Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin büyük bir kısmı Antalya ili Kaş ilçesi, diğer kısmı ise Muğla ili sınırları içerisinde yer almakta ve 197.1 km2 lik bir alanı kaplamaktadır. Bölge tarihi ve kültürel eserlere, eşsiz doğal zenginliğe ve güzelliğe sahiptir. Özellikle Türkiye'nin Akdeniz kıyı sahillerinde deniz kaplumbağaların 17 yumurtlama ve üreme sahasından biri olan Patara Kumsalı, 1.derece önemli yumurtlama ve üreme alanı olarak koruma altındadır.

Patara Antik kenti, arkeolojik ve doğal değerleri açısından Likya Bölgesi’nin en önemli merkezlerinden biridir. Eski çağlardan günümüze dek süren yerleşim, Patara’nın sınırlarını oluşturan bu günkü Gelemiş Köyü’nün zamanımızda tanınmasına ve tercih edilmesine olanak hazırlamıştır.

Antalya'nın Kaş ilçesi sınırlarında yer alan antik Patara kenti, 18 kilometre uzunluğundaki kumsalıyla dünyanın en iyi plajlarından birini barındırmaktadır. Bölge hem doğal hem de arkeolojik sit alanı olmasının yanında Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak da üç ayrı koruma şemsiyesiyle korunmaya çalışılmaktadır. Ayrıca geçtiğimiz aylarda 34 Akdeniz ülkesini kapsayan uluslararası bir çalışmayla Patara sahip olduğu biyolojik çeşitliliğinden dolayı Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak seçilmiştir.

Patara I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilen antik kent kesiminin korunmasında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Antik Kentin bir bölümü özellikle NEKROPOL ALANI (Antik Dönem Kent Mezarlığı) Gelemiş Köyü’nün altında kalmıştır.

Doğal Sit Alanları ile birlikte kentin “I. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanları” nın büyük bir bölümü bu gün için hala kumlar altındadır (Şekil 1).

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.10

Şekil 1. Patara Antik Kenti Genel Görünümü (Kaynak : http://www.mimarlikmuzesi.org)

I. PATARA ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ NİTELİKLERİ

I.1. DOĞAL ve KÜLTÜREL DEĞERLER

Patara Antik Dönemde Likya’ nın Başkentidir. Korunması gerekli doğal ve kültürel değerlerin yoğunlaştığı Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde (193 km2) yer almaktadır. Antik Kentin Nekropol Alanı ise, Gelemiş Köyü içinde yer almaktadır. Bölgede korunması gerekli en önemli kültürel değerler Pyndai ve, Xanthos Antik Yerleşimleri, Gemicik Adası, Tavas Tepesi’dir.

Doğal değerleri; Akdeniz’de Caretta Caretta türü kaplumbağaların yumurtlama yeri olan “Patara Kumsalı” ve bu kesimde alüvyonel birikintiyi sağlayan ve Kumul’un ortasından Akdeniz'e dökülen "Eşen Çayı" oluşturmaktadır.

Düzlükler; doğuda günümüzde kısmen kurutulmuş bulunan "Ova Gölü" ile son bulmaktadır. Biyo-çeşitlilik bakımından da, Akdeniz fito-coğrafik bölgesi içinde yer alan Patara ÖÇKB bitki ve hayvan örtüsü ile, eko-sistem çeşitliliği yönünden önemli bir zenginlik içermektedir.
Turizmin geliştiği Gelemiş Köyü dışında bölgenin temel geçim kaynağı tarımdır, hemen bütün kırsal yerleşimlerde örtü altı tarım yaygındır.

Yamaç alanların 500 metre kotuna kadar kesimlerinin ana örtüsü zeytin, bu yükseltiden sonra, iğne yapraklı ormanlardır. Patara Antik Kenti'nin orta kesimlerinde Antik Dönem Limanı iken bataklığa dönüşmüş olan “Gelemiş Gölü”, hem kent kalıntılarını hem de özel bir ekosistemi içermesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir.

