İlkokulu 1972 ve orta öğrenimini 1976 Beykonak’ta okudu. Açık Öğretim Lisesi, Köln 1995 mezunu.

1977 Mart’ında Almanya’ya ebeveyninin yanına işçi ailesi olarak gitti.

Ürünler: Demokrat Türkiye, Yazın, Halk Ozanı, Çağdaş Halk Ozanı, Sesimiz, Hürriyet, Gülce, Ansan Sanat, Karatay, Yaşam Sanat, Anadolu Sevdası, Aydınlık Gazetesi, Yeni Çağ, Antalya Gazetesi, Kümbet, Bekir Abi, vb. dergi ve gazetelerde yayımlandı.

Küçük yaşlarda resim sanatına da ilgi duyan Yiğit, büyük çabalar sonunda 1982 yılında Hannover Türk Evi’nde ilk resim sergisini açtı. Bunu daha sonra başka sergiler izledi. Almanya’nın değişik kentlerinde 50’nin üzerinde resim sergisi açtı.

Resim sanatının aracılığı ile tanıdığı şair Can Yoksul, Osman Dağlı (Maksudi) gibi şahsiyetlerden edebiyat ve şiir üzerine eğitici bilgiler edinerek şiir yazmaya başladı.

Osman Dağlı, (Maksudi) tarafından Kâmili mahlası verildi.

1986 yılında İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen ‘Barış Yılı Sanat Yarışması’nda resim dalında ikincilik ödülü, 1996 Almanya’da Sesimiz dergisinin düzenlediği şiir yarışmasında üçüncülük ödülü, 2002 Konya, Ilgın Beykonak Eğitim ve Öğretim Vakfı’nın düzenlediği şiir yarışmasında birincilik ödülü ve 2002 Almanya Vupertal’da düzenlenen üçüncü Âşıklar Bayramı’nda birincilik, Duy Yunus Emre isimli Kitabi Sabit ince İkincilik Edebiyat ödülleri aldı.

2009- 2010 3 Ahmet Tufan Şentürk, Türk Şiirine Hizmet SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ aldı.

Hürriyet gazetesi Almanya temsilciliği bölge serbest muhabirliği yaptı (1993-2004). Bir fabrikada işçi olarak çalıştı. Avrupa Türk Yazarlar ve Şairler Birliği üyesidir.

Harun Yiğit resim, şiir, yontu çalışmalarını da sürdürmektedir.

 

KİTAPLARI:

  

1991 yılında ölçülü uyaklı şiir stiliyle yazdığı ilk şiir kitabı Gurbet Türküleri’ni ‘’özel baskı’’ yayınladı.

 2003 Kasım ayında ikinci kitabı Duy Yunus, Emre Yalçın Yayınları tarafından yayınlandı.

 2008 Haziran ayında üçüncü kitabı Vatandaş Osman “Hiciv” Gündüz Yayın evi tarafından yayınlandı.

 Yaklaşık 20’ye yakın nazım biçiminde yazdığı TEMEL TÜRK DESTANLARI ve 3 destandan oluşan "YİĞİTLERİN DESTANI" kitapları Gelişim Sanat Yayınları tarafından yayınlandı.

Yaklaşık 3 yılı aşkın bir zamanda tamamladığı BUZ-LARIN TUTUŞTUĞU YER SARIKAMIŞ Destanı, 2015 Kasım'ında Mavi Kitap Yayınları tarafından yayınlandı

 2019 Yıldızlar Yayıncılık tarafından, ANILARDA Mustafa CEYLAN (Otobiyografi) yayınlandı.

“HİCİV OSMAN-Vatan Hainleri” Taşlama şiir kitabı,

“BİR BEN VAR BENDE” serbest nazım şiirleri, Ubuntu Yayıncılık tarafından basıldı.