Türkiye bir dönemeçte.
Halk 25 yıllık yorgunluğu üzerinden atmak istiyor.
Cumhuriyet Halk Partisi nihayet birinci parti çıkmış.
Umut taze.
Heyecan diri.
Ancak tüm bu başarının üzerine düşen karanlık ve ısrarcı bir gölge var.
Kemal Kılıçdaroğlu.
Siyaset sahnesinin gördüğü en büyük mağlubiyet makinesi.
Girdiği her seçimi istisnasız kaybetmiş bir figür.
Tam 12 kez yenilmiş bir isim.
İstanbul yerel seçiminden tutun cumhurbaşkanlığı turlarına kadar her yerde hüsran.
Referandumlarda kaybetmiş.
Genel seçimlerde iktidar olamamış.
Kurultaylarda koltuğu ancak zorla bırakmış.
Şimdi ise hukuk koridorlarında mutlak butlan çığlıkları atıyor.
Yani yok hükmünde sayılma peşinde.
Aslında bu terim sadece hukuki bir kağıt parçası değildir.
Bu adamın siyasi varlığının ta kendisidir.
Kılıçdaroğlu siyaseten mutlak butlandır.
Yok hükmündedir.
Halk nezdinde meşruiyeti çoktan bitmiştir.
Ama o durmuyor.
Partisi yükselişe geçmişken o paçasından aşağı çekiyor.
Neden?
Çünkü kişisel hırsı vatan sevgisinin önüne geçmiş.
Kendi koltuğu Türkiye’nin geleceğinden daha kıymetli hale gelmiş.
Bakın net yazıyorum.
Bu bir uyarıdır.
Bu bir halkın manifesto niteliğindeki isyanıdır.
Eğer bu adam bu partiden kovulmazsa,
Eğer bu siyasi kambur söküp atılmazsa,
CHP bir daha benim kapıma gelip oy istemesin.
Zira biz 25 yıldır bu bozuk düzeni değiştirmeye bu kadar yaklaşmışken,
Kendi içimizdeki bu Truva atına daha fazla tahammül edemeyiz.
Siyaseten kadavra haline gelmiş birinin,
Diriliş bekleyen bir ülkenin önünde takoz olmasına izin veremeyiz.
Kılıçdaroğlu’nun her hamlesi rakiplerine verilmiş bir hediyedir.
Onun her açıklaması statükoya sürülmüş bir can suyudur.
Girdiği her seçimi kaybetmiş birinin hala partiyi dizayn etmeye çalışması,
Cumhuriyet tarihimizde kara bir leke olarak kalacaktır.
Bu adam partiden ihraç edilmelidir.
Hemen.
Şimdi.
Aksi takdirde CHP sadece bir seçimi değil,
Kendisine umut bağlamış milyonların hayallerini sonsuza dek kaybedecek.
Ve bu kayıp Türkiye’yi çok daha karanlık bir geleceğe sürükleyecek.
Büyük ülke olmak kendi içindeki çürümüşlüğü söküp atmakla başlar.
Atatürk’ün partisinin bir mağlubiyet abidesi tarafından rehin alınmasına son verin.
Ya o gidecek,
Ya da bu millet size de kapısını tamamen kapatacak.