2. GÜNCEL GELİŞMELER VE DEĞERLENDİRME

Kasım - Aralık 2010 tarihlerinde Gelemiş’te yeni bir yapılaşmanın başlayacağı aşağıdaki haberlerle öğrenilmiştir.
“Dünyanın en değerli kumsallarından birini barındıran ve üç ayrı koruma statüsü bulunan Kaş'a bağlı antik Patara kentine 400 villa yapılacak. Koruma imar planı çerçevesinde yapılacak olan villaların bir kısmının inşaatına başlanması bölgede tartışma yarattı. Uzmanlar, Patara'nın ikinci bir Side olacağını öne sürüyor”

Kooperatiflerin yapılaşmasına açılan alanlar hem “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi” içinde kalmakta, hem de III. Derece Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı’dır.

2.1. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ İÇİNDEKİ DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Patara’nın da içinde bulunduğu bölge, Bakanlar Kurulu Kararı ile "Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇKB) olarak belirlenmiştir.

1989 yılında 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Kuruluş amacı, Bakanlar Kurulunca “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilân edilen alanlardaki çevre değerlerini korumak ve ona yönelik tedbirleri almaktadır.

Özel Çevre Koruma Bölgeleri; tarihi, doğal, kültürel v.b. değerler açısından bütünlük gösteren ve gerek ülke gerek dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan alanlardır.

Bu alanlar; özelliklerinin geleceğe ve gelecek nesillere ulaştırılmasını ve doğal kaynakların korunarak kullanılmasını teminen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesine ve ülkemizin taraf olduğu “Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol” gereğince Bakanlar Kurulu tarafından ilân edilir. Bu Protokol kapsamında ülkemizdeki ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi 1989 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilmiştir.

Özel Çevre Koruma Bölgesinde yapılacak her türlü yapı ve tesis için belirlenmiş Koruma ve Yapılanma Esasları aşağıdadır :

Madde 6 - Özel Çevre Koruma Bölgesinde yapılacak her türlü yapı ve tesis Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde Başkanlığın iznine tabidir.

Bu bölge için kat sınırlaması konulabilir; inşaatların deniz cephesini en az işgal edecek şekilde planlanması ve kanalizasyon atık ve artıkların çevreyi ve denizi kirletmeyecek şekilde yapılması zorunludur. Alt yapı yapılması, atık ve artıkların arıtılmasını veya açık denize atılmasını sağlayacak şekilde düzenlenir.

“Doğayı bozmamak ve doğa ile uyum sağlamak şartıyla restoran, kafeterya, büfe, plaj, satış yeri, ofis, iskele, yat ikmal, bakım ve onarım yerleri ile bölgenin gerektirdiği diğer tesisler, günübirlik hizmet tesisleri ve müştemilatı ile yat yolcularının kısa süre dinlenmelerini sağlamak üzere az sayıda sınırlı yatak kapasitesine sahip yat-oteller (yatel) için inşaat ve işletme izni verilebilir.”

Katıldığımız uluslararası koruma sözleşmeleri ile çevre mevzuatı esasları dikkate alınarak düzenlenecek özel koruma bölgesi planlarının yürürlüğe konulması suretiyle yeni uygulama imar planları yapılıncaya kadar; mevcut uygulama imar planlarına göre yapı ruhsatı almış binaların durumları, Başkanlıkça incelenerek uygun görüşenlerin inşaatının devamına veya projesinin değiştirilmesi şartıyla devamına müsaade edilebilir.

Mevcut nazım ve uygulama imar planlarına ve mevzuata aykırı her türlü yapı, usulüne göre yıktırılır.

