Tarihi bir simgemiz yüzünden milli oyuncumuz ceza alıyor, derdimizi anlatamıyoruz,
İstiklal marşımızın bırakın anlamını, okumasını bile bilmeyen yöneticilerimiz var,
Sözde Ermeni soykırımı iddiaları yüzünden her 24 Nisan diken üzerindeyiz,
Övündüğümüz Osmanlı arşivlerini okuyacak yeterli sayıda ve bilgide uzmanımız yok,
Tarihi eserlerimiz birer birer sökülüp götürülüyor, Topkapı Sarayından binlerce eser çalınıyor,
Ülkenin tamamı müze ama müzecilik ne demek onu bile bilmiyoruz,
Her sene ormanlar kül oluyor, yerlerine oteller dikiliyor,
Endemik bitkiler kökünden sökülüyor, coğrafyamıza ait hayvanların soyu tükeniyor,
Kadim Anadolu topraklarımız milyonlarca çapulsuz tarafından göz göre göre işgal ediliyor,
Yemeklerimizi Yunanistan çalıyor, kilim motiflerimizi diğer komşular,
Dünyanın en tarihi kentlerinden biri olan Hatay sahipsiz, Dünyanın incisi İstanbul katlediliyor,
Felsefenin, bilimin, ticaretin, medeniyetin, tarımın, dinlerin çıkış noktası burnumuzun dibi,
İki kıtanın birleştiği tek ülkeyiz. Bunu değil kültürel ve tarihi, turizm açısından bile kullanamıyoruz,
Eğitim sistemimizde tarih dersinin etkinliği azaltılıyor,
Sinemaya aktarılması gereken milyonlarca hikayemiz var ama biz tarihi, iktidara göre eğip bükerek yalan yanlış şeyler izlettiriyoruz…
Güya en övündüğümüz şey olan tarihimize, biz bile sahip çıkmıyoruz ama en ufak olayda, herkesin bizim tarihimize saygı duymasını bekliyoruz. Tarih bilinci özellikle örselenen, birkaç beylik cümleye indirgenen bir toplum için yine de iyi yaşıyoruz.