(Biraz da memleket meselesi)
Şimdi insan bu maddeleri okuyunca kendi kendine soruyor: “Acaba uzun yaşamak gerçekten bu kadar basit mi, yoksa biz mi işi zorlaştırıyoruz?”
Mesela ilk madde…
“Çok dertli insanlarla birlikte olma.”
E güzel de… Bu ülkede dertsiz insan mı kaldı? Otobüse binsen ekonomi konuşuluyor, bakkala girsen zam konuşuluyor, eve girsen elektrik faturası seni karşılıyor… Yani dertten kaçmak için uzaya gitmek lazım, o da henüz yerli ve milli değil.
İkinci madde:
“Seni sinirlendiren insanlarla birlikte olma.”
Ah be kardeşim… Sabah trafiğe çık, akşam haberleri aç… İnsan değil sistem sinirlendiriyor zaten. Korna sesleriyle büyüyen bir nesil olarak sakin kalmak, adeta olimpik bir branş hâline geldi.
Üçüncü madde:
“İki yüzlü insanlardan uzak dur.”
Bu maddeyi okurken hafif bir tebessüm ettim… Çünkü bu ülkede bazıları yüz değiştirmeyi mevsim geçişi gibi yaşıyor. Dün söylediğini bugün inkâr edenlere bakınca, insanın aynaya bile şüpheyle bakası geliyor.
Dördüncü madde çok anlamlı:
“Yalnız kalmayı öğren.”
Zaten kalabalıklar içinde yalnızlığı öğrenmiş bir toplumuz. Metroda yan yana dururuz ama kimse kimseye bakmaz. Herkesin gözü telefonda, kalbi başka yerde…
Beşinci ve altıncı maddeler:
“Seni üzenlerden uzak dur, kalbi hastalıklı insanlardan uzak dur.”
Keşke bu kadar kolay olsa… Bazen üzülmek için bir kişi bile gerekmez; bir haber başlığı, bir açıklama, bir karar… İnsan durduğu yerde üzülüyor.
Yedinci madde:
“Mutluluğunu ve sağlığını kaybetme.”
İşte bu maddeyi çerçeveletip duvara asmak lazım. Ama şöyle küçük bir notla: “Geçim sıkıntısı, stres ve gündemden fırsat bulursan…”
Sekizinci madde:
“Başkalarından beklentiyi azalt.”
Bu çok doğru… Çünkü beklenti arttıkça hayal kırıklığı da zamlı geliyor. Artık insanlar umutlarını bile taksit taksit yaşıyor.
Dokuzuncu madde:
“Her işte kendine güven.”
Evet, kendine güven… Ama sabah uyandığında döviz kuruna bakmadan, haberleri görmeden güvenebilirsen daha makbul.
Ve geldik son maddeye:
“Az dert et, az sinirlen, hayatı neşeyle yaşa.”
İşte burası biraz ironik… Çünkü bizde hayat zaten insanı neşelendirmeyi değil, “dayanıklılık testi” yapmayı seviyor.
Son söz niyetine…
Bu 10 madde aslında doğru…
Ama eksik. Çünkü bu ülkede uzun yaşamanın bir 11. maddesi daha var:
“Gündemi az takip et, yoksa listeyi tamamlayamadan yorulursun.”
Ve bir de 12. maddeyi ekleyelim:
“Gülmeyi unutma… Çünkü bazen gülmezsen, gerçekten ağlayacak çok şey var.”
Velhasıl… Uzun yaşamanın sırrı belki de şu: Az sinir, bol sabır, arada bir mizah… Ve en önemlisi… Bu memlekette hâlâ gülebiliyorsan, zaten yarısını başarmışsın demektir.