Sokakta yürürken artık herkes biraz daha gergin. Bunu hissediyorum. Otobüste, okul önünde, sosyal medyada… İnsanların sabrı sanki milim milim azalmış. Ama en çok dikkatimi çeken şu: Bu öfke artık sadece yetişkinlerde değil. Çocuklarda da var.
Eskiden “çocuk işte” deyip geçerdik. Şimdi bakıyorum, küçücük yaşta bir çocuk bile sinirini kontrol edemiyor. Bir bakış, bir söz, bir tartışma… Bir anda büyüyor olay. Bu kadar kısa sürede bu hale nasıl geldik diye düşünüyorum.
Bence mesele tek bir şey değil. Herkes bir yerinden tutuyor ama kimse bütünü konuşmuyor.
Bir kere bu çocuklar bizim yaşadığımız gibi bir hayat görmedi. Mahalle yok. Sokak yok. Arkadaşlık bile ekranın içinde. Kavga etseler bile yüz yüze değil, yorumlarda. Orada da kimse kimseyi durdurmuyor. Laf büyüyor, öfke büyüyor, sonra gerçek hayata taşıyorlar.
Bir de sürekli bir baskı var. Ailede başka, okulda başka. “Başarılı ol, iyi ol, sus, karışma, yap, et…” Ama kimse dönüp “Sen ne hissediyorsun?” diye sormuyor. İçine atıyor çocuk. Attıkça birikiyor. Birikince de patlıyor.
Diziler meselesi de var, kabul edelim. Kim ne derse desin, izlenen şey insanı etkiler. Eskiden de sert diziler vardı ama şimdi şiddet daha normal gösteriliyor gibi geliyor bana. Silah, güç, intikam… Bunlar artık hikaye değil, sanki bir yol gibi sunuluyor. Herkes etkilenmez ama zaten mesele o değil. Etkilenen bir kişi bile yeter.
Ama en çok düşündüren şey şu: Biz tahammülü kaybettik. Sadece gençler değil, herkes. Trafikte bile kimse kimseye sabretmiyor. Çocuk bunu görerek büyüyor. Ne öğrenmesini bekliyoruz?
Bir de ceza meselesi var. Açık konuşayım, kimse korkmuyor artık. “Bir şey olmaz” düşüncesi yerleşmiş. Bu da işi daha tehlikeli hale getiriyor.
Ben açıkçası sadece “yeni nesil kötü” demenin kolaycılık olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu nesli biz yetiştirdik. Onlara nasıl bir ortam sunduysak, şimdi onu yaşıyoruz.
Ama şunu da görmezden gelemem: Öfke büyüyor. Hem de sessiz sessiz değil, çok görünür şekilde büyüyor.
Belki de artık gerçekten durup şunu sormamız lazım:
Bu çocuklar neden bu kadar sinirli?
Ve daha önemlisi… biz neyi yanlış yaptık?