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.10-1

Şekil 2. Patara ÖÇKB Çevre Düzeni Planı (Özel Çevre Koruma Kurumu)
(Kaynak : Özel Çevre Koruma Kurumu)

2.2. PATARA YÖNETİM PLANI AÇISINDAN DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Temmuz 1996 - Ağustos 1997 tarihleri arasında, ÖÇK Kurumu Başkanlığı ile Kültür Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Dünya Bankası finansmanlı “Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı Bilimsel Çalışmaları” nı hazırlatmıştır. Bu çalışmada; Patara’da “Fiziki ve Doğal Değerler”, “Doğal ve Kültürel Miras”, “İnsan Kaynakları”, “Kurumsal Yapı” üzerine bilimsel araştırmalar hazırlanmıştır.

Patara ÖÇKB “Yönetim Stratejisi” ile “Eylem Planı” hazırlanmıştır. Halkın katılımının sağlanması amacıyla yerinde iki kez yerel toplantılar düzenlenmiş, çalışma grupları oluşturularak sorunlar ve çözüm önerileri araştırılmıştır.

Yönetim Planı kararları arasında; Gelemiş Köyü yerleşiminin Patara Antik Kenti Giriş Kapısı olarak düzenlenmesi, kaçak yapılaşmaların tasfiye edilmesi ve Gelemiş’in mevcut nüfusu ile küçük bir eko-köy olarak düzenlenmesi bulunmaktadır (Şekil 3).

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.10-2

Şekil 3 . Patara (Gelemiş) Ruhsatsız ve Kaçak Yapılaşmalar (Kaynak : M. Tunçer Arşivi)

2.3. GELEMİŞ’İN KORUMA PLANLARI AÇISINDAN DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kültür Bakanlığı tarafından, Antalya Valiliği İl Kültür Müdürlüğü aracılığıyla, 1997 yılı sonlarında “Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı” çalışmaları ile ilave ve revizyon harita alımı çalışmaları başlatılmıştır. Harita çalışmaları 1998 ortalarına kadar sürmüş ve halihazır haritalar sayısallaştırılmıştır.

Hazırlanan 1/25 000 ölçekli plan revizyonu, 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Planlar, Plan Raporları ve Analiz /Değerlendirme çalışmaları, 1998 yılı sonunda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne incelenmek üzere sunulmuştur. Planlama çalışması, Kültür Bakanlığı’nın uzun süren inceleme sürecinden sonra uygun bulunmuştur (Şekil 3 / Nazım Plan).

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.10-3

Şekil 3. Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı (1/5000)

(Kaynak: UTTA Planlama, Projelendirme, Danışmanlık Ltd)

Planlamada; Gelemiş Köyü bir yumuşak turizm (soft turizm) alanı olarak yerel dokusu ile korunmuş, kooperatif alanlarının ikinci konut olarak yoğun yapılaşmaları engellenerek, çadırlı kamp, mokamp vb. açık alanlar şeklinde düzenlenmeleri öngörülmüştür.

Kaçak yapıların da, korumaya yönelik plan kararlarına uygun hale getirilmeleri, olanaksız ise tasfiye edilmeleri öngörülmektedir. Köy girişinde bir karşılama mekânı oluşturulması, Antik Kent’e bir giriş kapısı düzenlemesi ile özel taşıt sistemi güzergâhı belirlenerek arkeolojik alanların gezilmesi önerileri ana plan kararlarındandır.

Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (Halihazır Kotlu Plan ve Çevre Düzenleme İşi) Açıklama Raporu’na göre ;

• Özellikle III. Derece Arkeolojik Sit Alanı içinde arkeolojik değerlerin korunması ve toplumlara sunulması, turizm için gerekli hizmetlerin yapılması ve hizmeti yapanların varolan ve gelişecek olan faaliyetlere (tarım, turizm, ticaret, hizmetler vb) olanak sağlanması hedeflenmiştir. (S.32)

• Gelemişte sürekli oturan nüfusa yönelik olarak kentsel sosyal donatı standartları dışında yeni bir donatı önerilmemiştir. (S.33) Planda, “Bölgede sürekli korunacak nüfus için de bu olanaklar planda yeterince yer almıştır” denmektedir. Yani, Plan yeni bir nüfus getirmemiş, bu nedenle yeni bir donatı alanı da önermemiştir.

