Haber: Goncagül Konaş

Halkın ülkede olan olayları doğru ve tarafsız bir şekilde öğrenme hakkını sağlamak amacıyla canla- başla uğraşan, birbirinden önemli ve değerli gazeteci meslektaşımız ellerinden geldiğince ‘habercilik’ yapmaya çalışıyor.

Bu önemli isimlerden biri olan, tecrübeli gazeteci Fatih Ertürk, gazetemize konuştu. Ertürk; medyanın tarafsızlık ilkelerinden uzaklaşması ve tek sesli bir yapıya bürünmesi nedeniyle gazeteciliğin temel etik kurallarının özellikle son yıllarda ciddi şekilde zarar gördüğünü ifade etti. Gazetecilik mesleğinde özgürlüğün önündeki engelleri değerlendiren Ertürk, hem medya yapısının hem de gazetecilerin yaşadığı baskıların toplumsal bilgi akışını baltaladığını belirtti.

“GEÇMİŞTE TARAFSIZLIK ESASTI, BUGÜN BU İLKELER YIKILDI”

Fatih Ertürk, geçmişte gazeteciliğin daha etik ve tarafsız bir zemin üzerinde yürütüldüğünü ifade ederek, “Eskiden gazeteciliğin temel ilkeleri ve prensipleri vardı. Tarafsız olmak bir zorunluluktu. Bir gazeteci, siyasetle ilişkili bir pozisyona gelirse, mesleğine ara vermek zorundaydı. Örneğin, bir parti meclisine seçilen bir gazeteci, yazılarına devam edemezdi. Bu, mesleğimizin saygını koruma yollarından biriydi. Bugün ise durum tamamen farklı. Gazetecilik, adeta siyaset arenasının bir parçası haline geldi.” şeklinde konuştu.

Medya üzerindeki siyasi baskıların giderek artmasının, gazeteciliğin özünü kaybetmesine yol açtığını belirten Ertürk, “Bugün itibariyle otuzdan fazla haber kanalı var ama bunların sadece üç tanesi özgür ya da nispeten bağımsız diyebiliriz. Tematik kanallar dahil altmışın üzerinde televizyon kanalı bulunuyor, ancak bağımsız bir medya yapısından söz etmek mümkün değil. Bu tablo, demokratik bir ülkede kabul edilebilir bir durum değildir.” dedi.

"BUGÜNKÜ GAZETECİLİK ANLAYIŞI ÖRNEK ALINACAK BİR DURUMDA DEĞİL"

Gazeteci Fatih Ertürk, gazetecilik mesleğinde yeni yetişen kuşağın karşılaştığı sorunlara dikkat çekerek, mesleğin geldiği noktayı eleştirdi. Ertürk, özellikle Cumhurbaşkanının yurt dışı seyahatlerinde gazetecilere demeç verme süreçlerinin geçmişle kıyaslanamayacak kadar farklılaştığını ifade etti.

Ertürk, eskiden bu tür programlarda gazetecilerin ve kameramanların özgürce çalışabildiğini belirterek, "Eskiden Cumhurbaşkanı yurt dışına giderken demeç verir, gazeteciler ve kameramanlar herkesin erişebileceği şekilde çalışırdı. Mikrofonlar yerleştirilir, sorular sorulur ve cevaplar alınırdı." dedi. Ancak günümüzde bu düzenin tamamen değiştiğini belirten Ertürk, artık basının birçok alanda kısıtlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanının demeç verdiği süreçte artık kamera ve teyp kullanımının yasak olduğunu ifade eden Ertürk, soruların da önceden belirlendiğine dikkat çekti. "Şimdi kamera yasak, teyp yasak. Cumhurbaşkanı gazetecileri topluyor ve sadece söylemek istediklerini anlatıyor. Soru kısmına gelince, soruların bir kısmı daha önceden dağıtılmış durumda. Bunun dışında soru sorma imkanı yok." diyerek, gazetecilik mesleğinin özünden uzaklaştığını vurguladı.

