Sokak hayvanları, kedi, köpek ve benzeri gibi sevimli, sempatik hayvanlardır. Toplumun büyük kesimince korunurlar, beslenirler ve sahip çıkılırlar.  Sokak hayvanlarını deprem bölgelerinde görmenizi isterdim. Tamamına yakınını gezdiğim bütün deprem bölgelerinde gördüğüm manzara o kocaman köpeklerin bir kediden farksız hale geldikleri ve büyük bir travma yaşadıkları ve hepsinin son derece uysal oldukları gerçeğidir.  Bu gerçekten hareketle son günlerde mecliste çıkarılmak üzere olan “Sokak Hayvanları Yasası” üzerine bütün toplum ayağa kalkmış vaziyettedir.

Burada söz konusu olan sahipsiz hayvanlar, “köpekler” olarak anlaşılmalıdır.  Sahipsiz hayvanlarla ilgili düzenlemelere yönelik kanun teklifi TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda 18 Temmuz tarihinden itibaren görüşülmeye başlanmıştır.
Teklifin bir maddesine göre, saldırgan, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan veya sahiplenilmesi yasak olan hayvanlara yerel yönetimlerce “ötanazi” uygulanacak hükmü bulunmaktadır. Ötanazi Türk dil kurumu sözlüğüne göre “ölme hakkı” demektir. Ölme hakkını ölmek isteyen kullanacağına göre verilen teklifte bulunması yersiz olmuştur.

Bazı sokak hayvanlarının elbette vukuatları vardır. İnsanlara zaman zaman saldırdıkları, hafif veya ağır şekilde yaraladıkları görülmüş ve duyulmuştur. Ancak, bu vukuatların faturasının bütün köpeklere kesilmeye çalışılması abesle iştigaldir. İnsanlarda suçun şahsiliği ilkesi vardır. Katiller adam öldürüyor diye bütün insanlığın yok edilmesi düşünülemeyeceği gibi birkaç saldırgan köpek yüzünden de bütün köpekler katledilemez ve katliam yasası çıkarılamaz.  2023 yılı içinde 438 kadın katledilmiştir. 135’i şüpheli ölüm, 303 ‘ü cinayet olarak kayıtlarımıza geçmiştir. Şüpheli ölümlerde yüksekten düşme veya intihar etti diye tanımlanmaktadır. Devlet kontrolü dışındaki dini yapılanmalarda veya başka yerlerde çok sayıda çocuğa tecavüz edildiği, sokakların yolgeçen hanına döndüğü insanların acımasızca öldürüldüğü ve vatan haini teröristlerin katliamlarının basına yansıdığı üzülerek görülmüştür.

Sokak hayvanlarını katletmek ve sokak hayvanları ile uğraşmak yerine kadın cinayetleri işleyenlerin, tecavüzcülerin, sokakları dolduran katillerin ve teröristlerin uyutulması daha elzem bulunmaktadır. Ağzı dili olmayan sokak hayvanlarının hasta ruhlu birkaç adam tarafından otomobillere bağlanarak, telle, iple ağızları ve ayakları bağlanarak veya sopalarla dövülerek işkenceye maruz kaldıkları yaralandıkları veya öldürüldükleri görülmüştür. Ancak Devletin görevi öldürmek değil yaşatmaktır. Hayvan sevgisi taşımayanlarda insan sevgisi bulunmaz. Bu tip insanlara da güvenilmez. Bu yasada, sokak hayvanlarıyla ilgili olarak katliamla, öldürmekle, uyutmakla ilgili maddeler varsa derhal çıkartılmalı her canlının yaşama hakkı olduğu gibi bu hak sokak hayvanlarına da tanınmalıdır. Cani ruhlu insanlara toplumda saygı gösterilmemelidir. Mecliste vekillerimizin yapacağı iş asillerinin isteklerine uymalı ve ölümle ilgili maddelere el kaldırmamalıdır.  Sokak hayvanlarına işkence ve kötülük yapan canilerle aynı çizgide yer almamalıdır.
Gün, insanlığımızı gösterme vaktidir.