• Denize kadar inen ve ANTİK KENT ile ANITSAL MEZARLAR’ın büyük bir bölümünü tahrip eden asfalt yolun yapımı ile konut yapımını özendiren tutum zamanımızdaki kaçak yapılaşmayı da beraberinde getirmiştir.

• ARKEOLOJİK SİT ALANLARININ YENİDEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KAVRAMI İÇİNDE KULLANIM VE ŞİMDİYE KADAR OLUŞAN KAOSAL DURUMUN TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKLİDİR.

Patara Arkeolojik Sit Alanları’nın Korunması ve toplum/kamu yararına uygun kullanılabilmesini hedefleyen 1/1000 Ölçekli “Koruma İmar Planı” özellikle bu hedefin gerçekleştirilmesini sağlayacak araçları birlikte getirmiştir (Şekil 3).

“Bunların başında, alanın özel kullanışlar yerine topluma/kamuya açık olarak kullanılması öngörüsü gelmektedir. Kuşkusuz, topluma/kamuya açık kullanım şartı, alanın kamu idarelerince yönetilmesini gerektirmektedir. ” (Plan Raporu, S.33)

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.10-4

Şekil 4. Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı, SEÇENEK I, Düşük Yoğunlukta (KAKS :0, 10) Turizm, Konaklama ve Rekreasyon (Örgün Girişim) Alanlarında Yer Seçen Kooperatif Alanları (Kaynak : M.Tunçer arşivi)

Kooperatif alanların yer seçtiği alan için Patara (Gelemiş) Koruma Amaçlı İmar Planı (1/1000), III. Derece Arkeolojik Sit Alanı Plan Notları (3)’e göre;

Plan Notu 3: Özel Koşullu Turizm yerleşme Alanları (Ö)

Bağımsız veya hisseli mülkiyette bulunan çok sayıdaki imar ve kadastro parsellerinin toplu uygulamaya girecekleri alanlardır. Bu alanlar “Özel İmar Uygulama Bölgeleri” olarak sınırlandırılacak ve gruplandırılacaktır.

“Bu Alanlarda; Ancak Çadırlı Veya Sökülüp Takılabilir Bungalov Yatak Üniteleri Olan Kamping Ve Mokamp Türü Konaklama Ve Lokanta, Gazino, Kır Kahvesi Vb Yeme-İçme, Diskotek Vb Eğlence Günübirlik Tesisleri Yer Alabilir”. Bu kullanışlar tek tek veya birlikte de oluşturulabilir.

Bunun dışında; II. KONUT, PANSİYON, KONUT, OTEL-MOTEL, APART OTEL, TATİL KÖYÜ VB HİÇBİR KONAKLAMA TESİSİ YER ALAMAZ.

Servisler, yönetim, misafirhane ve personel lojmanları için geçerli olmak üzere max. Yapı yoğunluğu TAKS : 0.05, KAKS : 0.10 ve hmax: 6.50 m.dir.

Görüldüğü gibi ALANDA II: KONUT ve benzeri yapılaşmalar bu planla yasaklanmıştı. Ancak, yeni yapılan plan bütün ÖÇK ve Koruma Kanunlarına, yönetmeliklerine ve ilkelerine aykırı olarak alanda yapılaşmalara yer vermiştir.
Tespit ve tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tespiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir (2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu Madde 8). Korunma alanlarının tespitinde, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunması, görünümlerinin ve çevreleri ile uyumlarının muhafazası için yeteri kadar korunma alanına sahip olmaları dikkate alınır.

Ancak, Antalya K.T.V. Koruma Kurulu’nun 3. Derece Arkeolojik Sit Sınırları içinde Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından yapılmış olan “Koruma – ma Amaçlı İmar Planı” nı uygun görmesi, daha önceden burada çok düşük bir eko-turizm amaçlı sökülüp takılabilir yapılaşma öngörülürken burada ikinci konut türü çevreye aykırı yapılaşmaya açılmasına yol açacaktır.