"Enflasyon ile kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz" "Enflasyon ile kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz"

"BU GAZETECİLİK DEĞİL”

Ertürk ayrıca demeçlerin kayıt altına alınma sürecinin tamamen kontrol altında tutulduğunu belirtti. Röportajlardan yalnızca Anadolu Ajansı’nın kayıt aldığını söyleyen Ertürk, bu kaydın Ankara’ya ulaştırıldıktan sonra İletişim Başkanlığı tarafından incelendiğini ve bazı kısımların çıkarıldığını ifade etti. "Anadolu Ajansı kaydı alıyor, Ankara’ya döndüğünde bunu hazırlıyor ve İletişim Başkanlığı’na gönderiyor. Başkanlık onayladıktan sonra bazı yerlerini çıkarıyor ve tekrar Anadolu Ajansı’na gönderiyor. Ajans da bu metni gazetecilere servis ediyor" diyerek sürecin şeffaflıktan uzak olduğunu dile getirdi.

Bu durumun gazetecilik mesleğiyle bağdaşmadığını ifade eden Ertürk, "Bu gazetecilik değil. Mesleğin gerekliliği olan özgürlük ve sorgulama ortadan kalkmış durumda" diyerek tepki gösterdi.

“PATRONLAR VE DEVLET BAĞI, ÖZGÜR GAZETECİLİĞİ BİTİRDİ”

Ertürk, medya sahipliği ve devlet arasındaki ilişkilerin, özgür gazeteciliğin önündeki en büyük engel haline geldiğini savundu. Medya patronlarının özgür bir yayın politikası izleyememesinin nedenlerine değinerek, “Bir medya grubunun sahibi, devletten ihale alıyorsa, o medya grubunun eleştirel bir yayın yapması beklenemez. Patronun devletle ticari ilişkisi varsa, bu bağ gazeteciliğin özgürlüğünü kısıtlar. Bu nedenle medyada çok seslilik ortadan kalktı ve gazetecilik bir monoloğa dönüştü. Toplumun gerçekleri öğrenmesi artık daha zor.” şeklinde açıkladı.

SOSYAL MEDYA HABER KAYNAĞI OLAMAZ”

Son dönemde artan sosyal medya kullanımına da değinen Ertürk, bu mecraların manipülasyona açık olması nedeniyle bir haber kaynağı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. “Sosyal medya, bir haber kaynağı olarak değil, bir duyum mecrası olarak kullanılabilir. Haber, doğrulanmış bilgiye dayanmalıdır ve gazetecilikte bu bilgiyi analiz etmek, doğrulamak şarttır. Ancak sosyal medya, bu yüzeysel yapısıyla manipülasyonlara açıktır. Gazeteciler sosyal medyada yayılan bilgileri mutlaka teyit etmelidir.” diyerek uyarılarda bulundu.

“YEREL BASIN VE YAZILI GAZETECİLİK TEHDİT ALTINDA”

Ertürk, dijital medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte yazılı basının etkisini kaybettiğine ve yerel medyanın özellikle reklam ve ilan baskıları nedeniyle ayakta kalmakta zorlandığına dikkat çekti. Ertürk, “ Türkiye’de yerel medya, demokratik yapının en önemli unsurlarından biridir. Ancak reklam gelirlerinin azalması ve ilan baskısı nedeniyle yerel medya susturuluyor. Bu, sadece gazeteciliğe değil, halkın bilgiye ulaşma hakkına da ciddi bir darbe vuruyor.” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞİN GAZETECİLERİ EVRENSEL DEĞERLERE SADIK KALMALI”

Son olarak, geleceğin gazetecilerine önemli tavsiyelerde bulunan Fatih Ertürk, gazeteciliğin bir vicdan mesleği olduğunu vurguladı. Ertürk, “Gazetecilik, uzun soluklu bir meslektir; adeta bir maraton gibidir. Bu mesleği yaparken vicdanınızı rehber alın. Doğruları yazın, ancak bunu yaparken ne kendinizi ne de çevrenizi rahatsız edecek bir tavır sergileyin. Sezar’ın hakkını Sezar’a verin, ancak hatalarını da yüzünüze söylemekten kaçınmayın. Evrensel gazetecilik ilkelerine sadakat, bu mesleğin varlığını korumasının temelidir.” diyerek, Mesleğini icra eden herkesin evrensel gazetecilik ilkelerine sıkıca bağlı kalması gerektiğini ifade etti.

Ertürk’ün bu açıklamaları, gazetecilik mesleğinin geleceği ve medyanın toplumsal etkisi konusunda önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Tarafsızlık ve özgürlük kavramlarının yeniden tanımlanması gerektiğini belirten Ertürk, medyanın toplumsal sorumluluğunun önemine dikkat çekerek, gazeteciliğin hala düzeltilebilecek bir geleceğe sahip olduğunu dile getirdi.

 

Muhabir: Haber Merkezi