Ayrıca; tarihi ve doğal dokusuyla üç ayrı koruma statüsü bulunan Patara’da, için hazırlanan ve 2008 yılında onanan koruma amaçlı imar planının, geçmişte durdurulan yazlık amaçlı kooperatiflere düşük yoğunluklu yapı izni vermesi Türkiye’yi uluslararası arenada zora sokacaktır. Uluslararası Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET), Patara’daki yapılaşmaya ilişkin hazırladığı şikâyet dosyasını Bern Konvansiyonu Daimi Kurulu’na sunmuştur. Bu durum da ülkenin uluslararası arenadaki imajına olumsuz yansıyacaktır.

MEDASSET Yazısında : “Patara sorununun ilk kez 1988’de kongrenin gündemine geldiği belirtilerek, “1996’da takip dosyası açıldı ve 54 no’lu tavsiye uygulandı. Dosya 2001’de kapatıldı fakat MEDASSET 2009 yılına kadar komiteye rapor sunmaya devam etti. Patara dört ayrı uygarlığa ve caretta caretta yavrulama alanına sahip. 2012’de MEDASSET büyük tatil köyü projesi konusunda şikâyette bulundu. Bu proje ile ilgili Çevresel Etki Raporu ve taşıma kapasitesi konusunda bilgi yok. Bu proje kısmen ya da tamamen uygulanırsa kaplumbağalara zarar verecek. 2013’te 27 villa ve yüzme havuzu tamamlandı. 2014’te daha fazlası yapılacak. Bu projenin kapsamı acil olarak değerlendirilmelidir. Türk temsilci, bakanlık değişimi nedeniyle bir cevap alınamadığını belirtti” görüşüne yer verilirken, MEDASSET’in kongreye sunduğu takip dosyası önerisinin de kabul edildiği öğrenildi.”

Patara gibi benzersiz ve çok özel olarak korunan bir alanda başlatılan villa ve yazlık konutların inşaatından MEDASSET olarak ciddi endişe duyduklarını ifade eden Merkezi Londra'da bulunan Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Birliği (MEDASSET) Başkanı Lily Venizelos Venizelos, bu gelişmenin, Türkiye'nin Patara'yı 'Dünya Mirası' listesine alınmasına yönelik isteğiyle çeliştiğini vurguladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın, 6 Şubat 2009 tarihinde UNESCO'ya bu yönde bir belge sunduğunu anımsatan Venizelos, bölgenin yapılaşması projesinin ayrıca Bern Sözleşmesi çerçevesinde, 1988, 1991, 1996 ve 1998 yıllarında alınan Patara ile ilgili tavsiye kararlarını ihlal ettiğinin altını çizdi.

Whatsapp Image 2026 03 19 At 12.33.11

Şekil 5. Patara Kumsallarında Tehdit Altında olan Caretta Caretta Kaplumbağası

(Kaynak : M. Tunçer Arşivi)

Patara, Gelemiş III. Derece Sit Alanı, hatta Gelemiş köyünün tamamı, Patara Antik Kenti ve Patara Kumsalının korunması için “Koruma Alanı” olarak belirlenmelidir. Kaçak yapılaşmalar tasfiye edilmeli kesinlikle yeni hiçbir yapılaşmaya izin verilmemelidir. Bu kesimde yeniden arkeolojik sondaj ve araştırmalar yapılarak Nekropol Alanı’nın yeri belirlenmeli ve I. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak ilan edilmelidir.
Aksi takdirde yapılaşmalar giderek artacak ve Patara Antik Kenti içi ve çevresi, arkeolojik alanları hemen tamamen tahrip edilmiş yeni bir Side, Halikarnasos (Bodrum), Keramos, Perinthos olacaktır.